- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Ne mutlu Adanalıyım

Talat Özyürek / Yazar
Bir kent bilimci şöyle demişti; Kişi sabah uyandığında ekmeği hangi fırından alıyorsa oralıdır…” Hoşuma gitmişti bu düşüncesi ama eksik görüyorum.
Bence kişi kendini nereli hissediyorsa ve öldüğünde nereye gömülmek istiyorsa oralıdır.
Allah bana birçok yeri gezip görme imkânı verdi.
Sosyolojik olarak her bölge insanının kendine has özelliği olduğuna gözlemimler de tanık oldum.
Bazı şehirlerin insanı sessizdir; bazıları, konuşkan ve hareketli…
Bazı şehirler, sert mizaçlı insan yetiştirirken, bazıları tembel veya geçimsiz insanlar yetiştirebilir.
Şuna şahit oldum ki, her toprak kendine uygun insan yetiştiriyor.
Soğuk iklim, sıcak insan yetişmesine uygun olmuyor.
Yazları sıcaktan kavrulmak… Her yaz “Yav bu ne sıcak, hiç böyle sıcak görmedim” demek… Yine de acılı kebabı vakit varsa lokantada, vakit yoksa tablacıda dürümle yemek…
Pamuğu kozasında görmek…
Turunç ağaçları arasında gezinip, portakal çiçeğinin kokusunu ciğerine çekmek…
“Irgat”ın ve “Ağa”nın ‘Kirve’nin ne anlama geldiğini bilmek…
Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Yılmaz Güney, Erol Taş, Bilal İnci’nin hemşerisi olmak…
Taka’yı kındırık bırakmak… Damda cibinlik altında yatmak… Avel Avel bakmak… Anarya atmak… Daraba’yı kapatmak… Malamat etmek… Vs
Bu Adana’nın fotoğrafıdır.
Aslım Nevşehirlidir; ancak doğma büyüme Adanalıyım…
Başka bir yere gittiğimde nereyi özlüyor ve nerenin eksikliğini duyuyorsam oralıyımdır…
Hangi topraklarda hangi hatıram varsa oralıyımdır…
Bu şehirde doğdum, büyüdüm…
Bu şehirdeki çocuklarla büyüyüp, sokakta onlarla kavga ettim, dövdüm, dövüldüm…
Gulleyi onlarla oynadım; üttüm, ütüldüm…
Bu şehirde okuyup eğitim gördüm…
Bu şehirde, sevdim sevildim…
Çocuklarım… Ekmeğim… Yuvam oldu bu şehirde…
Ağacı, toprağı, kaldırımı, kanalı, barajı, bicisi, seyyar tablacısı, şalgamcısı, şırdancısı, ciğercisi, aşlamacısı, dürümcüsü, kalaycısı, sıcağı, tozu, hızı… Adana, benim memleketim.
Hem insanı bir şehre kayıtlar değil, duygular bağlarmış…
Bu gün gidip nüfus kâğıdına “Paris” yazdıran ertesi gün Parisli olabilir mi?
Adanalılık ruhu gönül bağıdır; Birlikte yaşanılan duyguların, birlikte paylaşılmasıdır.
Bu günlerde Adana sıcak, on yıl önce de bu günlerde sıcaktı, beş yüz yıl önce de…
Ama Adana insanı Adana’dan da sıcaktır.
Derler ki Adana kozmopolit…
Bu Adanalının ne kadar misafirperver, hoş görülü ve sofrasının geniş olduğunun ispatıdır.
Yabancıyı gördüğü zaman, ekmeğini saklamak yerine onunla paylaşır…
Toprağını, umudunu, rızkını paylaşır…
Adanalı toprağı gibi mert ve toprağı gibi duyguları, şarkıları, şakaları, tavırları bereketlidir.
Yüreği yanıp bir “Abovvvv” çekti mi karşıki dağlar yıkılır.
Kendine has kültürü vardır Adanalının, sevgisini söverek ifade eden başka bir şehirli olduğunu zannetmiyorum. Küfründe bile sevecenlik ve içtenlik vardır.
Sıcaktan şikâyet edip de güneşe kurşun sıkan Adanalıdan başkasını göremezsiniz.
Adanalı! nın kendine has bir kültürü vardır.
Bici yemenin neredeyse törene dönüştüğü başka bir şehir bulamazsınız.
Menderes Bulvarı, Kıyı Boyu Caddesi, Emek Mahallesi parkı üzerinde akşam serinliği ile birlikte bici biçicilerin önü bir bayram yeridir. Lüks marka arabasıyla gider, çimlerin üzerine oturur bici yer.
Depremde evlerin ortak havlusuna inip Okey oynayan, Adanalıdan başka kimseyi bulamazsınız.
Adanalı yalnız yemek yemeyi sevmez. Kebabının etini tike tike paylaşır.
Ben Adanalıyım, ekmeğimi Adanadan alıyor, kendimi Adanalı hissediyor ve Adana’da gömülmek istiyorum.
Kayıtlar, kayıtlarda kalsın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Milli birlik13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












