Ölen insanlık mı yoksa sistem mi?

Çok değerli dostum Kemal Demirel 60’ına merdiven dayamıştı.
Adıyaman’da başlayan yaşamı önce İzmir sonra da Türkiye’nin dört bir tarafında devam etti.
Koşullar bizi Adana’da kesiştirdi.
Titiz, dikkatli, ilkeli deneyimli bir devrimciydi.
Sanki bu dünyaya devrimcilik yapmak için gelmişti.
Hal böyle olunca, 68 Kuşağından,, 12 Mart Muhtırasına; 80 Öncesi dönemden 12 Eylül’e kadar, ciltler dolduracak anısı vardı.
Onun yaşadığı Türkiye’nin yakın siyasi tarihi idi.
Acıları, sevinçleri, tutsaklık ve özgürlüğü, devletleştirmenin nimetleri, özelleştirmenin felaketi, Köy Enstitülerinin parlak sonuçları, eğitimin katledilmesi, Türkiye’nin borçla zenginleşmesi gibi konuları bizzat yaşamış görmüştü.
Anı denizi gibiydi.
İl Başkanı olduğum zaman tanışmıştım.
Bana gelip anılarını anlatıyordu. Öyle şeyler anlatıyordu ki, “ağzım açık” dinliyordum…
Sonradan düşündüm; neden yazmıyor? Bu anılar, toplumun ve insanlığın hafızası idi…
Kendimce sorunu çözdüm; konuştuğu için yazmıyordu…
İl Başkanı olarak (nazım geçtiği için) anı anlatmasını yasak ettim.
“Bundan böyle bana anılarını yazılı olarak getireceksin” dedim.
Önce zorlandı ve sonra yazmaya başladı. Bu kez konuşmaz oldu, ha bire yazıyordu.
Yayınlanacak iki kitabı olduğu dönemde yayınevleri ile görüşmeler yaparken, ölüm haberi geldi.
Yağ Cami’nin orada kiremithane dolmuşuna binmiş, dolmuşta kalp krizi geçirmiş. Dolmuşçu gaza basmış ve en yakında bulunan Devlet Hastanesine götürmüş.
Kemal Demirel’i kaybettik.
Geçen hafta haberlerde izledim. Dolmuşta kalp krizi geçiren adam, bir patates çuvalı gibi kaldırıma bırakıldı ve ölüme terk edildi.
İnsanlığın öldüğünü söylüyorlar… Gerçek payı vardır. Ancak bence insanlıktan önce ölen anlayıştır.
Onu bırakan insanları düşündüğümüzde “bir vahşi” bir canavar” olduklarını tahayyül edemiyorum. Olay daha farklı gibi görünüyor bana. O insanlar, oruçlarını tutan, ibadetlerini yapan, belki de ellerine tavuk verdiğinizde kesemeyen insanlardır.
Burada iflas eden ve ölen anlayışlardır; neden sonuç ilişkileridir.
Türkiye’de yaklaşık 84.000 Camimiz bir o kadar da imamımız, günde beş vakit ibadetle yüz yüze geliyor. Kuran kursları, arada konuşan hacı, hocalar, yüzlerce televizyonda milyonlarca lira bedelle konuşup, ahlak öğretenler…
Bunların hepsinin olduğu yerde öldürülen “insanlık” değil; anlayıştır.
Karşılaştığı sorunlar karşısında bilimsel düşünmesi unutturulan, tevekkül ile pasifleştirilen, güce tapınmanın faziletleri ile kandırılan, devamlı ölümü görmekten sıtmaya razı edilen toplum yaratıldı.
Fizik, kimya, matematik, mantık, felsefe derslerinden uzaklaştırılan bu toplum, muhakeme yeteneğini kaybetmek üzere…
İnanın, kriz geçiren insanı aşağıya boş bir çuval gibi atan, dolmuştakilerin zaman kaybetmesine engel olduğu için iyilik yaptığını düşünmüştür. O iyilik yapmak için, kriz geçireni köşeye atmıştır.
Değer, değersizlik, kriz, insana saygı, kendine saygı, vicdan gibi meseleler sadece yorum yapanlar içindir.
Bu o adamın ayıbı değil, dindar toplum oluşturacağım diye, insanın muhakeme yeteneğini ortadan kaldıranların ayıbıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












