• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 27 °C
  • Ankara : 24 °C

MHP'liden AKP'liye cevap

16.09.2015 12:08
MHP'liden AKP'liye cevap
Nihat Atlı’dan Veli Gelebek’e : Eskimiş, Çok Gerilerde Kalmış Bir Şarkısınız

MHP Kozan İlçe Başkanı Nihat Atlı, bir internet sitesi üzerinden yayınladığı mesajda MHP’nin politikalarını eleştiren AKP Kozan İlçe Başkanı Veli Gelebek’e cevap verdi. Başkan Atlı mesajında şu ifadelere yer verdi:

Sayın Gelebek; Artık çok eskimiş, çok gerilerde kalmış bir şarkısınız…

Maşallah demagoji’de liderinizi geçmişsin, 13 yıldır iktidardasınız yaptıklarınızı, yapamadıklarınızı bu vatandaşa anlatmanız gerekirken hep bir ağızdan koro halinde hakkı yenen, zulme uğrayan “Bunlar Fatiha okumasını da bilmez” dediğiniz MHP’lileri, Ülkücüleri hatırladınız. Bu kadar yüzsüzlüğe, arsızlığa pes doğrusu.Biz sizleri tanıyamamışız hiç. Birden, Doğu Türkistan’ı hatırlayıp TURANCI oldunuz, birden Şehitleri hatırlayıp TÜRK MİLLİYETÇİSİ kesildiniz, Ülkü Ocaklarını hatırlayıp çakma yeniçeri Ocakları kurdunuz, Türkeş’i hatırlayıp mezarını ziyaret ettiniz, MHP içinde haksızlığa uğrayanları hatırladınız. Bu kadar MHP sevdalısıysanız bari AKP’yi kapatıp gelin sizi MHP’ye kaydedelim particiliği burada yapın pes doğrusu. Günah çıkarmaya çalışmayın “Çözüm süreci” adını verdiğiniz bizim de “çözülme süreci” adını verdiğimiz süreçte vatan hainlerine nasıl kol kanat gerip memleketi ne hale getirdiğinizi bu Millete anlatın. “Analar ağlamıyor” diye yaptığınız seçim afişlerini sokaklara bir daha asın. Habur’dan giriş yaptırdığınız teröristlerle kol kola girip Kozan’ın sokaklarında dolaşıp MEYRİ MEYRİ türküsü söyleyin, oy verip Milletvekili yaptığınız Mir Dengir FIRAT’ı da unutmayın. Seçim meydanlarında dört parmakla “Rabia” işareti yaparak kampanya yürütün, yolsuzlukla suçlanan bakanları otobüslerin üzerine çıkarıp hemşehrilerimizden dört parmak işaretiyle destek isteyin.

13 yıl önce devraldığınız dönemde bitirilen terörü yeniden horlattınız, terörü bitiren Askeri, Polisi, Vatan evlatlarını “Ergenekon, Balyoz” vs. davalarla hain ilan ettiniz. Şerefli Türk Ordusunun Genelkurmay başkanını terörist ilan ettiniz. “Ne istediniz de vermedik ki” dediklerinizi “paralelci” ilan ettiniz, “hırsızlıkla, yolsuzlukla mücadele edeceğiz” diye geldiniz 17-25 Aralık dosyasını, “Bilal’ın sıfırladığı” dosyalarını kapattınız, bunlara mahkemelerde aklanın da gelin diyemediniz. Devletin bütün kar eden kuruluşlarını yandaşlarınıza peşkeş çektiniz. Bugün Türkiye kan ağlıyor, hem terörden, hem de ekonomik şartlardan. Döviz aldı başını gidiyor, üreticinin ürünü para etmiyor, faizle, borçla çevirmeye çalışıyor. Dar gelirli kesim, çiftçi ,emekli, memur, işçi inim inim inlemekte evime nasıl ekmek götürürüm derdinde, dönün bir bakın memleketi yangın yerine çevirdiniz.

13 sene boyunca aklınıza gelmeyen, bugün hatırladığınız; Türk milliyetçisi, Atatürkçü vatansever kamu personeline kıyım yaptınız, yerlerine AKP’nin memuru olarak hizmet etmekle görevli, valiler, kaymakamlar, memurlar atadınız.
Ekonomi alanında, özelleştirme adı altında kamu kuruluşları AKP yandaşlarına yok pahasına satıp, devlet arazileri, SİT alanları, doğal parklar, ormanlar, yaylalar, birinci sınıf tarım arazileri yasa dışı olarak imara açılarak AKP’lilere eşi benzeri görülmemiş derecede rant sağlayıp, vatanın cennet köşeleri maden ve hidroelektrik santrali inşası için hısım, akraba ve yandaşlara peşkeş çektiniz. Bu şekilde AKP, kendisini destekleyecek bir burjuvayı yaratarak devletin sonsuz imkanlarıyla ile yandaşlarınızı zenginleştirdiniz.

AKP, 13 yıllık iktidarı süresince basını susturmuştur. İş adamlarını tehdit ederek bir havuzda toplattığı 600 milyon dolarla kendi gazete ve televizyon ağını kurmuş, ana akım basını vergi cezalarıyla kendi şakşakçısı haline getirmiştir. AKP’nin foyasını meydana çıkartacak askeri kadrolar, muhalif yazar, akademisyen ve düşünce adamları, o zaman beraber olduğunuz şimdi ‘paralel yapı’ dediğiniz kişiler bir maşa olarak kullanılarak Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk davası gibi kumpaslarla hapislerde süründürülmüştür. Bu vatansever kadrolardan birçoğunun serbest kalması, ancak yakın zamana kadar sürmüş olan AKP-Cemaat ortaklığının son bulması ve bu iki tarafın çıkar çatışması sebebiyle birbirlerinin aleyhine dönmeleri sonucu mümkün olmuştur.

AKP’nin 13 yıllık iktidarındaki yolsuzluk ve hırsızlık sicilinin eşi ve benzeri Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiştir. Bu yolsuzluklar 17 Aralık ve 25 Aralık soruşturmaları ile su yüzüne çıkmış, devleti nasıl soydukları kaydedilen telefon konuşmalarında kendi seslerinden ifşa olmuştur. Ailecek, kara para aklamaktan arazi yağmasına, kamu ihalelerinden komisyon almaktan devlet bankalarının hortumlanmasına kadar bulaştıkları hırsızlıklar belgelenmiştir. AKP’liler ve diğer çevreler, Türkiye Cumhuriyeti’ni “dar-ül harp” yani savaş kapısı, ‘harp edilecek gavur toprağı’ olarak gördüklerinden, ülkemizin kaynaklarını insafsızca yağmalamak onlar için mübah, yani dinen caizdir.

AKP-PKK işbirliği 2009’daki Habur süreci ile su yüzüne çıkmış, 2010 Anayasa değişikliği referandumu, 2011 genel seçimleri ve 2014 yerel seçimlerinde AKP’nin verdiği yeni haklar ve tavizler karşılığında PKK’nın eylemsizlik tutumu ile ileri bir düzeye ulaşmıştır. Güneydoğu Anadolu’da PKK, AKP hükümetinin gösterdiği müsamaha altında bağımsız bir devlet gibi hareket etmiştir: Kurduğu sözde mahkemeler vasıtasıyla kendi hukukunu uygulamış, devlete ödenmesi gereken elektrik ve su ücretlerinin ödenmesini engellemiş, vatandaşlardan vergi toplayarak ve kendi sözde güvenlik kuvvetleri ile yol kesip kimlik kontrolü yapmış, Ankara’dan gelen emirler doğrultusunda asker kışlasından, polis karakolundan çıkıp, PKK’ya müdahale edememiştir. PKK’nın siyasal kolu, güneydoğudaki petrol, su ve elektrikten pay istemekte, bölgede ekonomik özerklik için kongreler toplamışlardır. Türk bayrağı, resmi binalara dahi çekilememiştir. AKP Kürtlere özerklik verip Türkiye’yi bölmek için Kuzey Irak’taki sözde Kürt idaresi ile de el ele vermiştir. Erdoğan, Barzani’yi Diyarbakır’da karşılayıp kucaklarken, Türklük bilincinden yoksun AKP’liler bu azılı Türk düşmanı ve PKK destekçisine “Türkiye seninle gurur duyuyor” şeklinde tezahürat yaparak, milletimize olan kinlerini kusmuşlardır. Birçok AKP’linin Kuzey Irak’taki korsan oluşuma sevgisinin önemli bir nedeni de ile bu bölgeyle olan akçeli iş ve ticaret ilişkileridir.

Barzani’ye verdiği destek yanında, Suriye iç savaşında El Nusra ve IŞİD teröristlerine verdiği silah, mühimmat ve lojistik destekle de, AKP hükümetinin, Türkiye’nin komşularının toprak bütünlüğünü savunan geleneksel politikasını alt üst edip, bu ülkelerin bölünmesi çabalarında aktif rol aldığının en açık kanıtıdır. AKP, Türk Milliyetçiliğine düşmandır. Erdoğan “Türk Milliyetçiliğini ayaklarımın altına aldım” demiştir. Önce kurucu ideoloji olan Türk Milliyetçiliğini hedef almıştır. Hiçbir zaman Türk milletine ismiyle hitap etmemiş, sadece “bu millet”veya “benim milletim” ifadelerini kullanmıştır.

Sayın Gelebek;

Tuğrul Türkeş’in ismini her yerden kazıdığımızı söylemişsin. Peki, ağzından partiniz aleyhine hiç bir söz söylememiş, kurucu genel başkanınız sayın Abdullah Gül neden partinizde yer bulamıyor.

Bütün bu yaptıklarınıza karşı kendinizi hala ak pak zannediyorsunuz. Hep başkaları suçlu, muhalefet kötü… Nedense yaptıklarınızda hiçbir kötülük yok ve yaptığınız yanlışlıklar, kötülükler hiç üzerinize sıçramıyor sanki. ‘Oysa hatırlatırım, bütün renkler aynı hızla kirlenirken birinciliği ak’a vermişlerdi. AK Partiniz artık alabildiğince kirlenmiş ve rengi atmış bir partidir… Teröre verdiği destekle, kirli Oslo anlaşmasıyla, Habur’la, PKK ile samimi dansıyla, aslında AKP alabildiğince kirlenmiştir. Hangi halıyı kaldırırsak altında AKP’nin kiriyle karşılaşıyoruz.’ Teröristle ilişkilerinde ‘hazmettire hazmettire ilerleyeceğiz’ demişlerdi. PKK ne istediyse verdiniz, “PKK’yı kanla kazanmaya alıştırdınız.” PKK, sizin sayenizde eskisinden daha güçlü konuma geldi. Sokaklarda 300 koruma olmadan dolaşamayanlar, bu ülkeyi ve çocuklarımızı savunmasız kılanlar, kendileri zırhlı araç olmadan dolaşamıyorlar. ‘Bu ülkeyi nasıl bu hale getirdik’ diye düşünsünler. AKP’nin eline şehitlerin kanı bulaşmıştır. Şimdi de çıkıp ‘terörle müzakere edilmez mücadele edilir’ diyen “konjonktür milliyetçisi” sizlerin milletin önünde maskesi düşmüştür.

MHP’ye saldırmak sizi kurtaramayacaktır. MHP’liler sizi biliyor, 12 Eylül öncesinden biliriz sizi, bizi hiçbir zamanda sevmediniz bizi, hiçbir Türk Milliyetçisi size alet olmayacaktır. Sayın Gelebek; sen Yörük çocuğusun, bunlara alet olma. Evet; Tevil etme görevlileri, saptırma uzmanları, gerçek dışı konuşma ve kandırma üstatları buyurun sahneye. Sahne sizin, gösterin şimdi hünerlerinizi. Ama artık çok eskimiş, çok gerilerde kalmış bir şarkısınız…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim