Ortadoğu merkezli 3. dünya savaşı

ABD ve AB, özellikle kendi hegemonik bölgelerinde yüzyıl önce yapılmış dünya coğrafya paylaşımını ve Burdaki siyasal sınırları yeterli görmeyerek yeniden paylaşmak ve düzenlemek için çeyrek yüzyıldır bir planlamanın içindedir.
Bu arada Sovyet Rusya’da rejim değişikliği oldu, eski kutuplu yapı yerini ABD öncüğüne bıraktı. Rusya hızla toparlandı, eski bölgesinde tekrar egemen oldu ve Kırımı ilhak etti. Ukrayna yüzünden Batı Bloku ile çekişti ama bildiğini yaptı.
ABD ve AB, kendi bölgelerinde BOP’u genişleterek konuyu gündemine aldı. Özellikle Bası-Medya kullanılarak dünya kamuoyu yaratıldı ve iki devrede Irak’a saldırdı, Saddamı yıktı ve yerine henüz istikrarlı bir rejim kurmadı, Kuveyt duruyor.
Rusya’nın Afganistan’a girmesi ve Batı Blokunun onu Burdan çıkarması ve bu kez de bunların Afganistan’ı istila etmesi, Pakistan’ın bu kaosa iştiraki, Orta-Asya Devletleri ile dirsek teması ve buraların da BOP’a dâhil edilmesi gündeme geldi.
İran Uranyum işlemesi nedeniyle ambargoya alındı ve ilişkiler kesildi, müeyyide uygulandı. Arap coğrafyasında “Bahar” geldi, her yer çatışma sahası oldu: Libya rejimi değişti, Kaddafi öldürüldü, Tunus, Cezayir, Mısır, Yemen, Suudi ve Birleşik Emirat, Bahreyn ve derken Suriye çatışmaların, bölünmelerin merkezi oldu. İnsanlar öldürüldü, yerlerinden sürüldü, şehirler, yapılar tahrip edildi, doğal ve birikimli zenginlikler, müzeler yağmalandı.
Batı destekli ve onaylı kurulmuş Ortadoğu devletlerinin hemen tamamı destabil duruma getirildi. Merkezinde yapılan hareketler etrafa yayıldı ve bir “domino” etkisi yaptı.
Anlaşılan pulların hepsi yatırıldıktan sonra yeniden bir oyun kurgulanacak. Hala konuya dâhil edilmemiş ve fakat sahada bulunan devletler vardır. Bunlar da iç-çatışmalarla gündeme alınmaktadır.
Başta Türkiye Bölge Devleti olarak iç-çatışma ve bunun manipülasyonları ile sorunlu duruma gelmiştir. Suriye’deki içsavaş, Türkiye’yi de yakından alakadar etmekte ve sorunlar Türkiyede yaşanmaktadır. Sınır ihlalleri, çatışmaları, sığınmacılar için açılmış kamplar ve bunların iaşe ve ibate edilmesi, insanlık gereklerinin yerine getirilmesi, Avrupa’ya gitmişlerin Türkiye’ye iadesi ve Türkiye’nin bir depo sığınma coğrafyası durumuna getirilmesi, bunun için ticari bir konumun ve anlaşmanın yapılması önemli ve sorunludur.
*
Bu çatışma, savaş, kan-barut ortamında Türkiye kendisini ve sınırlarını korumak mücadelesi vermektedir. Barış ortamında yapılmış anlaşmaların vahameti görüldükçe direniş göstermekte ve istenenlere- planlananlara karşı isteklerde-koşullarda direnmektedir. Bunlara karşı bazı tavizler de almakta ve önemli bir konuma gelmiş bulunmaktadır.
Türkiye topyekün bir seferberlik içinde, rolünü oynamak ve zararlı çıkmamak istemektedir. İncirlik Hava Üssünün ABD ve Koalisyonun uçaklarına Suriye savaşı için açılmasına zor ve şartlı olarak “evet” demiştir. Suriye’deki rejim muhalifi ve Kürt dışı silahlı gruplara yakın davranmış ve bununla Suriye’de söz sahibi olmak istemektedir. Türkiye, sınırdan DAİŞ’e yardım ve personel geçişlerinin, petrol tankerlerinin geçtiği bildirilmekte ve Türkiye bunları red-inkâr etmektedir.
Bu konu BM Güvenlik Konseyine de götürülmüştür.
Suriye’deki savaş ve Yemendeki ayaklanma dolayısıyla Suudi Arabistan öncülüğünde ortak bir Ordu oluşturulması gündeme gelmiştir. Bu amaçla, “Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 20 ülkeden oluşan “İslam Ordusu’na bağlı yaklaşık 200 bin askerin katıldığı “Kuzey Fırtınası” tatbikatı Suudi Arabistan'da” yapıldı. Suudi Bakan tarafından açıklanan “Türkiye, Suudi Arabistan öncülüğünde kurulacak 'Teröre karşı İslam İttifakı' için askeri güç vermeyeceğini bildirdi.” Çünkü Türkiye Ordusu, NATO’nun güçlü ikinci ordusudur. NATO’dan izinsiz NATO dışı silahlı bir güce katılmak mümkün değildir.
Suudi Kral Selman Obama’ya Ankara'dan resti çekti!
Suudi Arabistan Kralı Selman, İslâm Zirvesi için geldiği Ankara’dayken, ABD Kongresi'ne sunulan ve krallığın 11 Eylül 2001'de gerçekleşen el-Kaide saldırılarından sorumlu tutulduğu yasa tasarısının kabul edilmesi halinde, ABD'deki 750 milyar dolarlık varlığını satacağı tehdidinde bulundu. ABD-Suudi Krallığı arasındaki gerginlik, ABD'nin İran ile yürüttüğü nükleer müzakereler ve anlaşma nedeniyle daha da artmıştı.
*
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: ”AB sözünde durmazsa, iptal ederiz!”
Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Suriyeli sığınmacılar dolayısıyla, "Eğer AB sözünde durmazsa, biz de Geri Kabul Anlaşması dâhil diğer anlaşmaları iptal ederiz" dedi. TBMM Genel Kurulu'nda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
Putin-Obama Türkiye sınırını görüştü
“Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Barack Obama yaptıkları telefon görüşmesinde Suriye'de ateşkesin korunabilmesi için "Türkiye ile sınırın kapatılması" konusunu konuştu. Rusya ile ABD’nin inisiyatifi üzerine uygulanan ateşkes rejiminin devam etmesi ve gerekli bölgelere insani yardım gönderilmesi gerektiğinin altını çizdiler. İki lider Rusya ve ABD’nin Suriye konusundaki hem özel servisler hem de savunma makamları üzerinden koordinasyonu güçlendirme konusunda anlaştılar. Bu amaçla ateşkes rejiminin ihlal edilmesine operatif tepkiler gösterilmesi için ek önlemler alınacağı belirtildi.”
Başbakan Davutoğlu: “Türkiye sınırlarıyla ilgili nihai sözü sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti söyler”
Başbakan Davutoğlu'ndan Obama ve Putin'e sert yanıt: Başbakan Davutoğlu , ABD Başkanı Obama ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında yapılan görüşmede Rus tarafının Türkiye sınırından Suriye’ye silah ve terörist sızdığını iddia ettiği haberlerle ilgili olarak konuştu:
“Türkiye’nin gıyabında herhangi bir iki ülkenin yaptığı görüşmenin bizim için bir kıymeti harbiyesi bu anlamda yoktur. Kendi aralarında her türlü konuyu görüşebilirler ama Türkiye sınırlarıyla ilgili nihai sözü sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti söyler. Hiçbir başka ülkenin bu konuda, hele hele kapalı kapılar arkasında görüşme yapmasının bir anlamı da yoktur, kıymeti de yoktur. Bu zaten basına intikal eden bir bilgi ama arka planda ne vardır, ne için böyle bir spekülatif haber yayınlanmıştır, bunlar değerlendirmeye ihtiyaç hissedilen hususlardır. Türkiye sınırları, 5 yıldır süren bir iç savaşın tam bir yıkım gerçekleştirdiği Suriye’de sadece mültecilere insani bakımdan açık olmuştur. Şuanda Türkiye’nin misafir etmekte olduğu mülteciler göz önüne alındığında, dünyanın Türkiye’ye sadece teşekkür borcu vardır, hesap sorma hakkı ve haddi kimsenin olamaz.”
Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş : “AB İlerleme Raporu’nun İade Edilecek.
“Avrupa Birliği, 14 Nisan'da AB raporunu yayımladı. Bu Türkiye ile ilgili 9. rapordur. Bu rapor, bizim açımızdan kabul edilebilir rapor değildir. Bizim AB Raporları çerçevesinde 3 kırmızıçizgimiz var. 1915 olaylarına atıfta bulunarak, Ermeni Soykırımı'ndan bahseden AB Raporunu kabul etmemiz mümkün değil. PKK'yı terör örgütleri listesinden çıkartan ve müzakerelerin durdurulması ya da Türkiye'nin kullanacağı fonların askıya alınması şeklinde emare taşıyan rapor kabul etmemiz mümkün değildir. Bu rapor, özellikle 1915 olaylarına atıfta bulunan yönüyle asla Türkiye tarafından kabul edilebilir rapor değildir. Bu rapor, bu anlamda AB parlamentosuna iade edilecektir. Bu raporlar biliyorsunuz hukuki bağlayıcılığı olmayan raporlardır. Siyasi bir nitelik taşır. Biz de bu siyasi önemine binaen bu raporu kabul etmediğimizi ifade ediyoruz".
Kurtulmuş, “Terör örgütüyle fiili mücadele yüksek mücadele azmiyle sürdürülüyor. 20 Temmuz'dan itibaren Türkiye'de eş zamanlı olarak birileri bunların ellerine daha fazla imkân vererek, terör örgütünü Türkiye'nin başına musallat etti. Bu mücadele sonuna kadar devam edecektir. Sorunlarımızı çözecek yer de TBMM'dir. Hiç kimse tekrar terör örgütüyle müzakere edilmesini beklemesin" dedi.
*
Görüldüğü gibi tüm sahalarda, askeri, siyasi, ekonomik ve diplomatik sahalarda çatışma devam etmektedir. Devletlerin mücadelesi zamana ve teknik şartlara göre farklı olmaktadır. Barış zamanında satılmış silahlar bir plana göre teslim edilmiş ve envanterleri tutulmuştur. Böylece hegemonik bölgelerdeki silahların çeşit ve dağılımı dikkate alınarak savaş yürütülmektedir. Arada yerden havaya fırlatılmış bir füze ile bir uçağın düşürülmesi, emperyal güçler arasında münakaşa nedeni olmuştur.
Türkiye her yönüyle bir savaş içindedir. Müttefiki bulunduğu devletlerle de münakaşaları olmaktadır. Son durumda, daha önce yapılmış antlaşmaların ve izlenmiş politikaların yararlılık durumları yeniden gözden geçirilmektedir.
Türkiye’nin sınırlarının tartışılması ve Başbakanın cevap vermesi, durumun vahametine işaret etmektedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












