- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Müzikler ve yasaklar

Sedat MEMİLİ / Yazar
Bir erkek sesi bağırıyordu
“Mahallenize geleceğim, mahallenizde köpek vuuaaaaar. Vuuuaaaar.”
Bu ne?
Bindiğim dolmuşta teypten yükselen ses kulakları sağır ediyordu. Ardından işveli ve davetkâr bir kadın sesi yanıt verdi;
“Köpeği zincire bağlamışam önüne de ekmek doğramışam.”
Vay canına! Bir türküymüş bu.
Anladığım kadarıyla adam sevdiğinin mahallesine gelmek istiyor ama köpeklerden korkuyor. Kadın da garanti veriyor;
Köpeği zincire bağlamışam” bununla da yetinmiyor. Bir garanti daha veriyor “Önüne de ekmek doğramışam.”
İki sevgilinin buluşabilmesi için engel görülen köpek, ancak boynuna tasma vurularak ve önüne ekmek doğranarak etkisiz hale getiriliyor. Erkek artık yüreğinde köpek korkusu olmadan sevgilinin mahallesine gidebilir.
Olayın burada bittiğini sanıyordum. Ama yanılmışım.
Erkeğin korkuları burada bitmiyor. Köpek zapt edildikten sonra erkek yeniden bağırıyor:
“Mahallenize geleceğim mahallenizde bekçi vuuaaaaar. Vuuuaaaar.”
Hayda! Peki bu nereden çıktı. Bekçi ne karışır sevgililerin buluşmasına. Yoksa bunların buluşması gayrimeşru bir ilişki mi? Ya da bekçilerin sevgililerin buluşmasına engel olmak gibi bir görevleri mi var? Tabi burası anlaşılmıyor ama kadın sesi, aynı işveyle bağırıyor.
Bakın şimdi. Diyor ki;
“Bekçiyi karakola yollamışam. Zilleri takıp oynamışam.
Köpeği bağlamışam Önüne ekmek doğramışam” Tıntırı... Tıntırı... Tıntırı müzik devam ediyor.
Artık bundan sonraki yorumu yapamıyorum. Yorumu yapmak için yargımı da koymam gerek. Utanacağım şeyleri düşünmek istemiyorum.
Bağırtı “müzik” olarak piyasada satılıyor. Alıcısı da varmış ki, dinliyoruz.
Dolmuş müzikleri deyince aklıma geldi. Sekiz on yıl önceydi. Mersin’de dolmuşa binmiştim. Bir ara şoför teybi çıkarttı koltuğunun altına koydu. Merak ettim.
“Hayırdır?”
“Abi” dedi bak Belediye Zabıtaları”
“E’ noolmuş zabıtalara?
“Abi sen nerede yaşıyorsun ya. Belediye dolmuşta teypleri yasak etti. Kontrol içinde zabıtaları görevlendirdi. Yakaladılar mı Alim Allah arabayı üç gün bağlıyorlar”
“İyi de ben hiç Mersin’de teypsiz dolmuş görmedim. Nasıl yakalama bu?”
“Abi, zabıtalarda biliyorlar. Gördükleri zaman birer paket sigara veriyoruz. Bir de dolmuşlara bedava biniyorlar. Onlardan para almıyoruz.”
Düşündüm. Helal olsun Mersin’in DSP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan’a emrindeki zabıta memurlarına asli görevlerini yaptıramayınca, kurallar icat edip, memurlarının ulaşım ve sigara paralarını dolmuşçu esnafına yüklemiş.
Yine de Başkanın hakkını yemeyelim. Kendisine sormadım ama belki de bir gün o da dolmuşa bindiğinde iğrenç bir müzikle yolculuk etmek zorunda kaldığı için, dolmuşta teypleri hepten yasak etmiştir.
Varsın olsun…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












