- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Nefretim kutsaldır...

Sedat MEMİLİ / Yazar
Hangisi daha değerli: sevgim mi, nefretim mi?
Eğer bu iki duygudan birini tercih etmek zorunda kalırsam tereddüt etmeden nefreti seçerim.
Sevginin iki yüzlülüğüne asa katlanamadım.
Nefret duygusunda iki yüzlülük yoktur.
Nefret insanı dinç ve uyanık tutar. Hayata karşı dirençl kılar. Yaşama renkli bir anlam karar.
Nefret aktiftir.
Sizden nefret eden asla size ihanet etmez.
İhanet duygusu, sevgiye gizlenmiş olarak gelir. Kötülüğün nefrete gizlendiğini gördünüz mü? En azından kötülük, nefretin yanında onurluca ve yiğitçe gelir.
Bir insan karşısındakine “seni seviyorum” dediği zaman, büyük olasılıkla “ben de…” yanıtını beklediği içindir. Birine “seni seviyorum” diyen insan, sevme ve sevilme ihtiyacını gideriyor ve bu duygusunu tatmin ediyordur.
Hiç itiraf etmese bile sevgi karşılık bekler.
Nefretin karşılık beklediği görülmemştir.
Sevgi tek başına yaşayamaz; ihanet edecek başka bir yüreğe ihtiyaç duyar. Sevgi, ihanet tohumlarını besleyen topraktır. İhanet yeşerinceye kadar sevgi kutsaldır.
Nefretin böyle bir derdi ve beklentisi yoktur.
Nefret, saf, temiz ve katıksızdır.
“Ah ne büyük ihanete uğradım” der seven; oysa asla ihanete uğramaz nefret eden.
Sevgiyi havada uçuşan serbest mal gibi düşünenler, kendi nefretlerine de değer vermezler.
Sevgisini cömertçe harcayan, nefretinin değerinin farkında bile olamaz.
Oysa ben herşeyi ve herkesi sevebilirim…
Sevmek için de çok fazla gerekçe de aramayabilirim.
Sevebilmem için birinin bunu hak etmesine gerek yoktur. Flüt çalan şeytanı da severim, kaçamak bakışlı meleği de… Ağacı da severim, bizonu parçalayan tisahı da… Seni, onu, bunu, herşeyi ve herkesi…
Ama herkesten kolay nefret edemem.
Herkes nefret duygumu hak edecek kadar değerli değildir.
Kişinin nefretimi kazanabilmesi için, benim nezdimde olağanüstü bir değere sahip olması gerekmektedir.
Oysa şu insanlığa bakıyorum da nefretini ne kadar gereksiz şeylere harcıyor.
Yaşama değer veren gerçek duyguya sırt çeviriyor.
Kendi dostuna, kendini kendi yapana, kendine yaşam enerjisi verene yani nefrete…
Bu da insanlığın bir dramıdır.
Sevgi itaat eder; nefret emir verir. Hiç şüpheniz olmasın, emir vermek daha zordur itaat etmekten. Nefret bir sorumluluk duyma; sevgi ise sorumluluktan kaçıştır.
Sevgi bir itaat; nefret baş kaldırı.
Sevgi kayboluş ve tükeniş; nefret ortaya çıkış ve varoluştur.
Sevgi, umutlanmanın sahte dostluğuyla ihanete doğru yol alırken; nefret, hedefe ulaşmanın yöntemlerini araştırıyor olacaktır.
Yeryüzü, başarısızlığının nedenini sevgiye yükleyen gözü yaşlı bedbahtlarla doludur. Ama başarısızlığını nefrete yüklemiş bir fani bile bulamazsınız.
Dinlerden şeytanı kaldırın; geriye ne kalır. Şeytan bile hak etmemiştir nefretimi.
Bu nedenle nefretim kutsaldır; acınası ve yerde sürünen sevgimden.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












