• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Mesut Yavuz'un ardından yaşamak...

10.09.2015 06:00
Sedat MEMİLİ / Yazar

Sedat MEMİLİ / Yazar

Belki de yaşam olmaması gereken bir şeydir.

Nelerin sahibi oluyoruz yaşamda.

Ölüler ve anılar.

Bu ikisinden başka ne biriktirebiliyoruz ki...

Hastalık ve ihtiyarlıkla çevrilmiş adanın içinde yaşarken hangi el, hangi güç, hangi inanç sizi kurtarabilir.

Öyle anlarda, insan biriktirdiği ölüler ve anılarına sığınır.

Onlardan güç alır, onlarla birlikte el ele kol kola gönül gönüle yürür.

Bazen, biriktirmiş olduğumuz kendi anılarımız ve ölülerimizden kaçarız. Utanırız onlardan... Onurlu ve ilkeli bir ölü, onursuz ve ilkesiz yaşayanı utandırır...

İnsan eylemlerin toplamıdır; anı dediğimiz bu eylemlerden zihninizde kalanlardır.

Eylemler sadece kendi zihnimizde değil, toplumların zihninde de iz bırakırlar.

Yeni Adana’ya yazdığım ilk zamanlardı.

Bu onurlu göreve başlarken, örnek aldığım, onun gibi olmak istediğim kişilerde vardı elbette.

En çok “Özer Öztep abi” gibi olmak isterdim.

Neden mi? Bilmiyorum.

Belki asaletinden; belki de yılların oluşturduğu o yaş ve konumuna karşı, alçak gönüllü oluşundan... Belki, bıkmadan usanmadan, doğru zamanda doru şeyler yazdığından. Belki de bunların hepsinden.

İlk olarak bir telefon konuşması ile tanışmıştım.  “Benden Sonra Tufan partisi” ve “Kendini Arayan Tanrı” kitapları için, hiç unutamayacağım güzel ve yüreklendirici şeyler söylemişti.

Benim için çok önemliydi.

Daha sonra öğrendim. Bu güzel insan, düşünceleri, davranışları ve eylemleri ile bir kişiye yön vermiş, birçok kişiyi yüreklendirmişti.

Henüz yüz yüze gelmediğim zamanlardı. Bir gün, bir konu hakkında görüşmemiz gerekiyordu. İş yerime davet ettim. Davetimi nezaket ile kabul etti. İşyerim üçüncü kattaydı ve Özer Abiyi karşımda gördüğüm zaman sevincimle utancım birbirine karıştı. Yürüme zorluğu çekiyordu. Bastonu ile asansörü olmayan o iş hanına kendisini yorduğum için utanmıştım. Özer Abi’nin baston kullanacak kadar yürüme zorluğu çektiğini bilmiyordum. Kendisini davet ettiğim zaman söylememişti.

Teselliyi ancak daha sonra buldum. Çünkü çevremde tanıdığım ve kendi kendiyle dalga geçme erdemine ulaşmış ender insanlardan biriydi.

“Bir Kekemenin Anıları”nı okudukça, ne denli erdem yüklü bir insanla karşı karşıya olduğumu anladım.

Bir insanın değerini anlamak için ebediyete kavuşmasını beklemek, bir insanlık dramı olsa gerek.

O peşinden utanılmayacak anılar ile birlikte ayrıldı aramızdan.

Yıllar içinde aramızdan ayrılanların sayısı çoğaldı da çoğaldı.

İki gün önce de Mesut Yavuz…

Ve biz insanlık kumbarasında saygın bir ölü biriktirmenin acısı ile bir kez daha yandık.

Onur abidesi olan bu insanlardan hiç biri benim için istatistiki bir rakam değil…

Bunlar, yaşamına onurla başlayıp onurla bitiren insanlardı…

Sizler ölmediniz…

Sadece kaybettik…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim