Özgümüş'süz liste kadük kalır

CHP'de 22 Mart Adana ve Türkiye için çok özel bir gün. Neden mi? Başlayalım...
AKP'nin iktidar olduğu gündem bugüne geriletilen Cunhuriyet kazanımları, temel hak ve hürriyetler, laik demokratik hukuk devletinin yerine inşa edilen otoriter ve baskıcı rejim karşısında her seçim önemli bir dönemeç olarak seçmenin önüne getirildi.
Ama...
2015 Haziran'ında AKP açık ve net bir şekilde tartışmaya açtığı parlemanter rejimi sona erdirip Türk işi başkanlık sistemini getirebilmek istiyor. AKP bu modeli, parlamanter rejimde kadük hale getirdiği demokrasiyi daha ileriye taşımak olarak sunsa da, Recep Tayyip Erdoğan'n mutlak hakimiyeti için modelin önümüze geldiğini biliyoruz.
Zira AKP'nin mevcut model ile ifade, inanç ve diğer anayasal hak ve özgürlüklere yaklaşımı konusundaki karnesi ortadayken, başkanlık sistemini ne için istediğini anlamak zor değil. Bakınız, TBMM'de kavga dövüş geçirilen sıkı güvenlik yasası...
Dolayısıyla bu seçim CHP için tarihin en önemli seçimi. AKP'nin anayasayı değiştirip, parlamanter rejimi ortadan kaldıracak 400 milletvekili kazanmasının önüne geçmek ana muhalefetin ilk görevi.
Bunun için CHP'nin TBMM'deki sandalye sayısını artırması, mağdur seçmeni kazanması olmazsa olmaz. Peki Adana bu denklemin neresinde?
Adana CHP'nin Türkiye genelinde TBMM'deki vekil sayısını artırabileceği belli başlı illerden birisi. Çünkü seçmen niteliği ve demografik yapısı buna uygun. Çıkardığı 4 milletvekili sayısını, 5 ve hatta 6'ya yükseltebilir.
İşte bu tarihi sorumluluğuyla yüzyüzeyken Adana için de bazı sorumlulukları var.
CHP'nin Adana'dan aday gösterdiği milletvekili adayları hem demografik unsurları temsil etmeli, hem bölgesel kaygıları niteliksel olarak taşımalı hem de kimlikli ve vizyonlu isimler olmalı. AKP'nin Ordatoğu politikalarından en çok etkilenen ve siyasal refleks gösteren seçmen Hatay ve Adana seçmenidir. Dolayısı ile CHP bu şehirlerde mücadeleci ve kimlikli adaylar göstermeli.
Bugün Adana'nın ve bölgenin ekonomik, siyasal ve sosyolojik kaygılarını tatmin edici bir biçimde tüm siyasal enstrümanlarla taşıyabilecek, laik demokratik Cuhuriyet kazanımlarını içselleştirmiş, hem sivil toplum, hem iş dünyası hem de bölgedeki gelişmelerden kaygılı seçmende karşılık bulan bir isim çıkıyor karşımıza: Ümit Özgümüş...
CHP'de ortaya çıkan sağa kayma endişesi, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığı, Mehmet Bekaroğlu gibi siyasal geçmişi tartışmalı olan sağ siyasetçilerin CHP'ye kambur olarak getirilmesine karşı parti içerisinde sesini yükseltti.
Bu reflesk Ümit Özgümüş'ün tahtına aday olan ve özellikle güney halkını temsil ettiğini iddia eden adayların siyasi iştahını kabartmış olabilir. Ancak biz biliyoruz ki bu isimler sadece bu beklentiyle Adana'nın ve bölgenin hassasiyetlerini kimlikli potilika ile temsil eden Özgümüş'ün yerini alamaz.
Çünkü toplumun hiçbir kesiminde siyasal karşılığı olmayan isimler, Gezi'de yaşanan provakasyonlarda halkına sahip çıkıp en önde mücadele eden Özgümüş'ün yerini alamaz. Tek beklentileri kurultay sonrası tasfiye. Ama bi dakika...
Özgümüş'ün duruşu seçmenden kopuk, şahsi duruşu mu? Hayır. Özgümüş'ün çıkışı Adana'da CHP'yi Cumhuriyet'in savunucusu görerek oy veren, ayakta tutan seçmenin beklentileriyle de örtüşen bir tavır. Dolayısıyla bölgenin hassasiyetlerini, kaygılarını ve itirazlarının siyasal alanda karşılığı olan Özgümüş'ü tasfiye etmek, seçmeni tasfiye etmek demektir.
Bu beklentiye girenler, CHP içerisinde kişilikli ve kimlikli bir duruşla kendi halkını hedef alan eğilimlere karşı ortaya çıkan hassasiyetlere ihanet etmiş olurlar. Tabii ki bu benim düşüncem. Yani demem o ki, kitleleri temsil etmek için ortaya çıkan bazı adayları görünce, CHP için en önemli şehirlerden birisi olan Adana'nın, bölgenin hassaiyetlerinin Ümit Özgümüş'süz kadük kalacağı şimdiden öngörülebilir.
CHP'yi Adana'da dik tutan yerli seçmen önseçimde de kamu kaynakları ile itilen adayları değil, yaşamsal kaygılarında karşılık bulan isme yönelecek. Biz şimdiden söyleyelim de hayaller suya düşmesin.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












