• BIST 108.504
  • Altın 144,692
  • Dolar 3,5003
  • Euro 4,1138
  • Adana : 33 °C
  • İzmir : 30 °C
  • Ankara : 24 °C

Monşerlere İhtiyaç Var...

26.09.2013 18:03
Monşerlere İhtiyaç Var...
100 yıldır bizi savaşa belaya sokmayan kadro, doğru kadrodur...

Anadolu insanın, sanıldığının aksine Osmanlı da ciddi bir etkinliği yoktur. Zanaat ve ticaret gayrı Müslimlerin elindedir. Devlet yönetimi devşirme ailelerden türeyen insanlara emanet edilmiştir. Sokullu sülalesi bariz örnektir . Anadolu da ciddi Osmanlı yatırımı ve eseri yoktur.

       Cumhuriyet dönemi Anadolu çocukları zaten hesaba hiçbir şekilde alınmamıştır. Özal’a kadar hayatın hiç bir merhalesinde yer almamışlardır. Siyaset tarihimiz ortadadır. Lakin, gerçeklerin üzeri bir müddet baskıyla örtülmeye çalışılsa da, Ülke sosyolojisi/gerçekleri tezahür  etmiş, Anadolu insanı her alanda varlığını ortaya koymuştur.

     Bugün ticaret ve sanayi, ihracat, siyaset , akademi, bürokrasi, yargı ,sivil toplum ,basın, spor vs. vs bir çok alanda bu kitle ana unsur haline gelmiş, ciddi başarılara imza atmışlardır. Siyasette şu, an, ana unsur bu insanlardan oluşmaktadır. Bürokrasi de  son yıllar da hızlı bir şekilde Anadolu çocuklarının varlığını kabul etmiştir. Esas  konumuz bu alanla alakalıdır.

      Yukarda izah etmeye çalıştığım gibi bu insanlardan değişik kategorilerde çok başarılı icraatlar ortaya çıkmıştır. Sağlık , Ulaşım, İnşaat ve bilumum levazım konularında, siyasi alanda başarılı oldukları kesin .Bir çok belediye Avrupa standartlarında hizmet veriyor.

     Ancak , yaşadığımız son 12 yıllık tecrübe gösterdi ki; bu kitlenin Devlet tecrübesi yok. Özellikle İslamcıların; yetiştikleri atmosfer, beslendikleri siyasi gelenek, geçmişte benimsedikleri rol model, Yarım asırdır sürdükleri Devletle kavga( Haklı yanları var),Devletle yeni yüzleşme olanağı, Geleneksizlik artık net ortaya çıkmıştır.

     Özellikle Dışişleri ve MİT odaklı gelişmeler ortada.

      Şimdiye kadar bu kurumun geçmişte  çalışanlarını aşağıladık. Kritik ve kronik hale gelmiş meselelerde bu kurumun ana unsuru olan yetkililerini aşağıladık. Bu konu da literatür bile oluştu. Monşerler, bürokratik oligarşi, statüko, dinozorlar, tek parti hükümranlığı  eleştirilerin ana kavramları oldu. Bu kurumlar da ciddi bir tasfiye de yaşandı.

      Anadolu çocukları Ülke için çok kritik olan bu kurumlarda yerlerini aldılar .Güzel hastane yapan, iyi asfalt döken, taziye evi yapan Anadolu çocukları;100 yıldır  muhalefette olmaları, geçmişte ciddi bir Devlet geleneğine sahip olmamaları, mevcut kadroları da adam hesabına almamaları nedeniyle resmen dökülmeye başladılar.

      Suriye meselesi, Mısır, İran ,Irak ve komşu ülkelerle halimiz ortada. Libya da resmen boşa düştük. Komşularla sıfır sorun politikası iflas etti, stratejik derinlik bir dönemin çok satanları olmasının dışında bir anlamı yok. Ermenistan politikası battı, Kıbrıs ta bizi istemeyen bir halk ve Ak Partiye muhalif bir iktidar işbaşında.

    Reyhanlı meselesi, Muhalif Albayın Esed güçlerine teslimi, Oslo görüşmesi, kritik konularda yanlış istihbarat, Taraf yazarlarının yasadışı dinlenilmesinin ortaya çıkışı, barış sürecinde pkk’nın güçlenişi, stratejik yoksunluk artık MİT’i tartışılır hale getirdi. Başbakanın himayesi olmasa bu kurum çok zor durumda kalırdı.

     Aslında yaşayarak gördük ki; Cumhuriyetin dış politika kuramı doğrudur. Bir çok konu da milletin refleksleriyle çelişmesine karşın, Devletin ana konuların da refleksleri doğrudur. Kadroları sıradan değildir. Osmanlının devamıdır, ciddi bir akıl nakli olmuştur.

    Her yeri Kan ve barut kokan bu coğrafya da ‘’Yurtta Sulh, Cihan da Sulh’’ başlığında oluşturdukları Dış politika kuramıyla,100 yıldır bizi savaşa belaya sokmayan kadro, doğru kadrodur. Kıbrıs meselesin de gösterilen klasik çözümsüzlük üzerine kurulu politika doğrudur, zira çözüm aşamasında mecalsiz oluşumuz nedeniyle hiçbir isteğimizin yerine gelmeyeceği aşikardır. Dışarda güçlü değiliz. İzmir kadar olan İsrail gemimizi, savaşta olan Suriye uçağımızı vurmuştur.

       Kürt sorununda gösterilen  refleks de maalesef  duvara toslayacaktır. Geçmişte eleştirdiğimiz çoğu refleksin, ana konularda doğru olduğunu görmeye başladık. Mevcut kadro maalesef Türkiye’nin küresel tek projesi olan Türk okulları projesini var eden  insanlarla da ihtilaflı hale gelmiştir.

    Kimse Dışişleri Bakanı Ahmet DAVUTOĞLU ve MİT Müsteşarı Hakan FİDAN’ın şahsiyetine bir şey demiyor. Ancak ülke için hayati derece de önemli olan bu iki kurum politika üretmek bir yana ,geçmiş kazanımları da tehlikeye sokuyor.

      Yeniden bir uzlaşıya gerek var. Tasfiye edilen yetişmiş insanların aklına ihtiyaç var .Bırakın onlar da papyon taksınlar. Anadolu çocuklarının istihbarat ve Dışişleri tecrübesine kavuşması için yarım asra ihtiyaç var.

     Ülkemizin buna ne tahammülü ,ne de vakti var.

                                                                                        Taner Talaş

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim