- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Özyönetim-Olaylar-Görüşler (1)

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Bir asır önce başlamış sorunlar, Cumhuriyet ilanına ve rejimine rağmen devam etmektedir. Türkiye gelişmişlik ve sanayi-imar sorunlarının üstesinden geldi ve fakat iki asıl mesele ile hala maluldür.
Bunlardan birisi kimlik ve diğeri de inanç sorunudur. Kimlik olarak “herkes Türk’tür” denmiş ve vatandaşlık içinde bunlar eşit olmamıştır. Dilleri, isimleri yasaklanmıştır.
İkincisi, “herkes Hanefi Müslüman’dır” denmiş ve farklı inançlar(Aleviler Êzidiler) dışlanmış ve bunlar direnerek varlıklarını korumaktadırlar.
Kimlik adı altında, Kürt, Çerkez, Boşnak, Zaza, Roman vb. etnik gruplar asimile edilmeğe çalışılmış ve bunlar için programlar geliştirilmiştir. Ama başarılı olmamıştır.
İnanç noktasında, Alevi ve Êzidiler baskıya maruz kalmış ve katliamlar yaşamışlardır.
1974-1980 yılından beri devam eden PKK çatışmalarıyla, Türkiye Kimlik sorununu en ağır şekilde yaşamaktadır. Ne “Kürt Sorununu Çözüm Süreci” ve ne de “Alevi Çalıştayları” bu iki asıl sorunu hal edemedi, şiddetiyle devam etmektedir.
Türkiyede 7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçları, birçok işaretler yanında, sorunları da tacil etti. Askeri operasyonlar, genişleyerek ve şiddetlenerek devam etmektedir. Devletin istediği şekilde ve sonuca ulaşması için; çeşitli raporlar, toplantılar yapılmış ve tekrar ta ilk baştaki 1925 Şark Islahat Programına dönülmüştür. Alevi ve Kürtlerin “temsili-asimilasyonu” amaçlanmaktadır. Bu raporda işlemler derecelendirilmiştir: Önce asayiş sağlanacak, sonra bölge boşaltılacak(göç-tehcir) ve üçüncü kademede asimilasyon yöntemleri uygulanarak bu sorunlar “tasfiye” edilecektir.
Osmanlı Döneminde ve 1921 Teşkilatı Esasiye Kanununda, “Kürtlerle meskûn bölgelere muhtariyet verilmesi” esasa bağlanmıştı. Misakı Milli sınırları için Kemal Paşa, “Türklerin ve Kürtlerin meskun olduğu toprak sınırlarıdır” demişti. 1923’ten sonra İngiliz ve Fransızlarla yapılan gizli bir anlaşma sonrasında “Kürtler yok” sayıldı ve 1925 Şark Islahat Programı devreye konuldu.
Ta başlangıçta verilmiş Özerklik-Muhtariyet sözüne sadakat istenmektedir ve Kürtler bu amaçla hep direnmişlerdir. Bugünkü “Özyönetim Direnişleri” bunun devamıdır.
Bugün için direnme ve abluka-bastırma, eskiye nazaran daha şiddetlidir ve yaygındır, iletişim araçlarıyla yayılmaktadır.
Türkiye’nin çağı yakalamasına engel olan bu sorunların; barış ortamında, birlik ve bütünlük içinde çözümlenmesi için yayınlanmış çokça kaynak ve çözümlenmiş dünya örnekleri vardır.
Özellikle 07 Haziran seçimlerinden sonra, bu temel iki sorunda tekrar başa dönülmüş ve şiddet in dozu had safhaya ulaşmıştır. Akil ve entelektüel insanlar, buna ilgi duyanlar ve sorumluluk hissedenler fikirlerini açıklamakta tercih seçenekleri sunmaktadırlar.
Bundan önceki yayınlarımızda, çatışmanın derecesi ve yaygınlığı hakkında açıklamalar yapılmıştı. Şimdi de bu gelişmelerin ışığında, sorunların tespiti ve çözümü noktasında yayınlanmış görüşlerden bir derleme-yorumlama yapıldı. Bu görüşler farklı veya destekler niteliktedir. Sonuçta çözüm önerilerinden haberdar olarak ortak bir noktada buluşmak şarttır. Bununla, gerçek durum ve ortam değerlendirilerek, çözüm önerilerinin buna göre yapılması, sınıflandırılması amaçlandı.
Hep birlikte ve barış içinde ülkemizde yaşamak dileğiyle söze başlıyoruz:
*
‘Özyönetim devrimi’: Demokratik siyasetle mi, silahla mı?
Diyarbakır Belediye Eşbaşkanı Fırat Anlı, İMC TV’de;"Türkiye’deki tüm demokrat kişileri, örgütleri, toplulukları, vicdanlı Müslümanları, etnik-mezhepçi politikaların ne demek olduğunu bilen Alevileri, hükümetin artık kadim güvenlik devleti politikasına dönmüş olan uygulamalarını ve hazırlamakta olduğu daha kapsamlı askeri harekâtı daha canlı biçimde potesto etmeye, bölgede yaşayanlarla daha aktif bir dayanışma içinde bulunmaya çağırıyordu. Gerçekten de bugün devletin hazırlandığı ve kısmen uygulamaya başladığı operasyon, yakın tarihimizdeki başka “askeri tedip ve tenkil harekâtları”nı akla getiriyor"(Ahmet İnsel)[1].
*
"Bunun adı savaştır: Doğu yanıyor…"
Mehmet Tezkan[2] yazıyor: "Cizre’de sekiz gündür sokağa çıkma yasağı var.. Çok şiddetli çatışmalar oluyormuş.. Tanklar bazı merkezlere top atışı yapıyormuş..
Sur’da keskin nişancılar nöbetteymiş..
Kısaca ülkenin bir bölümünde.. Ülkenin Güneydoğu’sunda savaş var..10 bin asker bir ilçeye, o ilçeyi ele geçiren militanları temizlemek için girmişse..
Barikatları yıkmak, hendekleri kapatmak için girmişse..
Silahlardan, patlayıcılardan arındırmak için girmişse..
Bunu adı savaştır!..
Güneydoğu böyle ama ülkenin batısı farklı..
Sadece batısı değil, kuzeyi, güneyi, ortası başka havada..
Sanki,Diyarbakır’da, Cizre’de, Silopi’de, İdil’de, Nusaybin’de çatışma yokmuş gibi.."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












