- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Ölü Bedenler...

Sedat MEMİLİ / Yazar
Birçok konuşmamda “canlı bedene bağlanmış ölü bedenler” den söz etmiştim. Konu bir çok arkadaşımı düşündürmüş. Bu konuda biraz daha açıklama yapmak gerektiği anlaşıldı.
Örnek şu: Korsanlar, esir aldıkları kimseleri, öldürdükleri bir kişi ile bağlayıp denize atıyorlar. Ölü bedenin ağırlığıyla, hayatta kalma savaşı veren canlıya bakıp eğleniyorlar.
Bu bir zevktir; canlının yaşamı üzerindeki egemenlik hakkınız varsa içinizdeki vahşet böyle yansıyabilir.
Dostlarım, her insanın bedenine bağlanmış “ölü bir beden” vardır.
Kiminin bir tanıdığı, akrabası, kiminin eşi ya da kardeşi…
Kiminin ortağıdır ölü beden, kiminin birlikte çalıştığı iş arkadaşı.
Bazen iktidar tamamıyla ölü bedendir halkını dibe çeker. Bazen kişinin kendisi de başka bir canlıya bağlı ölü bedendir.
Varlığıyla birilerini rahatsız eden, yaşamını zorlaştıran, bütün renkleri siyaha dönüştüren ölü bir beden…
Gelinler ile kaynanalar arasındaki bitmez tükenmez kavganın nedeni “birbirlerine bağlı” olduklarındandır. Bazen gelindir ölü beden bazen de kaynana.
Ölü beden beş duyudan yoksundur; sıkıntınızı görmez, çığlığınızı işitmez, acınızı hissetmez;
Çünkü ölüdür.
Ölü beden, neşe ve coşkuyu yutandır.
Bütün yaşam enerjisi onda son bulmuştur. Sabah karşılaştığınızda “günaydın” demesi bile bütün keyfinizin kaçmasına neden olur.
Ölü bedenin sadece insandan oluşmaz.
Bazen insanın kendi içinde beslediği “put” da ölü beden sayılır.
Bir düşünce, bir ideoloji, düşülen yol, bir inanç, bazen ölü bedenler gibi sizi denizin dibine çeker havasız, soluksuz bırakır.
Düş kırıklığı, ölü bedenleri görmeyişimizdendir.
Bizi dibe doğru çeken siyasal bir düşüncenin ya da inancın, ölü beden olduğunu görmediğimiz için yavaş yavaş boğulduğumuzu hissetmeyiz.
Yaşamımızın sonunda suçlayacağımız kimse yoktur; çünkü ölü bedeni kendimiz ürettiğimizin bilincine ulaşırız.
Evet… Ölü beden sadece insandan oluşmaz. Bazı dönemler, komple ölü bedendir. Örneğin siyasal rejimler ve rejimsizlikler. (Hitler Almanya’sı, Mussollini İtalya’sı, Franko İspanya’sı gibi)
12 Eylül ölü bir bedendir. Koca bir ülkeyi, halkı, kültürü ve sosyal yapısıyla birlikte denizin dibine götüren ölü bir beden.
Bizi bu ölüme bağlayan korsanların 20 yüzyıl versiyonları, kahkahalarla güldüler. Şimdi Irak , Suriye, Afganistan halkını ölü bedenlere bağlamakla meşgul oluyorlar.
Ölüyü üretme ve esire bağlama konusunda yeryüzü tanrılarının sayısız yöntemleri vardır.
Bu insanlığın huzur ve coşkusuna dayatılan bir problemdir.
Zaten bu savaş sürmektedir.
Esas üzerinde durmamız gereken sorun, bazı esirlerin, gönüllü olarak ölü bedene bağlanmak istemeleridir. Esirler, ipi de kendileri buluyorlar, düğümü de kendileri atıyorlar. Siyasal literatürde buna “demokrasi” diyorlar. Hani Özal’ı alkışlayan, para babalarını hoş görürüm ama evine ekmeği zor götüren ayakkabı tamircisinin neden elleri patlayana kadar alkışladığını anlayamam.Aynı durum şimdiki iktidar için de geçerli. Ülkenin bütün maddi varlıkları talan edildiği için açlığa sürüklenen ve belediyelerden yardım alacak kadar muhtaç duruma düşürülen insanların AKP’yi bu denli desteklemeleri nasıl açıklanabilir?
Canlılar, ipi bulup, kendilerini ölü bedene bağlatıp, üstelik düğümü de atarak denize atlıyorlar.
İşte sorun bu…
Yine de kişisel önerim, kendimize bir soralım “Ben kimin için ölü bedenim?” bunun yanıtına göre, yaşam biçimini düzenlemeye çalışırsak, zannediyorum hayatımız biraz daha kolaylaşır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












