• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Mendil gözyaşını siler ya gönüldeki yaş?

16.04.2013 08:28
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Bir kaç gündür, hükümetin terör belasının bitirilmesi için başlattığı çalışmaların halka anlatılması amacıyla, 7 bölge için oluşturulan Akil insanların halkla buluşmasında ki diyaloglarını izliyoruz.

Güneydoğu'dan sorumlu 'Akil İnsanlar Heyeti' hafta sonu Diyarbakır'daydı.

1995'te PKK'lıların Bingöl'de Şehit ettiği er Abdülvahap'ın evine giden heyet, Şehidin annesinin aradan 18 yıl geçmesine rağmen dinmeyen göz yaşının silinmesi için bir kağıt mendil verdi

Kağıt mendil elbette göz yaşını siler, ama bu Şehidimizin anasının gönlünde ki yaş silinir mi?

Ana yüreğinde ki yaş, ana yüreğindeki sızı ve ana yüreğindeki yangın ölünceye kadar devam edecek.

Bu duyguyu ve bu acıyı ancak ve ancak ateşin düştüğü yerdeki bilir.

Samsun'a giden heyet,halk ile yaptığı görüşmelerde aldığı cevap ise manidardır.

Vatandaş diyor ki;

"Elbette barış olsun, elbette huzur gelsin ama suçlu suçunun cezasını çekmesin mi? Suçlular adalete teslim edilip cezalarını çekmelidirler"

Çok ta doğru söylüyor vatandaş.

Böylesine bir ortamda, demokratik hak isteme sevdasıyla yıllarca milletin huzurunu kaçıranlar, şu çözüm sürecinde dahi rahat durmayarak Türk Milleti'ni tahrik etmek için adı Türk olan her şeye saldırarak, üstüne üstlük PKK'nın silah bırakmasının söz konusu olmayacağını söyleyecek kadar sorumsuzca davranabiliyorlar.

Bu başlı başına milleti tahrik eden sözler değil mi?

Özellikle bu süreçte sözler çok önemlidir.

Çünkü, sözlerle duyarız, sözlerle düşünürüz, sözlerle konuşuruz ve sözlerle sevip sözlerle nefret ediyoruz.

O zaman;

BDP'liler nefreti körükleyen sözlerden şiddetle kaçınmalıdırlar.

Unutulmamalıdır ki ne CHP ve ne de MHP barış rüzgarlarının bu topraklar üzerinde esmesinden rahatsız değiller tersine huzur ve barış ortamının sağlanmasını arzu ediyorlar.

Onların tepkileri, onların tereddütleri, barış sürecinde PKK yanlısı kişilerle, yol haritasına devam edilmesidir.

Vatandaş 'Suçlu cezasını çeksin' derken, PKK'ya gönül vermiş ama bir eyleme katılmamış insanların cezalandırılmasını istemiyor.

Böylesine bir mantıkta yok.

Ama hala bu topraklarda eli kanlı olan kişilerin de, elini kolunu sallayarak sınır dışına gitmesi her şeyden önce hukukun ayaklar altına alınarak, hukuksuzluğa pirim vermek anlamına gelir ki işte kabul edilemeyen de budur.

Ne vatandaşın görüşleri ve ne de bizlerin eleştirileri zülfü yare dokunmamalıdır.

Sonuç  olarak;

Şehit analarımızın, Şehit yakınlarımızın ama en önemlisi bin yıllık birlik ve beraberliğimizin devamı için, ortaya koymuş olduğum bu eleştirim karşısında, hüsnüzan serdetmeme kızmış bazı tosunlar olabilir, hiç umurumda değil. Ama bir de şu gerçek var ki, her zeka, her yoruma kafi gelmez. Tavsiyem; bu konuda ne yazarsam beş defa okusunlar, ola ki anlayamaz bu inatçı beyler.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MAHMUT TAN
16 Nisan 2013 Salı 18:16
ÇOK ÇOK DOĞRU
Yüreğine kalemine eline sağlık bu yazdıklarınızı bir defada anlarlar ama işlerine gelmez ne yazıkki.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim