- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Muharrem matemi ve Alevi örgüt beyanatları -2

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün[1] ülkemizde gelişen olaylarla ilgili olarak, Kamuoyuna açıklama yapmaktadır:
“Bir Muharrem matemi ayını, kaybettiğimiz onlarca canımız ve yüzlerce yaralımızla birlikte anmaya başlamamız, aradan 1335 yıl geçmesine rağmen Yezit anlayışının hergeçen zaman diliminde daha da zalimleştiğine ve katliamlarına devam ettiğine tanık oluyoruz ve yaşıyoruz. Katliamcılar, dün Kerbelâda nasıl ki acımadan altı aylık Ali Ekberi babasının kucağında onlarca ok ile şehit etti iseler, daha dün Diyarbakır/Sur da, Cizre'de, Varto'da, Dersimde, Kırşehir'de ve Ankara Gar meydanında da küçük yaşta çocuklarımızı katlettiler.
"Dün Kerbelâda İmam Hüseyin ve 72 şehid-i şühedanın kanını akıtan zihniyet devam etmektedir. Biz Aleviler yani İmam Hüseyin'in yoldaşları… Kerbelâ davasını bugünlere kadar sıtk-ı sadakatle, başımız dik olarak taşıdık. Bundan sonra da İmam Hüseyin'in çizdiği o onurlu davayı daha ileriye taşıyacağımızdan kimsenin kuşkusu olmamalıdır… Tuttuğumuz oruçları, verdiğimiz lokmaları, şehitlerimize adayarak büyük bir sahiplenme duygusu geliştirmeliyiz”.
Bu açıklama gösteriyor ki Aleviler, sadece tarihi bir olayı anmakla kalmıyor, bunu günümüz olaylarına bağlayarak mazlumdan yana bir dayanışma ve hak talebinde bulunmaktadırlar. Alevi, inanç ve itikadına, yaşama tarzına ve yaşamı değerlendirme algısına uygun bir davranış sergilenmektedir.
Alevi Kurumları[2]nın ortak talebi üzerine 11.10.2015 tarihinde Garip Dede Dergâh'ında bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantı da Barış şehitleri için yapılacak hizmetler, toplumsal gelişmeler konusunda Alevi Kurumları ve Alevi toplumunun sorumlulukları ele alındı. Yapılan görüşmeler sonucunda;
"Kurumlarımız, birlikte davranacak ve tutum belirleyeceklerdir. Ankara’da Barış mitinginde katledilen, Barış şehitlerinin Hakka uğurlanması, şehit ailelerinin isteği üzerine; Alevi İnanç mekânlarında tüm hizmetler, Alevi Erkan’ına göre yürütülecektir. 2015 Ekim ayında, Yası Muharrem eylemlerimizi Barış Şehitlerine adıyoruz. Aşure Lokmamız, Kent Merkezlerinde, Barış Şehitleri için dağıtılacaktır. Toplumda yaratılmak istenen kaos ortamına karşı, Barışın sesini yükseltmek ve birlikte yaşam için, herkesi duyarlı olmaya, toplumsal dinamikleri sorumlu davranmağa çağırıyoruz. 11.10.2015"
Alevi birçok kuruluş[3] "Basına ve Kamuoyuna Açıklama" yapmıştır:
"Ülkemizde Suruç katliamı ile başlayan yeni süreç kanlı şekilde devam ettirilmektedir. Gün geçmeden yeni katliamlar yapılarak bir öncekinin üstü örtülmektedir. Suruç’un acısı soğumadan yaşanan yeni ölümler, en son Cizre katliamı ile farklı bir şekil almıştır.
"Bu savaş ortamına ve yurttaşlarımızın ölümlerine dur demek için, DİSK, KESK, TTB, TMMOB'un çağrısı ile Ankara Sıhhiye Meydanında yapılacak ‘’Savaşa inat barış hemen şimdi’’, Emek-Barış-Demokrasi Mitingine, barış şiarını daha yüksek sesle haykırmak için, 10 Ekim 2015 tarihinde biz Alevi kurumları da katılım kararı almıştık. İnancımızın gereği olan ve insanların en yüce hakkı olan yaşama hakkı için meydanlarda barışı haykırmak istemiştik. Bu istek için Ankara Gar’ın da toplanan binlerce Can’ın yaşam haklarına saldırı olmuş, yüze yakın canımız Hakka yürümüş yüzlerce canımız yaralanmıştır.
"Bu süreçte yapılan tüm katliamların ve savaş politikalarının sorumlusu siyasi iktidardır. Bugün yapılan saldırı, bu ülkede sadece barış isteyenlere değil, ülkenin toplumsal barışına da yapılmıştır. Ülkenin dört bir yanından gelip barış ve kardeşliği haykırmak isteyenleri ölüme mahkûm eden zihniyet, siyasi iktidarlarını sürdüremeyecektir.
"Biz Aleviler tarihimizde olduğu gibi mazlumun yanında zalimin karşısında olmayı sürdüreceğiz. Yapılan tüm katliamlara rağmen, Aleviler olarak barışı savunmaya ve halkların kardeşliğini haykırmaya devam edeceğiz. Katliam sorumluları er ya da geç mutlaka hesap vereceklerdir.
"Zalime karşı mazlumun direniş simgesi olan Hz Hüseyin’in şehit edilişinin yıl dönümüne denk gelen bu katliam, günümüzde Yezid’lerin halen yaşadığının ispatıdır. Barış yolunda tenleri ölüp Hakka yürüyen tüm Can’ların devri daim olsun ışıklar içinde yatsın. Ailelerine ve yol arkadaşlarına sabırlar, yaralı Can’lara acil şifalar dileriz. Yaşanan bu saldırı ve katliam karşısında tüm kurum ve canlarımızı sağduyulu ve dikkatli olmaya çağırıyoruz".
Alevi Bektaşi Federasyonu[4] "Ölüler Saygıyı Hak Eder" başlıklı bir bildiri ile, Türkiye'de yaşanan olumsuz duruma, savaş ortamına ve olaylarına karşı bir açıklama yaptı. Burda son bir ay içinde Kürt coğrafyasında vuku bulan olaylar özetlenmiş gibidir:
"Cizre’de insanlık buzdolabında dondurulurken, Şırnak’ta önce katledilip, sonra bir polisin Akrep aracının arkasına bağlanmış, Hacı Lokman Birlik’in cansız bedeni yerlerde sürüklenirken çekilmiş görüntüler medya da dolaştırılırken, Silvan’da polis tabancasını gazetecinin şakağına dayayıp ‘’tetiği çekerim lan’’diye haykırırken, 80 Yaşındaki bir kadının kafasına namluları dayayarak, kolları kırılırcasına bükülerek gözaltına alınırken, İnsanlık barışı umut etmekten nasıl söz edecektir.
"Her sabah gözlerimiz hangi ölümlere açacağız diye uyanırken, ölü bedenlere yapılan işkencelerle güne başlıyoruz. Dün Varto’da öldürülen kadın gerillanın çırılçıplak işkence yapılmış bedeni gözlerimizin önünde ve belleğimizde tap taze dururken, bu gün Şırnak’ta Hacı Lokman Birlik’in cansız bedeni bir akrep aracının arkasına bağlanmış sokaklarda süründürülüyor ve devlet eliyle ölü bir bedene işkence yapılıyor.
"İnsanlık ölmüş, yerlerde sürükleniyor! Katliam ve kanlı tarih yeniden sahneleniyor ve kulaklar sağır, gözler kör, diller lal. Geleceğimiz elimizden alınıyor, gözaltılar, baskılar, yıldırma politikaları toplumun her kesimine karşı hiç hızını kesmeden devam ediyor. Gazeteler, partiler, dernekler basılıyor, gazeteciler dövülüyor, insanların başlarına silahlar dayanıyor, kollar bükülüyor, dahası öldürülüyor. Devlet şiddetini tırmandırdıkça tırmandırıyor. Milletvekilleri seçim bölgelerine alınmıyor, polisin ve askerin engellemeleriyle ve şiddetiyle karşı karşıya kalıyor. Bunun gerekçesine de ‘’Can güvenliği’’ deniyor.
"Barış-barış diyenlere devlet kurşun sıkıyor, şehirleri kuşatıyor, ibadethaneler, mezarlıklar, evler bombalanıyor. Camilerin minarelerine keskin nişancılar yerleştirilerek, ezanı susturuyorlar. Minarelerde ezan sesi yerine, kurşun sesleri yankılanıyor. Bu da dünyanın gözleri önünde, devletin polisi, özel timleri tarafından gerçekleştiriliyor.
"Savaşlarda düşmanlar da, ölüler de saygıyı hak eder.
Barışta ısrar, insanlıkta ısrardır!"
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












