• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Ankara : 24 °C

Obezite modern insan hastalığı

21.03.2015 13:43
Obezite modern insan hastalığı
Obezite modern insan hastalığı

Sigara tiryakiliği ile birlikte önlenebilir ölüm nedenleri arasında gösterilen obezitenin, tüm dünyada halk sağlığını tehdit eden genel bir sorun olduğu, hareket yetersizliğinin de bu hastalığı körükleyen en önemli neden olduğu belirtildi.
Obetizenin, aslında gıdaya kolay ulaşılan modern çağın bir hastalığı olduğunu kaydeden Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, ne kadar az yersek yiyelim karşılığında gıdalarla alınan enerjiyi yakmamamız halinde kilo almamızın kaçınılmaz olacağını söyledi.

MODERN İNSANIN SORUNU
Tüm dünyada 2000 yılından 2015'e kadar hiçbir ülkede obezite verilerinde bir düşüş görülmediğini bildiren Prof.Dr. Tarık Zafer Nursal, Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre “2 milyar insanın aşırı kilolu, bunların üçte birinin ise obez olduğu” bilgisini verdi. Prof. Dr. Nursal, insanların eski çağlarda obeziteyi tanımazken, tarımsal teknoloji ve ulaşım araçlarının gelişmesinin gıda edinmeyi kolaylaştırdığını bunun beraberinde getirdiği hareket yetersizliğinin ise obeziteyi modern insanın yaşamına soktuğunu ifade etti.
“Eski çağlarda insanlar eğer bir hayvan avlayabiliyorsa ya da doğada yiyecek bir şeyler bulabiliyorlarsa yiyorlar, yeniden bir yiyecek bulabilmek için belki üç gün aç dolaşıyorlardı. Ancak çağların getirdiği gelişmelere paralel olarak gıdaya ulaşmak kolay olunca hareket de azaldı ve insanlık obezite ile tanıştı”dedi.

AZ YİYEREK DE KİLO ALABİLİRSİN
Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, “Ne kadar az yerseniz yiyin eğer yakmıyorsanız kilo alırsınız. Hayatınızda fiziksel bir aktivite yoksa az yeseniz de kilo almanız kaçınılmazdır.
Bu duruma daha metabolizmalarımız uyum sağlayamadı. Dünyada her ne kadar bir açlık bile olsa her yerde çok ucuza doymak mümkün. Yemeği yedikten sonra eğer hayatınızda hiçbir sportif aktivite yok ise obezite ile karşı karşıya kalmak üzere olabilirsiniz. Fiziksel aktivitenin artırılması, kilo kontrolü üzerindeki en iyi sonuç veren uygulamadır. Ancak toplumumuzda her dört kişiden üçü yeterli fiziksel aktivite düzeyine sahip değil. Bu da obezitenin yaygınlaşmasındaki en büyük neden” diye konuştu.

UZUN VE YANLIŞ DİYET DE KİLO ALDIRIR
Hareketsizlik gibi yanlış diyetlerin de kilo verme yerine, aksine kilo almaya neden olabileceğini kaydeden Prof.Dr. Tarık Zafer Nursal, “ Uzun süreli ve başarısız her diyet programı yeme bozukluğunun gelişimine yol açarak kilo alımına sebep olur. Bireyi tanımadan, beslenme alışkanlığını bilmeden yapılan diyetler kişiye yarar yerine, çok büyük zarar verebilir” diye konuştu.

KİMLERE OBEZ DENİR?
Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, “Obez”in tanımını da yaptı. Kimlere ‘obez’ denebileceğini boy ve kilo endeksi oranı ile açıklayan Nursal “ Boyu iki kez kiloya bölüyoruz çıkan sonuç 40’ın üzerindeyse obezdir. Örnek olarak 120 kiloda ve 1.70 boyundasınız. 120/1.70/1.70=41.5 eder. Çıkan sonuç 40’ın üzerinde olduğu için obez sınıfındasınızdır” şeklinde konuştu.

İLAÇ, DİYET VE SPORDAN SONRA ÇARE, AMELİYAT
İlaçların, diyetin ve sporun etkisiz kaldığı durumlarda ameliyata başvurulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, günümüzde en sık kullanılan kısıtlayıcı ameliyatların mide kelepçesi olarak bilinen laparoskopik mide bandı ve tüp mide ameliyatları olduğunu söyledi. Nursal sözlerine şöyle devam etti;
“Bu ameliyatta amaç midenin fundus ve korpus adını verdiğimiz midenin geniş kesiminin çıkartılarak tüm midenin ince bir tüp haline getirilmesidir. Böylece hasta ameliyat öncesine göre çok daha az besin maddesi tüketebilecek hale gelir. En önemli avantajlarından birisi, midenin çıkartılan kısmından salgılanan açlık hormonu düzeylerinin azalmasıdır. Açlık hormonunun azalması ile hasta ameliyat sonrasında çok daha erken doygunluk hissetmeye başlar.”

DÜZENLİ KONTROL ŞART
Obezite ameliyatları sonrasında kontrol süreleri ve kişilerin neler yiyip yememeleri hakkında bilgilere de yer veren Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal,“ Kontroller ilk 1 ay düzenli olarak her hafta yapılmalıdır. Sonrasında 3 ay sonra, ardından 6 ay ve senelik olarak kontrol süreleri uzamaktadır. Ameliyat olan kişiler ilk 1 ay sıvı ağırlıklı 1 aydan sonra lif içermeyen gıdaları iyice çiğneyerek yiyebilirler. Ama 6. haftadan sonra lif içeren gıdaları da çok iyi çiğneyerek artık normal yaşantılarına dönebilirler. Ameliyat sonrasında kişiler asla asitli içecek ve sigara tüketmemeliler” dedi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim