- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
On İki Yıl, İki Ay!

Mahmut KORKMAZ / Yazar
Türkiye gibi siyasetin var oluş veya yok oluş olarak algılandığı bir memlekette, koalisyonların, pazarlıkların kader bilindiği bir ülkede yılarca yaşadık.
Ak Parti tek başına on iki yıl iki aydır iktidarda olmaya devam ediyor.
Yüzde otuz dörtle kazandığı ilk seçimden bu yana girdiği bütün seçimleri kendi rekorunu kırarak kazanmaya devam ediyor.
Bu başarının nedenlerini muhalefet anlamadı. Anlamasını da bu saatten sonra beklemiyorum.
Cumhuriyetin kurucusu olduğunu hava olarak basan CHP seçim kazanmanın yolunun yeni CHP olmakta aramaya başladı. Yeni olan CHP'nin yaptığı tek yenilik, kendi dava arkadaşlarına makam hırsı ile ihanet etmiş kalbur altı döküntülerinin alalı bulalı yeşilliklerine sığınmak oldu. CHP'li oluşunu çocuklarına bile izah edemeyen bir babayı halkla ilişiklerden sorumlu koltuğa oturtmak çözüm olur sanıyorlar.
Çözüm bu kadar kolay değil. Toplumun neleri yaşadığını ve siyasal genetiğini bilmek lazım. Bu toplum hangi günlerden hangi badirelerden geçti bunu bilmek lazım.
2002 yılına kadar neler yaşandı bir düşünmek lazım.
Toplumun genlerini değiştirmek isteyenler büyük acılara sebep oldular.
Halkın oyları ile iktidara gelen Refah-Yol iktidarı beşli çete ve askeri cunta tarafından yıkıldı.
Yıllardır Demirel düşmanlığı yapan solcuların oyları ile cumhurbaşkanı olan Demirel bu tezgahta baş rol oynadı.
Hakimler ve savcılar askerler tarafından verilen dikte toplantısına bakan beyin 'gitmeyin' demesine rağmen tam kadro katıldılar. Atılan palavraları dakikalarca ayakta alkışladılar.
Post modern darbe döneminde her kesim devletin hazinesine aç kurtlar gibi hücum ettiler. Devletin taşı ile devleti vurmak isteyenler icrai sanat eylediler. Örnek vermek gerekirse Sümerbank diye bir banka vardı. Bu banka Atatürk tarafından kurulmuştu. Bu tanımlama olaya vahamet katmak için kullanıldığı moda bir tanım olduğu için kullanılmıştır. Darbe yapan askeri kesim bu bankayı kelepir gecekondu fiyatına aldılar. Adını Oyakbank yaptılar. Sonrada Hollandalılara iki milyar yedi yüz milyon dolara sattılar. Atatürk'ün emaneti olduğu akıllarına bile gelmedi. Paranın anayı kızdan ayıran sıcak yüzüne dayanamadılar.
Pijamalı medya patronları tarafından talimatlar alan başbakanları gördük. Yine aynı patronun kapı kulu köşe yazarları tarafından anasına avratına sövülen ekonomiden sorumlu bakanlar gördük.
Parti kapatmaları gördük. Cumhuriyet baş savcısının birinci olan partiye 'habis ur' diye açılan davaları gördük. Kapatılan partilere göbek atarak kutlayan sosyal demokratları da unutmadık.
Mecliste Merve Kavakçı'ya yapılan alçakça saldırıları da yaşadık. Gece yarısı evinin basılmasını, vatandaşlıktan çıkarılmasını da gördük. Bu olanları günün özgürlük havarisi paralelcilerin bu zulümlere tek şefaat hakkı, furuat söylemleri ile desteklediklerini de gördük.
'Ürkekçe değil erkekçe' söylemi ile meydanları inleten MHP'nin iktidar ortaklığı bozulmasın diye Rahşan hanımın' faşist ve katiller' hakaretine sessiz kaldıklarını gördük. Başörtüsü sorununu nasıl çözdüklerini de gördük.
Anayasa kitapçığının fırlatılması ile çöken bir ekonomi "al başbakanım bu yazar kasa" diye sembol olan esnafların feryadını gördük. Faizlerin gecelik yüzde yedi bin olduğu, banklarda paraları olan odaların ve babaların paralarının yirmi günde beşe katlandığını da gördük.
Batan bankalardan devlete çakılan iki yüz milyar dolarlık rakamları da gördük. Yine bu gün yolsuzluk edebiyatı yapan paralelcilerin gıklarını çıkarmadıklarını da gördük.
İMF müfettişleri karşısında tir tir titreyen başbakanlar, bakanlar gördük. Amerika'dan gelen ekonomi mehdilerini de gördük.
Hangi birini söylesem bilmem ki.
Yaşamayanlar bilmez.
Bu millet olanları derin hafızasına yazdı. Derin hafızasından genetiğine kodladı. Bu kodları çözemeyenlerin siyasette başarılı olması mümkün değil. Bırak bu kodları çözmek adamlar varlığından bile haberdar değiller.
İşte bu şartlar dahilinde ilk seçimde Ak Parti iktidar oldu.
Ekonomide IMF'yi çantasını koltuğunun altına vererek babasının evine yolladı.
Baskıcı ve despot siyasal askeri vesayete son verdi.
Kürt halkının yıllardır gasp edilmiş haklarını sahiplerine teslim etti.
Ekonomik kalkınma hamlelerine hız verdi.
Sağlıkta çağ atlattı.
Eğitimde devasa yatırımlar yaptı.
Uzun sözün kısası Avrupa ekonomileri çöküşü yaşarken küllerinden doğan bir dev gibi ayağa kalktı Türkiye.
İşte bu yüzden, sırf bu yüzden Ak Parti on iki yıl, iki ay ve kaç gündür iktidar olmaya devam ediyor.
İşte bu yüzden tüm anketlerde yüzde ellili rakamlarda gözükmeye devam ediyor.
Yine işte bu yüzden 2023 ve 2073 vizyonunu gündemine tutuyor Ak Parti.
Diğerleri bir yıl ötesini konuşamazken.
Sözün kısası; oy verme konumunda olan milletin hissiyatını anlayanlar kazanır. Millete hizmetkar olanlar kazanır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Millet korku duvarlarını yıktı21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Büyük laf konuşma12 Aralık 2015 Cumartesi 06:00
- İç restorasyon veya nefis muhasebesi!27 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Şimdi millete hizmet zamanı26 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Paris ve Ankara katliamlarının karşılaştırılması17 Kasım 2015 Salı 06:00
- Bir trajedi ve ihanetin adı cemaat!10 Kasım 2015 Salı 06:00
- Adana seçim analizi06 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Çelik irade, siyasi deha RTE05 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Seçim sonuçlarına bakış04 Kasım 2015 Çarşamba 06:00
- Bu yangın yağmurlarla bitecek!10 Ekim 2015 Cumartesi 07:25
- Geçmişi unutmadan yolda yürümek!29 Eylül 2015 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












