- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Milli içecek tamam ya milli yiyecek?

Osman PALAMUT / YAZAR
Sayın Başbakanın günlerdir kamuoyunda tartışmaların temelini oluşturan, "Milli İçecek" ile ilgili sözleriyle ilgili spekülasyonlar birbirini izlemeye devam ediyor.
Oysa, milletimiz kültürünün vazgeçilmez içeceği olan ayranı asırlardır kullanırken, batı bu içeceğin olağanüstü değerini yeni yeni öğrenmeye başladı.
Bu gün batı aleminin de hayran olduğu ayran, bizim kültürümüzde dün Sayın Başbakanın da söylediği gibi tek milli içeceğimizdi.
Şehirden köye veya mezraya gidenlere, içecek olarak bir tas soğuk ayran ikram edilir ve içilen ayranla soluklanırdı insanlarımız.
Ayranın insan sağlığında ki rolü belli, bunun üzerinde duracak değilim ancak, bu gün Başbakanın irdelemiş olduğu milli içecekle ilgili, akıllara ziyan tartışmaların fitilini ateşleyen bazı akıl fukaraları, olayı içkiye getirerek son derece sığ bir görüşü ortaya koyup zavallı bir düşüncenin savunuculuğunu yapmaktan öteye gitmiyorlar.
Oysa,
Bu ülkede AK Parti öncesinde ve AK Parti sonrasında bu beyler uyuşturucu kullanmanın başlangıcının içkiden geçtiğini harıl harıl savunmuyorlar mıydı?
O zaman bu güzel öneriden sonra neden bir kaşık suda fırtınalar kopartılmaya çalışılıyor?
Yani hem uyuşturucu ile mücadelede başrol oynayacaksınız ve bir taraftan da uyuşturucunun ilk adımı olan içkiyi genç neslin önünde savunacaksınız.
Peki o zaman, “bu ne perhiz ve bu ne turşu?” demezler mi adama?
Başbakanın milli içecek olarak ayranı göstermesi, özellikle genç kuşağın geleceği açısından elzemdir.
Bu görüş tamam, peki ya milli yiyecekler?
İşte sorun burada.
Günlerdir Mersin limanında ele geçirilen GDO'lu pirinçler sorunu milletimizin kafasını allak bullak etti.
Vatandaş artık pirinç almaya korkar oldu
Önceki gün bakanlığın 26 çeşit GDO'lu ürünün ülkeye girmesine yasak getirildiğini açıklıyor,
Ama bu yeterli değil.
Bu gün içtiğimiz sütten yoğurda, etten balığa kadar her kalemin GDO'lu olmadığını kim söyleyebilir?
45 Günde yetişen bir tavuğu düşünün,
Yine GDO'lu yemlerle beslenen hayvanların etini ve sütünü düşünün.
Bu gün tereyağında geçmişteki o damak tadını bulabiliyor musunuz?
Yumurtada omega 3'ün olduğunu söyleyebilir misiniz?
Velhasıl her yiyeceğe kuşkuyla baktığımız şu ortamda, milli yiyecekten elbette bahsedemeyiz.
Bu gün milli içecek olarak gösterilen ayran için gösterilen hassasiyet çok önemli, ama milli politika gereği, milli yiyecekler içinde aynı hassasiyetin ivedi olarak gösterilmesi, bu milletin sağlığı açısından büyük önem arz etmektedir.
GDO'lu yiyeceklerin olmadığını söyleyen bakanlığa inanmak istiyoruz, ama ne yazık ki hastanelerin onkoloji servisindeki yığılmalara baktığımız zaman, haklı olarak bakanlığın görüşleri havada kalmaktadır.
Sonuç olarak;
Uzun zamandır milli değerlerimiz konseptinde yer alan yiyecek ve içeceklerimizin, tekrar eskiden olduğu gibi ihya olması için hükümetin acilen tedbir almasının, toplumsal bir beklenti olduğunu unutmayalım diyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












