• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Merhum Erbakan ve Sayın Erdoğan!

29.07.2013 14:45
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Üzülerek ifade etmeliyim ki, bazı değerlerimizi yitirmeden ne denli kıymetli olduklarının farkına varmıyoruz. Bu sadece anlatmaya çalıştığımız ve/ya da imalarda bulunduğumuz değerler manzumesi için değil, genel olarak mevcut bir eksikliğimiz!

Bugün gerek üstümüzde gerekse bulunduğumuz ve yakın coğrafyalarımızın üzerinde estirilmeye çalışılan karabulutlar bir anda olup biten ve bitmekte olan vakıalar değil! Çok uzun bir zaman öncesinden beri inceden inceye hesaplanan, ayrıntıları çok öncelerden belirlenen meşum bir planlamanın sahnelenmeye çalışılan iğrenç oyunlarıdır.

Herkesin kabul ettiği ve üzerinde ittifak ettikleri en belli başlı konuların başında:

Yeryüzü coğrafyasında mevcut ne kadar kaos, kargaşa ve huzursuzluk var ise, o da müslümanların çoğunlukta oldukları topraklardır!

Vahşi kapitalizmin ve uluslararası emperyalizmin ana gündem maddesi olan müslümanlar ve üzerinde yaşadıkları hazine değerindeki topraklardır. Mısır, Tunus, Bengladeş, Filistin, Arakan, Suriye, Irak, Pakistan, Mali, Eritre, Doğu Türkistan gibi Halkı müslüman olan ülkelerde süren kargaşa ve huzursuzluğun, zulüm ve katliamların sebebi ve arka planındaki realiteler açısından artık "olması gereken"in bir an önce yapılması gerekir.

Merhum Erbakan; ömrünün son kırk yılını büyük bir ferasetle tespit ettiği çözümü dillendirerek ve bunun altyapısını oluşturma adına temas ve teşebbüslerde bulunarak geçirdi. Emperyal güçlerin güdümündeki mevcut  BM'in ne denli geçersiz ve göstermelik, tek taraflı bir kuruluş olduğunu bildiğinden, halkı müslüman olan ülkelerin kendi aralarında alternatif ve caydırıcı yeni bir yapılanma içine girmelerinin zaruretini gördüğünden dolayı, "Müslüman Ülkeler Birleşmiş Milletler Örgütü" fikrini ortaya attı.

Gücü ve iktidar süresi buna yetmedi.İmdii; aynı rahle-i tedrisatta büyüyen ve aynı atmosferi soluyan, günümüzde iktidar olma avantajıyla neyin ne olduğunu çok daha iyi kavrayan bir Erdoğan ne yapmalı?

Neredeyse İslam Ülkeleri Liderliği kisvesi giymiş gibi hareket eden, çoğu kez de halkların sevgi ve sempatisini, sahip olduğu çok değerli kimliğin iki yüzündeki avantajlar nedeniyle bunu başarmış gibi görünen Sayın Erdoğan'a büyük bir iş ve sorumluluk düşmektedir.Mevcut İİT (İslam İşbirliği Teşkilatı) asla yeterli bir kurum ve kuruluş olmamıştır. Şemsiyenin kendisi değil belki sadece bir teli olabilir.

Yeryüzünde müslümanlara yönelik böylesi dayanılmaz zulüm ve entrikalara karşı, merhum Erbakan'ın yarım bıraktığı hedef mutlaka tamamlanmalıdır. Bunun için de olmadık barikatları kuracakları belli olan zalimlerin hamleleri boşa çıkartılmalıdır. Irk ve mezhep taassuplarından uzak, zulme karşı büyük bir birlik ve dayanışmayı sağlayacak, evrensel bir güç şemsiyesi olacak olan "Müslüman Ülkeler Birleşmiş Milletler Örgütü"ne acil ihtiyaç var!

Sayın Başbakan, en kısa sürede buna yönelik çalışmaları başlatmalı ve tarihin onurlu sayfalarında yerini almalıdır.

Gerek ulusal ve gerekse yerel bütün Sivil Toplum Kuruluşlarımızın bu konu üzerinde talep ve yönlendirme yapmalarını, gelecek nesillerimiz açısından oldukça zaruri görüyor ve umuyorum.

Merhum Erbakan'a kısmet olmadı ama, inşallah bunu görmek bize nasip olur!

"Müslüman Ülkeler Birleşmiş Milletler Örgütü" bir an evvel kurulmalıdır. Yoksa daha çok çekeceğimiz var!

Bu oldukça önemli ve hayati bir konu. Lafta kalmamalı!

 

Sevgi ile Kalın...

akt

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
celalabbas
31 Temmuz 2013 Çarşamba 19:26
BU ZİHNİYETLE ASLA
Sevgili ve çok kıymetli Abdulkadir kardeşim tespit ve düşünceleriniz çok yerinde ancak merhum Necmettin hocamızın insanlık tarihinde hak batıl çatışmasına yönelik analizleri ve tespitleri herkesin malumudur ve mu tespitlerinin akabinde inancı gereği hakkın müdafası için gerekli bazı adımlar atmıştır fakat batıl ehli bu adımların hedefe ulaşmaması adına her ne gerektiyse onu yaptılar ve bereketli iktidarlarının ömrü çok kısa sürdü ancak bugün merhum hocanın mektebinde yetişmiş olan günümüz başbakanı olacak zat maalesef çok iyi hizmetlere imza attıkları 11 yıllık iktidarlarının son 3 yılını maalesef islamın yegane düşmanı olan emperyal güçlerle ittiak halinde geçirmiş ve bu süre içerisinde orta doğuda onbinlerce Müslümanın kanının akmasına vesile ve ortak olmuştur şimdi merhum Erbakan hocanın hedefi ile bugünkü başbakanın hedefi arasında devasa uçurumlar görmekteyiz birisi islam birliğini kurmak için ömrünü bu yolda harcarken diğeri ise tam tersi islam birliğinin tam zıddı olan yapılarla dirsek temasına geçip aynı safta mücadele vermekte ve bu ülkelerin orta doğudaki eş başkanlığından gururla söz etmekte bu zihniyetle islam birliğini kurmak hayalden öteye gitmez ama islam alemini kan deryasında boğmaya ve yok etmeye kesinlikle muvaffak olurlar vesselam...
AGD ADANA
31 Temmuz 2013 Çarşamba 00:23
TEBRİK
ABDULKADİR BEY BU TESPİTİNİZ VE YAZINIZ İÇİN MİLLİ GÖRÜŞ CAMİASI OLARAK TEBRİK EDERİZ.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim