Olacak şey değil!

Bir günde dört mevsim yaşar mı insan? Beş mevsim de yaşar! Beşinci mevsim kişiye özgün bir tercih olsun…
Ölümler, sevinçler, beklentiler, ayrılıklar, kavuşmalar… Yürek dağlayan, akıl donduran bestelerin sağanağına tutulduk sanki… Bir dostumun “babacığını” yolcu ettik. Ben omuz veremedim engellerden ama yüreğimi ve dualarımı verdim… Bir diğer dostun “babacığı” kansere yakalanmış… Bir başka sevdiceğimin ayrı bir iş telaşı ve hayatın sırtına yüklediği ağır sorumluluklar! Her seferinde yüreğimi burgu gibi döndüren keder yüklü hamlelere maruz kalıverdim. Çok değer verdiğim bir başka kardeşim ve eşi; “boşanma” belasının içine, dizlerine kadar saplanmışlar körkütük bir akılla… İyi ki hayat var ve tatlı bir “Rüzgâr” esiyor gelecek adına!
El verdim, yürek verdim derken ben de kapıldım kederin yıpratıcı ve kahredici fırtınasına… Bulandı yüreğim çamuruna dertlerin, mutluluk bahasına!
Ayarı bozuk akıldan, yüreği donuk bedenden, bakıp da görmeyen körden farksız, algı ve anlayışlara inat bir “kaygı humması”na tutuldum!
Harften heceye, heceden kelimeye, kelimeden cümleye dökülen iz bırakmış tecrübeler eşliğinde duygularım galeyana geldi! Dil döktüm çölün sıcağında susuzluktan çatlamış, kurumuş yüreklere, bin bir vaveyla ile… An geldi mazi oldum, an geldi ati! Dert, şimdiki zamanda… Çabaladım, çabalıyorum son an’a kadar! Gerekçeler gerçeksiz! Tam bir “bahaneler bestesi” çalıp söylenmekte. Herkes haklı olunca; haksız olan ben miyim? İncir çekirdeği etmez habbeler kubbe olmuş, çözümü basit engelleri kaldırmak, ağır geliyor “ben” merkezli algılara!
Nedense “biz”; “ben/lik” sarmalından kurtulamıyor!
Tam da bu düşünce girdabında boğuşurken bir başka dostumun “çay ocağı”na uğradım. Kısa bir mola anıydı. Bir çay içip, başka bir toplantı molasına gidecektim. Dostum sevinçle yanıma geldi. Kendisine de bir çay istedi. Bir bardak çay içimliği süreye bir ömür sığdı sanki. Söz boşanmalardan açıldı. Sanki neşter vurmuş da içimi görür gibi konuşmaya başladı.
“Ya ben bu zamane insanlarını anlayamıyorum!” dedi Vahap usta ve devam etti içten serzenişlerine:
“Ne kadar da basite alıyorlar insanlar şu evliliği… Herkes karşısındakine ağzına geleni söylemeyi özgürlük sanıyor! Saygı, sevgi, tahammül, takdir etme, bir ‘Hoş geldin’, ya da bir ‘Gülegüle’, ‘Kolay gelsin’, ‘Nasılsın?’, demekten kaçınıyor. Geçen gün, tanıdığım bir aile fertlerinden biriyle karşılaştım. Hal, hatır sordum. Nasılsınız? diye. Tek cümle: “Biz ayrıldık eşimden!” Yutkundum. Kahroldum. Çok genç ikisi de.. Neden diye sordum. “Geçimsizlik!” dedi. Bunun sebebini öğrenince daha da kahroldum. Ayrılıklarının ve tartışmalarının ana nedeni:
(Kadın hamile) Doğacak çocuklarına verecekleri isim tartışması. “Yok ben annemin veya babamın adını vereceğim, yok ben vereceğim!” tartışması!”… Ve çocuk henüz anne karnında.. Doğmamış çocuğa ayrılıklarla don biçen ve “mutluluklarını donduran” çiftlerimiz!
Ben daha çok kahroldum. Olacak şey değil! Ama oluyor maalesef! Şimdi bir düşün!
Sevginin sesini, soluğunu, duruşunu, gülümsemesini ve içtenliğini özleyen birileri var!
Hanımefendiler, Beyefendiler! ‘Sevgi üretmiyorsa sevginiz; başarılı bir üretici değilsiniz!’
Gölgesi olan, dünyalar tatlısı meyvesi olan, sadece biraz bakıma, ilgiye ve sevgiye ihtiyaç duyan bir ağacı, birkaç dalı kurudu diye kökten kesmek akıl karı değildir! Hele de canımızın yongası evlatlar söz konusu ise!
Bu dünya ile iş bitmiyor; ‘öteler ötesi’ de var!
Unutmayın;
“Cennet de / mutluluk da / ucuz değildir!” Bedel ister!
İlaç; “sevgi” ve onu koruyan “saygı”dır!
En kötüsü de ‘sevginin cimrisi’ olmak!
“Seni seviyorum!” demek neden çok zor geliyor bizlere?
Faydalı olmak kaygısıyla…
Sevgi ile Kalın…
akt
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












