- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
MTTB (MİLLİ Türk Talebe Birliği)

Hasan Çevik / Yazar
MTTB bir örgüt gibi değil de, sanki Türkiye’de sağ görüşlü siyasetçiler yetiştiren bir çeşit okulmuş gibi anlatılmaktadır. Oysa Uğur Mumcu kendisine ait Rabıta kitabında, bunların Rabıta örgütünün bir kolu olduğunu yazmıştır. Rabıta örgütünün “İslamcı Eylem Örgütleri Dünya Rehberi”nde “Rabıta Ofisleri ve Temsilcileri” bölümünde “MTTB’nin de adının geçtiğini söylemiştir. Rabıta, Suudi Arabistan tarafından dünyadaki İslamcı örgütleri finanse eden aynı zamanda ABD destekli bir örgüttür.
MTTB’nin tarihçesine baktığımızda esas olarak 4 döneme (1916-1920, 1920-1936, 1946-1965, 1965-1980) ayrıldığını görmekteyiz.
1916 da Enver Paşa döneminde kurulan, kurtuluş savaşında işgalcilere yardım etmiş olduğu iddia edilen bu örgüt, savaş sonrasında uzun süre sessiz kalmıştır.1929’dan sonra milliyetçiliğin savunucusu olmuş “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyaları yapmıştır. ”Turancılık” dönemi olarak kabul edilen bu dönemde başkanlığına, sonraları DP’de bakanlıklar yapan Tevfik İleri getirilmiş ve 1933 yılında kongrelerinde amblemlerini “Bozkurt” yapmışlardır.1950 yıllarına kadar daha çok milliyetçi-Türkçü olan bu örgüt 1960-1970’ li yıllarda İslami çizgiye yönelmiştir.
Uğur Mumcu, “Rabıtat-ülİslam”ın Ürdün’de bastırdığı “Sanem Adam” yani “Put Adam” adlı Atatürk’ün aleyhinde yazan kitabın Avrupa’da dağıtıldığını, bu kitabın dağıtımında aracı olanların başında Kadir Mısıroğlu’nun geldiğini belirterek şu notu düşmüştür: “Mısıroğlu, 1971 yılı başlarında İstanbul’da Milli Türk Talebe Birliği konferans salonunda Atatürk aleyhine yaptığı konuşma nedeniyle kovuşturuluyor. Devrin sıkıyönetim komutanı olan Faik Türün’ün emrindeki savcılık, Mısıroğlu’nun konuşmasında suç bulmaz ve 11.10.1971 gün ve 296/56 sayı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir.
Mısıroğlu, MTTB’de yaptığı konuşma şu şekildedir: ‘İnkılap bitti. Yüznumaramıza kadar değişti. Yüznumaramız Garbın yüznumarası oldu. Cumamız pazar oldu. Değişmeyen hiçbir şeyimiz kalmadı. Artık tavizi onlar verecektir. Saha inkılapçılara değil, inkılap aleyhtarlarına açıktır. Yolunuz açık olsun, gazanız mübarek olsun.’
Saltanatın kaldırılıp yerine Cumhuriyetin ilanını, halifeliğin kaldırılmasını ve Latin harflerinin kabul edilmesini “dinsizlik” sayan Mısıroğlu’nun işte bu konuşması, dönemin İstanbul Sıkıyönetim Komutanı tarafından soruşturulmamıştır. Çünkü dönem; dinci kadroları hoş görme dönemidir” diye yazmıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve AKP'ye yakınlığı ile bilinen Kadir Mısıroğlu, Aktif Haber’in yazdığına göre AKP içerisinde muhalif çıkışlar yapan Bülent Arınç'ın 1 Mart tezkeresi zamanında da ihanet ettiğini söyleyerek Arınç'ın 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının sonuçlanması halinde AKP'nin başına getirilmek istendiğini iddia etmiştir. Mısıroğlu, Arınç için ‘büyük bir suç işledi’ der gibi "Atatürk fotoğrafı önünde ağlarken gördüm" ifadelerini kullanmış bir kişidir.
