- BIST 77.779
- Altın 127,998
- Dolar 2,9850
- Euro 3,3066
- Adana : 28 °C
- İzmir : 25 °C
- Ankara : 21 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Misak-ı milli

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Milli Ant (Mİsak-ı Milli), Milli Mücadeleninin temel belgelerinden birisidir. Mustafa Kemal Atatürk, bu belgenin anlamını ve önemini, yazıp-irad ettiği "Nutuk" adlı esrinde ayrıntılı olarak anlatmaktadır.
Bilindiği gibi bu belgede belirlenen ve hedeflenen Milli Sınırlar içinde Kerkük ve Musul vardır. Savaş sonrasında İngilizlerle yapılan Anlaşmada buralar terk edildi.
Lozan Antlaşmasında bu konuda çokça münakaşa yapıldı. Milli sınırlar; "Türkler ve Kürtlerle meskûn olan ata toprağı" olarak belirlendi. Lord Curzon görüşmelerde, "Kürtlerin konferansta olmadıklarını" söyleyince İsmet İnönü, "Ben Türklerin ve Kürtlerin temsilcisiyim" demiş ve konu kapanmıştı.
Bugünkü Türkiye siyasetinde de Milli Misak önemli bir konu olarak gündeme gelmekte ve tartışılmaktadır. Bilindiği gibi Misak-ı Milli, Osmanlı Mebusan Meclisinde 28 Ocak 192 'de oybirliği ile kabul ve 17 Şubat 1920 tarihinde ilan edilmiştir.
Misak-ı Millî'nin Kabulü-ilanı (İstanbul 28 Ocak 1920)[1]
Sivas Kongresi kararlarının görüşülmesi sırasında Mustafa Kemal Paşa'ya bağlı genç mebusların baskısıyla Kongre kararları onaylandı. 28 Ocak 1920'de oybirliği ile altı maddelik Misak-ı Millî’yi kabul etti.
Misak-ı Millî'nin Maddeleri[2] Madde 1. Osmanlı Devleti’nin, özellikle Arap çoğunluğunun yerleşmiş olduğu, 30 Ekim 1918 günkü Silâh Bırakışımı [Mondros Mütarekesi] yapıldığı sırada, düşman ordularının işgali altında kalan kesimlerinin [o sırada Hatay ve Musul bölgesi Türk egemenliği altında idi] geleceğinin, halklarının serbestçe açıklayacakları oy uyarınca belirlenmesi gerekir; söz konusu Silâh Bırakışımı çizgisi içinde, din, soy ve amaç birliği bakımlarından birbirine bağlı olan, karşılıklı saygı ve özveri duyguları besleyen soy ve toplum ilişkileri ile çevrelerinin koşullarına saygılı Osmanlı İslâm çoğunluğunun yerleşmiş bulunduğu kesimlerin tümü, ister bir eylem, ister bir hükümle olsun hiç bir nedenle, birbirinden ayrılamayacak bir bütündür. Madde 2. Halkı, özgürlüğe kavuşunca, oylarıyla Anavatana katılmış olan üç il [Elviye-i Selâse yani Kars, Ardahan ve Batum Livaları] için gerekirse yeniden halkın serbest oyuna başvurulmasını kabul ederiz. Madde 3. Türkiye ile yapılacak barışa değin ertelenen Batı Trakya'nın hukuksal durumunun belirlenmesi de, halkının özgürce açıklayacağı oya göre olmalıdır. Madde 4. İslâm Halifeliğinin ve Yüce Saltanatın merkezi ve Osmanlı Hükümetinin başkenti olan İstanbul kenti ile Marmara Denizinin güvenliği her türlü tehlikeden uzak tutulmalıdır. Bu ilke saklı kalmak koşulu ile, Akdeniz ve Karadeniz Boğazlarının dünya ticaret ve ulaşımına açılması konusunda, bizimle birlikte, öteki tüm Devletlerin oybirliği ile verecekleri karar geçerlidir. Madde 5. Müttefik Devletler ile düşmanları ve onların kimi ortakları arasında yapılan antlaşmalardaki ilkeler çerçevesinde, azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman hakların da özdeş haklardan yararlanması umudu ile bizce de benimsenip güvence altına alınacaktır. Madde 6. Ulusal ve ekonomik gelişmemize olanak bulunması ve daha çağdaş biçimde, düzenli bir yönetimle işlerin yürütülmesini başarmak için, her devlet gibi, bizim de gelişmemiz koşullarının sağlanmasında, bütünüyle bağımsızlığa ve özgürlüğe kavuşmamız ana ilkesi varlık ve geleceğimizin temelidir. Bu nedenle siyasal, yargısal, parasal vb. alanlarda gelişmemizi önleyici sınırlamalara [Kapitülasyonlar] karşıyız. Saptanacak borçlarımızın ödenmesi koşulları da bu ilkelere aykırı olmayacaktır. |
1. Misak-ı millî sınırları 2. Günümüz Türkiye sınırları
Misakı Milli'nin Önemi[3]
1. Mondros Ant. İmzalandığı zaman düşmen işgali altında bulunan Arap topraklarının geleceği bölge halkının vereceği karara bağlı olacaktır.
2. Antlaşma imzalandığında Türk ordusunca korunan ve düşmen işgaline uğramamış olan topraklar bir bütündür asla bölünemez.
• İlk kez Erzurum Kongresi’nde ifade edilmiş ve Sivas Kongresi’nde de kabul edilmiş olan “Milli Sınırlar” bu madde ile açıklanmıştır.
• Vatanın bölünmez bütün olduğu ifade edilerek işgallerin tanınmayacağı belirtilmiştir.
3. Yurttan koparılmak istenen Kars, Ardahan ve Batum için gerekirse tekrar halk oylaması yapılmalıdır.
• Kurtuluş Savaşı sırasında halk oylaması öneren ilk belgedir.
• Wilson ilkelerine uygun bir karardır.
4. İstanbul ve Marmara’nın güvenliği sağlandığı takdirde İstanbul ve Çanakkale Boğazları ticari ulaşıma açılacaktır. Ancak bu konuyla ilgili devletlerin oy birliğine gitmeleri gerekmektedir.
• Kurtuluş Savaşı sırasında Boğazlar ile ilgili olarak alınan ilk karardır.
5. Azınlıkların hakları komşu ülkelerde ki Müslüman halka tanınan haklar oranında güvenlik altına alınacaktır.
• İlk kez sınırlar dışındaki Türk halkının hakları gündeme getirilip bu konuda karar alındı.
6. Milli ve ekonomik gelişmemizi engelleyen imtiyazlar kaldırılmalıdır.
• İlk kez kapitülasyonların kaldırılması yönünde bir karar alındı.
– Milli sınırların ne anlama geldiği açıkça ifade edilmiştir.
– Siyasî, askeri ve ekonomik isteklerle tam bağımsızlık istendiği açıkça vurgulanmıştır.
– Milli egemenlik hariç, Sivas ve Erzurum Kongrelerinde alınan kararlar ve M. Kemal’in fikirleri Osmanlı Parlamentosunca da kabul edilmiştir.
– Alınan kararlar TBMM tarafından uygulanmıştır.
– Milli Mücadele’nin siyasî programı belirlenmiştir.
İstanbul'un işgali
İtilaf Devletleri Misak-ı Milli'nin kabul edilmesinden sonra, Sevr Antlaşması'nı Osmanlı hükümetine kabul ettirmek amacıyla 16 Mart 1920'de İstanbul’u resmen işgal ettiler. Meclis buna rağmen 18 Mart'ta son bir kez daha toplandı. Bu son oturumda da çalışmalara ara verildi. Meclis İtilaf Devletleri tarafından basılınca, VI. Dönem Meclisi Mebusan padişah tarafından 11 Nisan 1920'de dağıtıldı.
Son Osmanlı Meclis-i Mebusan'ındaki mebusların arasındaki tek Gayrimüslim vekil İstanbul mebusu Mişon Ventura'dır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












