• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Numan Kurtulmuş ve Başbakan'ın sözleri Muhsin Yazıcıoğlu'nu hatırlattı

26.09.2012 09:46
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Haliç Kongre Merkezi'nde yapılan bir tören ile AK Parti saflarına katılan Numan Kurtulmuş, törende yaptığı konuşma ile gönüllerde deyim yerindeyse taht kurdu.

AK Parti'ye katılmasını bir çınarın dallarının buluşması olarak değerlendiren Numan Kurtulmuş, tarihten gelen milletimizin misyonunu ifade eden konuşması bana Rahmetli Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nu hatırlattı.

İkili görüşmemizde Rahmetli Yazıcıoğlu;

"Biz Anadolu'da kaybolan medeniyet bayrağımızı yeniden inşaa etmek için mucadele ediyoruz, Bu yolda Kur'an medeniyeti uğruna 1000 tane kellem olsa, hepsini vermeye hazırım" derken,

Numan Kurtulmuş;

"Biz siyaseti, medeniyetimizin yeniden ihyası için yapıyoruz" dedi,

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise katılım töreninde bakın neler söylüyordu:

"AK parti'nin omuzlarında taşıdığı misyon, büyük bir kadim medeniyetin ruhu ile şekillenmiştir. Bu hareket bu dava kökü derinlerde olan, kökü medeniyetimizle yaşıt olan ilkeleri, vizyonu ve bu noktada o misyonu üstlenmiş bir davadır" diyordu

Bu ülkenin yetiştirdiği üç kıymetli siyaset adamının, görüşlerinin ana fikrine böyle.

Üçü de aynı şeyi söylüyor.

Üçü de taaaa..... İspanya'ya kadar uzanan ve kaynağını Kur'an'dan alan medeniyetimize vurgu yapıyor.

 Bu liderlerin, tarihimizde şanlı ve gururlanacağımız destanların inkişafına mazhar olmuş medeniyeti neden ısrarla istiyorlar?

O medeniyete şöyle bir bakalım;

Medeniyet, şehirlilik demektir ki bununla, bir millet ve toplumun maddi-manevi mevcudiyetine ait, onun üstün vasıflarından fikir ve sanat hayatına, ondan da ilim, teknoloji, sanayi ve ticari aktivitelerine kadar pek çok alanda ulaştığı hayat tarzı ve üslubu kastedilmektedir. Böyle bir toplumda sınıflar arasında bir ayrışma değil, dayanışma ve yardımlaşma vardır. Yukarıdan aşağıya doğru adalet ve merhamet, aşağıdan yukarıya doğru da saygı ve ahlak mevzu bahistir. İşte böyle bir hayata, medenice yaşama denir. Bu manadaki bir medeniyet İslam'la doğmuştur ve biz böyle bir medeniyetin talipleriyiz.

Şu andaki umum ahvale göre bu biraz hayalî olsa da, böyle bir medeniyetin hasreti öteden beri hep çekile gelmiştir. Eflatun, "Cumhuriyet"ini böyle bir medeniyet mülahazası çerçevesinde örgülemiştir. Farabi El-Medinetü'l-Fazıla'sında hep ondan söz etmişdir. Onlar anlata dursunlar Şopenhaur'un dediği gibi, bazıları işin sadece lafını eder, bazıları da onu fiilen yapar. Hz. Muhammed (aleyhissâalâtü vesselam) bütün bu yaklaşımların üstünde aşkın bir medeniyet tesis etmiştir. Allah Resulü (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayallerde yaşanan bir medeniyeti harika şekilde inşa edip ortaya koymuştur.

Sizin anlayacağınız son 6 asırlık Osmanlı medeniyetinde, Osmanlı; savaştığı ülkelerde, o ülkelerin milletini hayran bırakacak  davranışların kaynağı, İslam medeniyetiydi.

 ABD ve Batı aleminde olduğu gibi, gittiği ülkelere felaket götüren, zulümlerin katmerleşmesini zuhur ettiren değil, ferahlık götüren, adaleti tesis eden ve insanları dünlerinde, kültürlerinde ve yaşam biçimlerinde özgür bırakın bir medeniyetin hasretinden bahsediyor bu liderler.

 

Bakın Sayın Başbakan açıkça ne diyor?

 "Bizim dinimiz, tüm insanlığa indirilmiş olan İslamiyet, ne etnik milliyetçiliği emrediyor ve ne de dini milliyetçiliği emrediyor"

Numan Kurtulmuş konuşmasında Sait Halim Paşayı, Mehmet Akif Ersoy'u Said Nursi'yi ve Necip Fazıl fikriyatını örnek gösterirken, bu değerlerimizin batının köhnemiş medeniyeti karşısında, ne denli bir mücadelenin içerisinde olduklarını ifade etmekteydi.

AK Parti'nin yol haritası menzile doğru ilerlerken, İktisat profösörü Numan Kurtulmuş gibi bir şahsiyeti saflarına katmasıyla, yol haritasındaki ilerleme kim ne derse desin gücüne güç katmıştır.

Öyle bir güç ki, milletimizin tarihi derinliklerinden gelen medeniyet misyonunu çok iyi algılamış, fikriyat dünyasını özümsemiş ve en önemlisi o misyonu yaşam biçimi olarak hayata geçirmiş olan Numan Kurtulmuş, ekonomik alanda olduğu gibi, dış politika ve eğitim politikası konusunda, yeni bir tarzı ve yeni bir değeri ortaya koyarak, Yeniden Büyük Türkiye'nin oluşumunda önemli bir sinerjinin adımını şimdiden atmıştır.

Bu gün Batı, alemi İslam aleminin içine düştüğü şu musibetleri büyük bir keyifle izlemekte ve meydana gelen musibetlerin devamı için ne gerekiyorsu onu yapmaya çalışıyor.

Artık bu oyunların bozulması lazım.

Yeter ki bu ülkeyi yöneten beyinler, atalarının bıraktığı tarihin derinliklerinden gelen mirası ve o medeniyet ruhununa sahip çıksınlar.

Yeni güç birliğiyle, siyasi ve ekonomik alanda yakalanan istikrarın, öyle inanıyoruz ki bu dönemde terör konusunda da sağlanarak, Türkiye'nin bölgesinde büyük bir güç olma yolunda hızla ilerlerlemesinin önündeki engeller kalkmış olacaktır.

 

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
gazi celal
27 Eylül 2012 Perşembe 10:49
tarih ve gerçekler
sayın yazar, bizlere günümüz ve tarihsel gerçekleri anlatarak, ufkumuzu genişletip endülüse kadar götürdünüz. düşünemediklerimizi çok yalın bir şekilde anlatmışsınız.kutluyorum ve sağlıklar diliyorum.saygılarımla.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim