- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Milli birlik

Talat Özyürek / Yazar
Kudüs’te bir patlama oldu, 2 Yahudi Yurttaşı hayatını kaybetti. Bu olay dünya basınının manşetinden ve gündeminden uzun bir müddet düşmedi. Tabi ki insan olarak hiçbir yerde hiç bir kimsenin bu şekilde yaşamını kaybetmesini tasvip etmem ve onaylamam.
Son günlerde benim ülkemde peş peşe patlamalar meydana geliyor. Onlarca insanımız hak etmediği bir şekilde ölüyor. Güvenlik güçlerimiz ve insanlarımız şehit oluyor… Bizdeki patlamalar Batı Basını’nda bırakın manşet olmayı neredeyse bir haber değeri dahi taşımayacak konuma gelmiştir. Alt yazılar ile geçiştiriliyor.
Yoksa hakikaten, Dünya basınının gizli patronu İsrail mi? Yâda İsrail basının suflörü mü?
Dünya siyasi tarihinde İslam Ülkeleri penceresinden son 200 yıldır ne oldu diye sorarsak, herhalde en birinci olarak diyeceğimiz, “milli birlik ve beraberliğin bozulması” diyebilirim.
600 yıllık Cihan Devleti olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış nedeni için onlarca sosyal olgu sayılabilir ama hepsi de “milli birliğin bozulması” parantezinde görülebilir.
Üretim dengelerinin bozulması, ekonomik olarak gerileme, dış borçların çoğalması, bilim, sanat ve edebiyatta gerileme gibi daha onlarca hususun sebebi “Milli Birlik Şuurunu” kaybolmasıdır.
Hakikaten de Milli Şuur, kaçak elektrik kullanmamızı daha önleyen vicdani bir bilinçtir.
Gıda maddesine hile yapmamak, hak etmediğini tüketmemek, yetim hakkı yememek gibi bireysel olduğu düşünülen kavramları bir terbiye eden bir olgudur.
Bir ülkenin milli birliğini bozmadan o ülkeleri tutsak etmek mümkün değildir. Hatta daha da ilerisini söyleyebilirim; bir ülkenin milli birliğini ve milli birlik şuurunu bozduktan sonra o ülkeyi tutsak etmek için savaş yapmaya gerek kalmaz.
Bu gün bu güzel ülkemizin getirilmek istendiği durum budur…
Hükümetimiz bu gün sadece içte yaşanan istihdam, ekonomik gelişmeler, sosyal refahın yükseltilmesi, milli gelirin arttırılması ve adil paylaşımı, eğitim, sağlık, ulaşım sorunlarıyla değil, dünyanın açgözlü devleriyle savaşmak zorunda kalıyor.
Şu an içinde yaşadığımız durum, bütün siyasi ve ekonomik çıkarların bir kenara itilip, ülkenin geleceği için milli birlik ruhu içerisinde birleşmektir.
Hepimiz büyük bir evde aile gibiyiz. Dışarıdan insanlar, evimizi taşlıyor. Yolumuzu kesiyor, duvarlarımızı kurşunluyor… Dışarıdan insanlar varlığımıza göz koymuş bizi tehdit ediyor…
Biz içeride ne yapıyoruz? Birbirimizle didişiyoruz.
“Saçını niye boyattın?”, “sen bana şunu demedin mi?” , “Ben sana demedim”, “Duvarı şu renk boyayalım…”
Arkadaş, düşman duvarını yıkmak için greyder ile geliyor ve biz hala duvarı ne renk boyamamız gerektiğinin kavgasını yapıyoruz.
Belki söylediğim bazı insanlara radikal bir görüş gibi gelebilir; Bu gün, tali menfaatlerini bir kenara bırakıp, el ele, gönül gönüle gelmeyen herkes, bu ülke düşmanlarına istemeden de olsa destek veriyor demektir.
İnsanları biraz daha sağduyulu düşünmeye davet ediyorum.
Evimiz varsa duvarımızı istediğimiz renge boyayabiliriz.
Evimiz ve duvarımız yoksa ne bağımsızlığımız vardır, ne ekonomik refahımız ve maalesef ne de namusumuz…
Esasında Milli Birlik, devletimiz üzerinde bir takım niyetleri olan devletler için de caydırıcı bir unsurdur. Milli şuurun gelişmesi sadece böyle zamanlarda değil, ülkeler var oldukça gereklidir. Hatta ülkeleri var eden en vaz geçilmez unsurlardan biridir
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ne mutlu Adanalıyım29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