Ayrıca Uğur Mumcu;“1960’ların sonuna doğru dönemin Milli Birlik Komitesi üyelerinden Osman Köksal’ın “laik okullarda yetişen gençlere haksızlık yapıldığını” Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a anlattığını, Sunay’ın da “Ne haksızlığı, bugünkü okullar birer anarşi yuvası haline geldi. Bu okullardan yetişen gençlere memleket idaresi teslim edilemez. On yıl sonra bunların hepsi işbaşına geçecekler. Onlara nasıl güvenebiliriz? Hem biz laik okullara karşı imam hatip okullarını bir ‘alternatif’ olarak düşünüyoruz. Devletin kilit mevkilerine yerleştireceğimiz kişileri bu okullarda yetiştireceğiz" dediğini yazmıştır
Bu yazılanların tamı tamına doğru olduğunu zaman bize çok iyi göstermiştir. Zira devlet’in üst kadrolarında bulunan Recep Tayyip Erdoğan (MTTB Tesisler Müdür Yardımcısı, Kültür Müdürü), Abdullah Gül (MTTB’de Merkez İcra Konseyi Muhasibi, İcra Konseyi üyesi, Genel Yönetim Kurulu üyesi ve Tiyatro Müdürü), Ahmet Davutoğlu, Mehmet Ali Şahin, Bülent Arınç, Beşir Atalay, Ömer Dinçer, Taner Yıldız, Abdülkadir Aksu, Hüseyin Çelik, Bahattin Yıldız, Numan Kurtulmuş, Kadir Topbaş, AbdurrahimBoynukalın, ve son günlerde“Laiklik anayasadan çıkarılmalıdır” sözleriyle tepki toplayan TBMM Başkanı İsmail Kahraman gibi bir çok isim, MTTB tarafından yetiştirilmiştir. Bu durumda hepsinin aynı tornadan çıkmış gibi olmalarına fazla şaşmamak gerekir.
MTTB’nin Sunay’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde gerçekleştirdiği en bilindik eylemlerinden biri “Kanlı Pazar” olayıdır. İstanbul’a gelen Amerika’nın 6. Filosu’nu kınamak için öğrenci ve işçiler 16 Şubat 1969 Pazar günü bir yürüyüş düzenlerler. Bunun üzerine Komünizmle Mücadele Derneği (KMD) ve Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), bu yürüyüşte “komünistlere ders vermek” ve Amerikan 6. Filosu’nu korumak üzere cihat çağrıları yaparlar.
O dönemde MHP’li olan, Yaşar Okuyan, Kanlı Pazar öncesini şöyle anlatmaktadır: “O zaman İstanbul’da öğrenciydim. MTTB ve KMD (Komünist Mücadele Derneği) nin yöneticileri arkadaşımız, ağabeylerimizdi. İç içeydik. Kanlı Pazar öncesi olayların gizlisi saklısı yoktu. Her şey gözler önünde, orta yerde cereyan etti. Hazırlıklar açıkta yapıldı. Mesela MTTB’ye kamyonlarla sopalar geldi. Gelen geçenin gözü önünde kamyonlar boşaltıldı. Sonra dövüşeceklere bunlar dağıtıldı.”
KIBLELERİ 6. FİLOYDU
16 Şubat 1969 gününü Orhan Tüleylioğlu da “Neden Öldürüldüler? Bu Kan Kurumaz” adlı kitabında özetle şunları söylemektedir: “ABD karşıtı göstericiler Taksim’e doğru yürüyüşe geçmek üzere Beyazıt’ta toplanırken sağcı militanlar saatler öncesinden Taksim’e gelmişti. Kamyonlarla ve otobüslerle Anadolu’nun her yanından taşınan KMD üyesi dinciler ve ülkücü komandolar Dolmabahçe’ye toplandılar; kıble olarak 6. Filo’yu alıp tekbirlerle cihat namazı kılarak ve ‘Kanımız aksa da zafer İslam'ın’ sloganlarıyla Taksim’e yürüdüler. Burada binlerce militana NATO destekli bomba, taş, sopa, satır dağıtıldı. Taksim Parkı’nda toplu namaz kılan bu militanlar, ellerinde taş ve sopalarla alana girerek göstericileri beklemeye koyuldular. Göstericiler Taksim’e girerken, sağcı militanların sopalı, taşlı ve bıçaklı saldırısına uğradı. Beş dakika içinde Taksim kana bulanmış, Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan bıçaklanarak öldürülmüş, yüzlerce gösterici yaralanmıştı.”
Bu saldırılara, o dönemin MTTB’ nin Başkanı şimdiki TBMM Başkanı olan İsmail Kahraman’ın, örgütün Merkez İcra Konseyi Muhasibi, İcra Konseyi üyesi, Genel Yönetim Kurulu üyesi ve Tiyatro Müdürü olan Abdullah Gül’ün ve günümüzün bir çok bakanının katıldığı bilinmektedir. Bu yüzden Deniz Gezmiş ve arkadaşları uzun süre Abdullah Gül ve arkadaşlarını üniversiteye sokmamışlardır. Fakat ne acıdır ki devlet birilerini asmış, meydanı kana bulayan birilerini de Başbakan, Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı yapmıştır.
