• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Nerede gazetecilik adına kahramanlık (!) yapan efendiler

29.11.2012 09:35
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Günümüzde gazetecilik mesleği, ne yazık ki artık millet için, mazlum için, hakkını arayanlar için ve velhasıl devletin ve milletin bekası için değil, kendi bekaları için bir araç haline getirmiş olduklarını görüyoruz.

Ne de güzel söylüyor şair;

“Dost oldu zalimlere, görmedi mazlumları

Gam çekmedi, gözyaşı dökmedi bir daha.

Kazancı beleş oldu ve leş oldu ıtır gibi,

Gül kokmadı bir daha, beleş pazarına düşünce.”

Bu kentte, Türkiye’nin sayılı şehri olan Adana’da, 17 yıldan beri oturmuş olduğu evinin verilmesi için hukuk savaşı başlatmış olan ve ömrünü bu devletin sağlık teşkilatına vermiş olan 84 yaşında ki Dinçer Yeğenoğlu’nun mağduriyetiyle ilgilene üzülerek söylüyorum 3 gazete var. Ancak ne yazık ki trajı yüz binleri aşan ve Adana ölçeğinde binlerce satan yaygın basının güney ekleri bu mağduriyeti görmezlikten geliyorlar.

Niye?

Neden?

Neden tam anlamıyla şok haber konumunda olan bu habere dönüp bakmıyorsunuz?

Adana’da iletişim araçlarının temel ayaklarını süsleyen ne yazık ki, dört siyasi parti ve dört belediyeden mi ibarettir.

Her gün ne de güzel (!) hikayeler anlatıyorlar,

Allah aşkına okuyucunun bıktığı o hikayeleri yazmaktan siz usanmadınız mı?

Aytaç Durak hakkında hemen her gün haber yapan arkadaş, neden mağdurun ifadesiyle ‘Yüzyılın Zalimliği’ konusunda ki bu haberin üzerine üzerine gitmiyorsun?

Korkuyor musunuz?

Yoksa, “Benim dostum hakkı da çiğnese, haksızlıkta yapsa iyi dosttur” mu diyorsunuz?

Haydi buyurun gündeme getiriverin Dinçer amcanın uğramış olduğu zalimlik boyutunun Nirvana yaptığı haksızlığı?

Ama işinize gelmez böylesine bir mağduriyeti gündeme getirmek.

Neden gelmiyor acaba?

Neden göremiyorsunuz bu vahşeti?

O zaman;

“Ben iktidar aleyhinde de olsa haber yaparım” demeyeceksiniz.

Böylesine bir haberi görmezlikten gelmek, yönetmiş olduğunuz yaygın basın için bir yüz karasıdır.

Uzun lafın kısası, böylesine bir mağduriyeti ele alıp, enine boyuna tartıp kamuoyunun gündemine getiremezsiniz.

Oysa, sizin yerinizde merhamet yanlısı, mazlum yanlısı ve her şeyden önce İlahi adalet ölçüsüne göre değerlendirme yapan, ölçüyü İlahi adalet olarak değerlendiren bir gazetecilik anlayışı olaydı, bu mağduriyet en iyi şekilde değerlendirilirdi.

Ne hikmetse bu arkadaşlardan bazıları, anlının teriyle para kazanan arkadaşlarımızın aksine, kimi 500 bin liralık evde oturuyor, kimi ise 1 milyonluk evde oturuyor.

Yağma Hasan böreği sayesinde;

Bir elleri yağda, bir elleri balda olursa, olur mu hiç mazlumun yanında yer almak?

Şimdi neden mağdurun yanında olmadıkları anlaşıldı mı?

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim