- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Ölen insanlık mı yoksa sistem mi?

Sedat MEMİLİ / Yazar
Çok değerli dostum Kemal Demirel 60’ına merdiven dayamıştı.
Adıyaman’da başlayan yaşamı önce İzmir sonra da Türkiye’nin dört bir tarafında devam etti.
Koşullar bizi Adana’da kesiştirdi.
Titiz, dikkatli, ilkeli deneyimli bir devrimciydi.
Sanki bu dünyaya devrimcilik yapmak için gelmişti.
Hal böyle olunca, 68 Kuşağından,, 12 Mart Muhtırasına; 80 Öncesi dönemden 12 Eylül’e kadar, ciltler dolduracak anısı vardı.
Onun yaşadığı Türkiye’nin yakın siyasi tarihi idi.
Acıları, sevinçleri, tutsaklık ve özgürlüğü, devletleştirmenin nimetleri, özelleştirmenin felaketi, Köy Enstitülerinin parlak sonuçları, eğitimin katledilmesi, Türkiye’nin borçla zenginleşmesi gibi konuları bizzat yaşamış görmüştü.
Anı denizi gibiydi.
İl Başkanı olduğum zaman tanışmıştım.
Bana gelip anılarını anlatıyordu. Öyle şeyler anlatıyordu ki, “ağzım açık” dinliyordum…
Sonradan düşündüm; neden yazmıyor? Bu anılar, toplumun ve insanlığın hafızası idi…
Kendimce sorunu çözdüm; konuştuğu için yazmıyordu…
İl Başkanı olarak (nazım geçtiği için) anı anlatmasını yasak ettim.
“Bundan böyle bana anılarını yazılı olarak getireceksin” dedim.
Önce zorlandı ve sonra yazmaya başladı. Bu kez konuşmaz oldu, ha bire yazıyordu.
Yayınlanacak iki kitabı olduğu dönemde yayınevleri ile görüşmeler yaparken, ölüm haberi geldi.
Yağ Cami’nin orada kiremithane dolmuşuna binmiş, dolmuşta kalp krizi geçirmiş. Dolmuşçu gaza basmış ve en yakında bulunan Devlet Hastanesine götürmüş.
Kemal Demirel’i kaybettik.
Geçen hafta haberlerde izledim. Dolmuşta kalp krizi geçiren adam, bir patates çuvalı gibi kaldırıma bırakıldı ve ölüme terk edildi.
İnsanlığın öldüğünü söylüyorlar… Gerçek payı vardır. Ancak bence insanlıktan önce ölen anlayıştır.
Onu bırakan insanları düşündüğümüzde “bir vahşi” bir canavar” olduklarını tahayyül edemiyorum. Olay daha farklı gibi görünüyor bana. O insanlar, oruçlarını tutan, ibadetlerini yapan, belki de ellerine tavuk verdiğinizde kesemeyen insanlardır.
Burada iflas eden ve ölen anlayışlardır; neden sonuç ilişkileridir.
Türkiye’de yaklaşık 84.000 Camimiz bir o kadar da imamımız, günde beş vakit ibadetle yüz yüze geliyor. Kuran kursları, arada konuşan hacı, hocalar, yüzlerce televizyonda milyonlarca lira bedelle konuşup, ahlak öğretenler…
Bunların hepsinin olduğu yerde öldürülen “insanlık” değil; anlayıştır.
Karşılaştığı sorunlar karşısında bilimsel düşünmesi unutturulan, tevekkül ile pasifleştirilen, güce tapınmanın faziletleri ile kandırılan, devamlı ölümü görmekten sıtmaya razı edilen toplum yaratıldı.
Fizik, kimya, matematik, mantık, felsefe derslerinden uzaklaştırılan bu toplum, muhakeme yeteneğini kaybetmek üzere…
İnanın, kriz geçiren insanı aşağıya boş bir çuval gibi atan, dolmuştakilerin zaman kaybetmesine engel olduğu için iyilik yaptığını düşünmüştür. O iyilik yapmak için, kriz geçireni köşeye atmıştır.
Değer, değersizlik, kriz, insana saygı, kendine saygı, vicdan gibi meseleler sadece yorum yapanlar içindir.
Bu o adamın ayıbı değil, dindar toplum oluşturacağım diye, insanın muhakeme yeteneğini ortadan kaldıranların ayıbıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












