- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Meriah: kurbanlık insanlar

Sedat MEMİLİ / Yazar
Yaşam mı itici ölüm mü çekici?
İnsan neden ölmeyi ister?
Oysa ölümü istemek için hiçbir veri yoktur elinde…
Ölümü ne ile kıyaslıyor ki, ölümü tercih ediyor.
Kişinin bireysel intiharı ile “canlı bomba” olarak yaşamına son vermesi arasında ortak bir yan yoktur.
Son zamanlarda canlı bomba olarak adlandırdığımız kişiler hangi psikoloji ile yetişiyor ve nasıl o hale geliyorlar? s
Japonya’da Kamikaze uçaklarını kullanan pilotlar ile bu canlı bombalar aynı kategoride sayılabilir mi? Bu soruların yanıtını elbette bilim insanları verecektir; vermelidir.
Canlı bomba bir sorundur ve buna neden olan olguları ortaya çıkarmak bilim adamlarının görevidir. Devlet de önlem almak durumundadır.
*
Canlı bombaların kirli amaçlar için kullanılan kurban oldukları kesindir.
Aynı kurbanlık koyun gibi, yetiştirilmektedirler.
Yıllar önce “Tanrılaşan Prens: Buda” adlı kitabı yazmak için Hint Felsefe ve Hint Sosyal Yaşamı, gelenek ve görenekleri hakkında yüzeysel bir araştırma yapmıştım.
“Meriah” diye bir kavrama rastladım.
“Meriah; kurbanlık insan” demektir.
Hindistan’ın bazı bölgelerinde yaşayan kavimler, reislerinin tanrının yeryüzündeki temsilcisi olduğuna inanırlardı. Reisleri, kutsal bir varlıktı.
Reis’e koşulsuz itaat, inanılan kutsal değere koşulsuz itaat anlamını taşırdı.
Kabilenin reisi hem bu dünyada tanrının niteliklerini üzerinde bulundurur, hem de öldükten sonra tanrılığı devam ederdi.
Ama bir sorun vardı; Reenkarnasyonun merkezi olan Hindistan’da ölümden sonra oluşan hayat ihtiyarlamış reisler için bir sorun olabilirdi. Öyle ya, ihtiyarlayan, dişleri dökülen, güçsüzleşen bir reis öteki dünyada yaşamını nasıl sürdürecekti.
Soruna çözüm buldular; Reis genç iken dinsel bir törenle öldürülür ve tanrısal nitelik taşıyan kanından birer damla kabilenin ileri gelenlerinin alnına sürülürdü. Böylelikle, Reis’te var olan mistik güçler, kabilenin ileri gelenlerine aktarılmış olurdu.
Zamanla, Reis yerine, kurban edilecek insanlar uygulaması başladı. Sadece Reisler için değil, tapınaklar, inanç merkezleri, dini törenlerde de kurban törenleri için “kurbanlıklara” büyük ihtiyaç vardı.
Ama hangi insanlar kurban edilecekti.
Sosyolojik olarak bir çözüm bulundu. Bazı aileler, yeni doğan çocuklarını “kurbanlık” yetiştirilmek üzere “dini önderlere” bedel karşılığı vermeye başladılar.
Dini önder, çocukları öylesine yetiştiriyordu ki, çocuklar kurban edilmeye hazır hale geliyordu.
Hatta, kurban edilmek neredeyse bir ayrıcalık haline dönüşmüştü.
Esasında Allah’a inanmak ve İslamiyet bu anlayışı kökten ortadan kaldırmıştır. İnsanı, canlı bomba olarak yetiştirmek, bir İslami gelenek ve yöntem değildir.
İlkel çağlardan kalma bir yöntemdir.
Kurban edilen “Meriah”, kimin günahları için kurban edildiğini bilmeden ölürdü; şimdi canlı bombalar da kime alet olduklarını, kime hizmet ettiklerini bilmeden yaşamlarına son vermekteler…
Baktığınız zaman “Meriah” daha masumdu; hiç olmazsa kimsenin canına kast etmiyordu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












