- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Özür dilerim çocuklar!

Tülin ERSOY / Yazar
Bir vatan bırakın biz çocuklara.
Islanmış olmasın gözyaşlarıyla.
Oynaya oynaya gelin çocuklar.
El ele el ele verin çocuklar.
Bir bahçe bırakın biz çocuklara.
Göklerde yer açın uçurtmalara.
Oynaya oynaya gelin çocuklar.
El ele el ele verin çocuklar.
Bir barış bırakın biz çocuklara uzansın şarkımız güneşe ve aya.
Oynaya oynaya gelin çocuklar.
El ele el ele verin çocuklar.
Bir dünya bırakın biz çocuklara yazalım üstüne SEVGİLİ DÜNYA.
Oynaya oynaya gelin çocuklar. El ele el ele verin çocuklar.
Bugün bütün çocuklardan özür dileyerek yazıma başlamak istiyorum.
Niçin mi!
Doğdukları günden itibaren çocuklarımızı yalanlarla büyütüp yine yalanlarla avuttuğumuz için.
Her gece çocuklarımızı uyuturken uyusun uyusun da büyüsün tıpış tıpış yürüsün diyen ninniler söyledik. Mutlu sonlarla biten masallar anlattık. Her masalın sonunda gökten üç elma düşürdük. Düşen üç elmada masaldaki kahramanların hayallerini gerçeğe dönüştürüyordu. Masallardaki kral ve kraliçenin gönlü çok boldu. Ülkede aç uyuyan, hastalıktan ölen, eğitim alamayan çocuklar hiç yoktu. Ülkesini çok seven şövalyeler vardı. Zenginden alıp, yoksul halka dağıtıyorlardı. Adalet tıkır tıkır işliyor insanlar mutlu mesut bir şekilde yaşantılarına devam ediyorlardı.
Gerçek olmayan bir dünyayı sizlere uyurken gerçekmiş gibi anlattıkça anlattık. Nasılsa masal dedik yalanları arka arkaya savurduk. Bu anlattıklarımızı unutacağınızı düşünüp sizleri düşünebilen, algılayan bireyler yerinede koymadık…
İşin gerçeği anlattığımız o yalan masallarla kendimizi de avutuyorduk. Bizler de o saatlerde yaşamak istediğimiz dünyanın düşlerini kuruyorduk. Sadece size masal anlattığımız saatlerde pembe gözlüklerimizi takıp sizinle beraber mutlu mesut bir şekilde gerçek hayata arkamızı dönüp uyuyorduk.
Oysa çocuklara bıraktığımız dünya masallardan çok farklı gözlerinin içine baka baka her gün onlara yalan söyledik.
Gözyaşlarıyla ıslanmamış bir ülke yok bu yaşadığımız evrende.
Özgürce koşup oynayacakları bahçeler de yok.
Gökyüzünde özgürce uçuracağınız rengârenk uçurtmalarınız da olmayacak.
Masallardaki gibi elma değil mermiler düşecek gökyüzünden başınıza. Düşen her bir mermi sevdiklerini senden alacak ya da sen sevdiklerinden ayrılacaksın.
Oyun oynamak istediğin sokaklarda içi bombalarla dolmuş hendekler çıkacak karşına.
Eli silah tutan insanlarla karşı karşıya kalacaksın sana dilini, dinini soracaklar. İla bir taraf tutmak zorunda kalacaksın. Seçtiğin taraf seni ya ölüme ya da yaşama kavuşturacak.
Düşünme, konuşma hakkında yok
Ülkede kral var ama çok meşgul oturduğu ev çok büyük savaş oyunu oynamayı sevdiğinden senin çığlıklarını duymayacaktır.
Kral zenginden, fakirden herkesten para alıyor ama prensin paraya ihtiyacı var ona veriyor.
Senin yaşamak için attığın imdat çığlıklarını duyan insanlar olacak ama o kadar duyarsızlaşacaklar ki televizyondaki haberleri seyrederken içleri yanacak, televizyonu kapattıklarında her şeyi de unutmuş olacaklar.
Uyuyan halkı uyandırmaya çalışarak doğruları yazarak FARKINDALIK yaratmaya çalışan gazetecileri de tutsak edecekler.
***
.
Bugün yalansız bir güne merhaba demek istedim.
Masallarla büyüttüğümüz çocuklardan özür diliyorum.
Benim gibi düşünen insanları da aynı şeyi yapmaya davet ediyorum.
Birken bin oluruz sesimizi böylece duyurabiliriz. FARKINDALIK yaratmak dünyada olup bitenlere kayıtsız kalmamak bizlerin elinde tek başıma ne yapabilirim değil el ele verirsek neler yapabileceğinizin farkına vararak sevgiyle yaşayın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Üzerimize ölü toprağı mı serpildi?31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- İçime sinmeyen çok şey var!29 Mart 2016 Salı 06:00
- YGS'de son viraj11 Mart 2016 Cuma 06:00
- Kadını duymamak!08 Mart 2016 Salı 06:00
- Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar24 Şubat 2016 Çarşamba 06:00
- Senin adın var mı ki?02 Şubat 2016 Salı 06:00
- Tatil zili kimin için çalıyor?22 Ocak 2016 Cuma 06:00
- Kalk gidelim havasındayım23 Aralık 2015 Çarşamba 06:00
- Sil baştan!!!15 Aralık 2015 Salı 06:00
- Sınav Kaygısıyla Baş etmede Kimler Yardımcı Olabilir?23 Kasım 2015 Pazartesi 09:39
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












