- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Ne hükümet ne cemaat sadece adalet!

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
Tam bir yıl önce başladı iktidar-cemaat çatışmaları. Öncesinden bunun ipuçları sayılabilecek gelişmeler yaşandı ama genel kanı, “Bunlar yine anlaşırlar” şeklindeydi.
17-25 Aralık operasyonu sonrasında ise geri dönülmez bir yola girildi. İktidar operasyonlar sonra seçimle gelen hükümete darbe yapıldığını iddia ederken, cemaat yolsuzluk operasyonu olduğu iddiasından geri adım atmadı.
Her iki kesime de aynı mesafede olanlarsa biraz temkinli bir bekleyişe girdi...
Bir yıl geçti. Şimdi başka şeyler konuşuluyor. Ancak bir yıl önce sancılı bir şekilde başlayan kırılmanın ardından bugün başka şeyler konuşulsa da kişiler aynı! Karşılıklı suçlamalar da bir yıldır en ağır şekilde sürüp gidiyor.
Ancak her iki taraftan da sağlıklı bir özeleştiri yaptığını göremedik.
Ne iktidar “hain” dediği cemaatle yıllardır süren birlikteliğine ilişkin tatmin edici bir açıklama yapabiliyor, ne de cemaat yolsuzluk yapmakla suçladığı AK Parti’ye neden bunca yıldır destek verdiğini açıklayabiliyor.
“Yanılmışız” demek her şeyi açıklamıyor.
Böyle bir yanılgı olmaz. Ortaklık bozulmadan önceki süreçle ilgili o kadar içiçe bir yapıydı ki iktidar ve cemaat, eleştirilen ya da övgü dizilen birçok uygulamayı birlikte yaptılar.
Bugün gelinen toz duman içindeki ortamda bile geçmişe yönelik soruların yanıtlanması gerekiyor. Benzeri sorular yanıtını bulmadan günümüzle ilgili sağlıklı değerlendirme yapmak zorlaşıyor.
Ancak bu sorulardan önce içinde yaşadığımız süreçle ilgili bazı kurallardan asla taviz vermemek gerekiyor; demokrasi ve adalet...
Ergenekon, balyoz, şike ve benzeri davalardaki gibi insanlar tutuklanarak yıllarca yargılanmayı beklediler. Bugün de benzeri mağduriyetler yaşanmamalı. Haksız uygulamaların en çok acısını çekmişlerden biri olan Tuncay Özkan, yıllarca mücadele ettiği cemaat mensupları için, “Adil, tarafsız ve hızlı yargılama olmalı, insanlar tutuksuz yargılanması” diyor.
İntikam duygusuyla hareket etmeyen, “Benim yaşadıklarımı siz de yaşayın” demeyen Tuncay Özkan’ın bu talepleri, içinde vicdan duygusunu taşıyan herkes için makuldür.
Yaşananlar bir medya grubuna ya da belirli bir düşünceye sahip olanlara yönelik baskı politikası değilse; adil, tarafsız ve hızlı yargılama olmalı, sonucunda da kamuoyunda adaletin yerine geldiği kanısı uyanmalıdır.
Bu nedenle siyasi görüşü ne olursa olsun herkes şunu rahatlıkla söyleyebilmelidir;
Ne hükümet ne cemaat, sadece adalet...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












