- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Nevruz; insanlığın inancı

Sedat MEMİLİ / Yazar
(…) Hitit Tanrıları, Babil Tanrıları gibi gibi uysal ve uyumlu değiller. Kendi aralarında bir takım tartışmalar çıkmaktadır. En büyük Tanrılardan biri olan Telepuni (Ki, Babillerin ölüp dirilen Tanrısı Tammuz ile eşdeğer) insanlara ve Tanrılara karşı öfkelenmiş ve kaybolmuştur. Kendisi anynı zamanda Bereket Tanrısı olduğu için ülkede kıtlık ve sefalet baş göstermiştir. Kendi güç ve yetkilerini aşan bu durumla karşılaşan diğer Tanrılar, Telepuni’yi aramaya koyulurlar. (Kışın bitmesini ardından baharın gelmesini istemek) Ne kartal ne de büyük tanrılardan Fırtına Tanrısı bulamaz onu. Ancak Ana Tanrıça’nın görevlendirdiği Arı bulur Telepuni’yi.
Öfkesinin nedenini soran Ana Tanrıça’yı şöyşe yanıtlar Telepuni: “Tanrı olduğumdan beri, kendime ait olamadım. Tanrılık sıfatının ağırlığını duymadan, kendimce olmak istedim.”
Ana Tanrıça sesini yumuşatarak:
Telepuni, sen tanrısın,
Sen yeniden doğuşun, / dirilişin / Can verişin
Taze yapraklara kavuşması / Kurumuş ağaçların,
Koyunların kuzulaması / Toprağın yeniden hayat bulmasısın.
Sen / her doğuşuyla güneşin / Toprağın ısınması / Evrenin bir tohuma sığmasısın…
Ancak / Seninle başlar bereket / Üzümler salkım saçak / Rengarenk süslenir meyvelerinle ağaçlar…
Sen bir bakış / Bir renk / Bir heyecansın
Her yıl yeniden doğuşa / Verilen bir cansın…
Yokluğunla / Kaybeder gelinliklerini / Kuru bir dala dönüşür ağaçlar
Kaybeder ovalar / Çimenden giysisini,
Açlığa mahkum insanlar,/ kaybeder umudunu / Neşesini…
Sen Tanrı telepuni,
Sen tarım / Sen bereket, / Sen yeniden doğuş tanrısı / Ait olamazsın kendine
Devam etmelisin / İnanan insanların hizmetine…
Yakışmaz sana kaybolmak
Doğayı sensiz / İnsanı umutsuz bırakmak.
Bu bir düzendir ancak,
Dün / Bu gün / yarın / Yaşadıkça İnsanlar
İnançları hep var olacak…”
*
1998 Yılında yayınlamış olduğum “Kendini Arayan Tanrı” kitabımdan alıntı yaptığım bu bölüm, insanlığın baharı karşılama törenleri ile ilgilidir.
Zor kış koşullarından kurtulup, yeniden toprağın uyanışı ile yaşamı karşılamak insanlığın evrensel ve ortak bir değeridir.
Farsça adı gündemde olduğu için “Nevruz” demekteyiz.
Oysa, bir Kürt bu benim bayramım derse doğrudur.
Türk’de derse doğrudur.
Bir Alman, Bir Fransız, Bir İranlı… Kim sahip çıkarsa çıksın doğrudur.
Çünkü, Nevruz diye adlandırdığımız bu anlayış insanlığındır.
Üzerinde durmamız gereken şu, efsanelerde, kötülük ile iyiliği barıştıran; olumsuzlukları yok eden, Tanrılar arasında dahi anlaşmanın gerekçesi olan Nevruz’u kana bulamaya kimsenin hakkı yoktur.
Nevruz’u kana bulamak, insanlığın evrensel değerlerine yapılmış bir saldırıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












