- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Mini öyküler

Sedat MEMİLİ / Yazar
Nazi Subayı bir gözünü savaşta kaybetmişti. Yahudi bir göz doktoru, onu tedavi edip göz yerine cam taktı. Doktor işi öylesine güzel yapmıştı ki, cam gözü, gerçek gözden ayırt etmem mümkün değildi.
Bu nedenle subay, iktidar karşıtı tutsaklarla alay ederek onlara hangi gözünün gerçek, hangi gözünün cam olduğunu sorar ve bilmeyenleri kurşuna dizerdi.
Yine bir gün Komünist bir sendikacının küçük oğluna aynı soruyu sordu:
“Hangi gözüm gerçek?” Çocuk tereddüt etmeden cam olan gözü gösterdi. Subay alay ederek:
“Nereden bildin?” diye sordu. Çocuk yine tereddüt etmeden:
“Çünkü daha insanca bakıyorlar” diye yanıtladı.
*
Gözler değildir güzel olan bakışlardır.
Veya gözler değildir şeytani olan bakışlardır.
*
Evliliklerinin 30’dan fazla yılını devirmiş olan çift, akşam dalgın dalgın televizyon seyrediyorlar. Adam ile kadın arasında şöyle bir konuşma geçer.
Adam: “Aşkımız bitti mi?”
Kadın: “Aman ne aşı aşk mı kaldı?”
Adam: “Peki sabah için yeşil zeytin ve ekmek var mı?”
Kadın: “Var”
Adam: “O halde mesele yok. Bundan sonra aşksız da devam edebiliriz. Ama ekmek ve zeytinsiz asla…”
*
Aşk, aşka ihtiyaç duymadığın zaman hissetmiş olduğu duygudur.
Aşka ihtiyaç hissetmiş isen o aşk değil, ihtiyaç duyduğun bir duygudur.
*
Adana- Mersin treninde en gürültülü yer, son vagonun en arkasında kalan bölümdür.
Özellikle ekspress trene bindiğim zaman hemen en arka vagonun olabildiğince en arkasına giderim. Orada koltuk yoktur. Ayakta yolculuk yaparım.
Özellikle ilk bahar ve yaz aylarında mehtabın olduğu akşam saatlerinde tren yolculuğu bana olağanüstü duygular yaşatır.
Tren hareket edince, vagonların ve rayların sesi öylesine yükselir, öylesine kulak tırmalar ki… Bazıları buna dayanamaz.
Ancak bu gürültü öylesine ritmik bir hal alır ki, gürültü olmaktan çıkar bir ahenge dönüşür.
Gürültünün ahenginin verdiği sükûneti hiçbir şeyde bulamam.
Gürültünün ahengi, bestecisi doğa olan bir senfonidir. .
Böyle bir anda tam da ahenkli gürültünün huzuru içinde mehtabı seyrederek yolculuk yaparken bir kişi geldi çekirdek yemeye başladı. Kompartımanda çekirdek yiyemediği için dışarıya çıkmıştı.
Allah’ım doğanın bu senfonisi, çekirdek çıtlamalarına kurban olmak üzereydi. Dayanamadım ve çekirdek yiyene:
“bey efendi öteki bölüme gidermişin? Çekirdek çıtlamaları beni rahatsız etti” dedim.
Dondu kaldı. Bir çekirdek ağzında kalmıştı. Şaşkınlıkla:
“Bu gürültüde mi?” diye sorabildi. Cevap vermedim. Ne olduğunu anlayamadığı için korktu. Bana bir deliymişim gibi bakarak öteki tarafa gitti.
*
Bazı konuşma ve kelimeler, doğanın ahengini bozar.
Bazı insanların varlığı da…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