MTTB, 1970 yılında Necmettin Erbakan’nın kurduğu Milli Nizam Partisine katılmış, Türk milliyetçiliğinden ve “bozkurt” ambleminden tamamen vazgeçmiştir. Kur’an ı çağrıştırsın diye kitap şeklinde bir amblemi benimsemiş, din eksenli bir yapıya dönüşmüştür. Bu örgütün o dönemdeki 4+4+4 eğitim sistemi, İmam Hatip Liselilerin üniversiteye girebilmesi, polis enstitülerinin akademiye çevrilmesi, okullara tesettürle girilmesi şeklindeki talepleri bu gün AKP kadroları tarafından gerçekleştirilmiştir.
Milli görüş hareketinden ayrılanlar ”o gömleği çıkardım” diyenler tarafından AKP kurulmuştur. Böylece, emperyalizmle daha rahat çalışabilecek, Ortadoğu projesinin ortağı, rejimi “Ilımlı İslam” modeline dönüştürecek, parçalanmış bir şeriat devleti yaratabilecek bir yapıyı da oluşturmuşlardır. 1940’larda kendisine siyasi zemin bulan muhafazakar ideoloji, 1960’lardan itibaren Türkiye’de gelişmeye başlamış, 1970’lerden sonra birilerinin destekleriyle bugün zirve noktasına ulaşmıştır.
MTTB’nin destek verdiği bir diğer eylem de ‘ilk türban eylemi’ dir. 1968’de, okula türban ile girmekte ısrar eden Ankara İlahiyat Fakültesi’nin 1859 No’lu öğrencisi Hatice Babacan’ın, disiplin kurulu kararıyla fakülteden kaydı silinince Ankara İlahiyat Fakültesi öğrencileri boykota başlar. Türban eylemini gerçekleştiren Hatice Babacan, AKP iktidarlarında Devlet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı yapan Ali Babacan’ın halasıdır. Bu türban eylemi ve boykotunu destekleyen bildirilerin altına imza atan dönemin Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Talebe Derneği Başkanı da AKP iktidarlarında İçişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiş olan Beşir Atalay’dır. İlahiyat Fakültesi öğrencileri tarafından protesto edilen, fakültenin öğretim üyelerinden Bahriye Üçok ise bir terör saldırısı sonucu yaşamını yitirmiştir.
Gerek Uğur Mumcu’nun saptamaları, gerek tanıkların ifadeleri ve gerekse başka araştırmacı tarihçilerin anlatımı bize şu yalın gerçeği göstermektedir: Ne söylenirse söylensin, AKP ve kadroları, büyük bir disiplin ve örgütlülük içinde, düzenli bir organizasyon ve hiç kuşkusuz büyük bir dış destekle iktidara gelmişlerdir. Uğur Mumcu’nun deyişiyle hedefe giden yolda “tarikat-ticaret-siyaset” üçgenini çok iyi kurgulamışlardır. Başarılarını buna borçludurlar bana göre.
Saygılarımla…
Hasan Çevik 03.05.2016
Kaynakça:
*(Uzun, Necmi. (2011). Türkiye’de İslamcı Hareket, Gelişimi, İlişkileri, Ayrılıkları ve Dönüşümü. Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü)
* Marksist Bakış dergisinin 29. Sayısı.
*Rabıta -Uğur Mumcu
*Cumhuriyet Gazetesi
Habercilik güncel olaylara dayanır, ertesi gün o haber bayatlar. Ancak bayatlamayan, gelecek nesillere bırakılanlar da vardır. Bunlar bağlantılar ve ilintilerdir.
Gazeteciliğin en güzel yanı; O ilişkileri, bağlantıların işlemek, kamuoyuna duyurmaktır.
*Uğur Mumcu’yu seçkin bir araştırmacı gazeteci yapan bu yönüdür..
*Uğur Mumcu’yu yaşatan, bize miras olarak bıraktığı yazıları tekrar tekrar okutan bu yönüdür..
*Uğur Mumcu’yu öldüren de, öldürten de hâlâ yaşatan da işte bu yönüdür.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- İkinci islam15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İslamiyet terör ve siyaset 212 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İslamiyet, Terör ve Siyaset!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Yarınlar aydınlık yüzlü insanların olacaktır…30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Kürtçe, Türkçe'nin alternatifi değildir28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Yaşar Nuri Öztürk'ün anısına24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Biz birlikte Türkiye'yiz22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Unutturulan Filistin ve Filistin savaşçıları20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Terörizmin dini imanı olmaz, olamaz13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Muhteşem Bölge “ namı diğer “Ortadoğu”10 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Dışişleri’nden Cevap ve düzeltme07 Haziran 2016 Salı 14:23
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












