- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Özyönetim-Olaylar-Görüşler (4)

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
CHP olarak Türkiye’nin Kürt meselesine sosyal demokrat eksen içerisinde bakmaya çalışıyoruz
Gazeteci Çetin Çeko[10], CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile Kürt Sorunu ve Çözüm Önerileri konusunda uzun bir görüşme yapmıştır. Bu röportajda Tanrıkulu önemli açıklamalarda bulunmaktadır. Türkiye’nin anamuhalefet partisi olarak CHP'nin görüşleri açıklanmaktadır.
Çözüm Önerileri arasında önemli bir yer tutan bu görüşlerden aktarma yapıldı:
"CHP olarak Türkiye’nin Kürt meselesine sosyal demokrat eksen içerisinde bakmaya çalışıyoruz.
CHP, Türkiye’nin Kürt sorunu da dâhil olmak üzere demokrasi alanında birçok eksiği olduğunu ve bu konularda hızla adımlar atılması gerektiğini savunmaktadır.
Kürt sorununun çözümünü üç eksenli çerçeve içerisinde görüyoruz. Birinci eksen, anayasa dâhil olmak üzere demokrasi, adalet, özgürlük ve geçmişle hesaplaşma alanıdır.
İkinci eksen; Türkiye’de çatışma ve şiddet dağlardan şehir merkezlerine kaymıştır ve toplumsal hayatta güncel olarak etkisi ağır bir biçimde hissedilmektedir. Bu ortamdan çıkışı sağlayacak sürecin acilen başlaması gerekir. Bu da bir yöntem meselesidir. Çatışmayı nasıl sonlandırabiliriz, silahsızlanmayı nasıl sağlayabiliriz ve şiddeti Kürt sorununun çözümünde bir alternatif olmaktan ebediyen nasıl çıkarabiliriz?
Üçüncü eksen ise; Sosyal ve ekonomik alanlarda atılacak adımlardır. CHP bu üç eksenli programı detayları ile ortaya koymuştur. Kuşkusuz bu çerçeve eksik görüle bilinir. Süreç başlamadığı için de, Kürt siyasal hareketlerinin talepleriyle bizim önerdiğimiz talepler arasında makasın açıldığının farkındayız. Ama süreç öngördüğümüz şekilde parlamentoda başlarsa, makasın daralacağını, varsa eksiklerimiz bunların giderilebileceğini ve ortak bir noktada buluşulabilineceğini düşünüyoruz.
Kişilere, aktörlere bağlı çözümleri çözüm olarak görmüyoruz. Yöntem konusunda üç model öneriyoruz. Birincisi, Mutabakat Komisyonu olmalıdır. Bu komisyon yasayla kurulmalı ve yasal güvence altında olmalıdır. Parlamentodaki siyasal partiler bu komisyonda temsil edilmeli, komisyona katılmak istemeyen partiler olursa katılmaları zorunlu kılınmamalıdır.
Buna bağlı olarak Ortak Akıl Heyeti kurulmalıdır. Bu heyette sorunun çözümüne katkı sunacak her siyasi partiden konunun ehli temsilciler ve kanaat önderleri yer almalıdırlar. Heyet, parlamento dışındaki Kürt, Türk, ölen şehit yakınları ve gazilerle, kısaca bu sürece katkı sağlayacak her kesimle görüşmelidir. Fonksiyonu parlamento komisyonunun yapamayacağı görüşmeleri yapmak olmalıdır.
Üçüncü ayak ise otuz beş yılın travmasıyla yüzleşmeyi sağlayacak Gerçekleri Araştırma Komisyonu olmalıdır. Bu üçayak eş zamanlı çalışmalı ve biri diğerinin alternatifi olmamalıdır.
Ayrıca Türkiye’nin Kürt meselesi sadece Kürtlerden ibaret bir mesele değil, Türkiye’nin meselesidir.
Parlamento dışındaki Kürt siyasal bileşenlerinin sürece katılması geniş mutabakat açısından önemli, bu açıdan üçayaklı yöntemi öneriyoruz.
Çatışma sürecinde kutuplaşmanın bu kadar derinleştiği, her iki tarafın birbirinden ayrıldığı, koptuğu bir süreçte Kürt meselesini çözebilecek bir anayasanın yapılabileceğine inanmıyorum.
İlk etapta yapılması gereken yeni bir anayasa sürecini başlatacak yol temizliğini yapmaktır. Çatışmanın son bulduğu süreç daha demokratik bir anayasa yapmanın zeminine vesile olacaktır.
Müzakerenin şeffaf, demokratik, evrensel değerlere dayalı bir platformda sürdürülmesi ve sürecin taraflarca rehin alınmaması gerekir. Silahlı çatışmanın bu kadar çok derinleştiği bir ortamda muhatap partiler değil, parlamentodur. Bir ana muhalefet partisinin veya parlamentodaki bir partinin hiçbir hukuksal zemini ve çerçevesi olmadan görüşmeler yapmasını doğru bulmuyoruz.
Bir kısım yurtsever Kürt siyasal kadroları bir dönem CHP, DP, AP ve AKP içinde yer aldılar. Kürt sorununa yaklaşımda bağlı oldukları partinin devletin geleneksel siyasetinden dolayı rahatsız olmaya başlayınca bu partilerden ya tasfiye edildiler ya da ayrıldılar. Örneğin CHP’den Şerafettin Elçi, AP’den Abdulmelik Fırat ve AKP’den Dengir Mir Mehmet Fırat’ı bunlara örnek verebiliriz. Sizin de böyle bir tavırla yüz yüze kalacağınız sorusu akla gelmiyor değil. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Üçüncü dönem de milletvekiliyim ve partinin Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyorum. CHP’ye katıldığımdan bu yana pozisyonum değişmedi.
Verdiğiniz örnekler açısından böyle bir olasılığın kendi açımdan yaşanacağını öngörmüyorum".
*
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan: "Hendeklerde yok olacaksınız" ve Başkanlık
Konya'da raylı sistem açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan[11], Şırnak, Silopi ve Cizre'deki büyük operasyon için önemli açıklamalar yaptı: "O evlerde, o binalarda, o açtığınız hendeklerde yok olacaksınız" dedi.
-Tüm güvenlik güçlerimiz askeriyle, polisiyle, gönüllü köy korucularıyla şu andaki operasyonlar; oralar tertemiz hale gelinceye kadar, huzur ortamı tesis edilinceye kadar bu mücadele orada devam edecektir. Durmak yok, aynı kararlılıkla devam edeceğiz. .
Benim yetkilerimin sınırlarını elbette Anayasa belirliyor. Ama sorumluluğum da milletime karşıdır. Her kim ülkeme ve milletime zarar verecek bir tavır, bir eylem içine girerse onun karşısında yer almak en öncelikli görevimdir. Şu saatten sonra benden başka biri gibi hareket etmemi kimse beklemesin.
Benim yetkilerimin sınırı elbette Anayasa belirliyor, ama sorumluluğum da milletime karşıdır. Yeni Anayasa ve başkanlık sistemi vurgusu yapan Erdoğan, "Biz yeni Türkiye derken yeni Anayasa derken derken asla kendi kişisel ikbalimizi düşünerek bunları söylüyor değiliz. Bu sistemle Türkiye yoluna daha fazla devam edemez" dedi.
[1]http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/449454/_Ozyonetim_devrimi___Demokratik_siyasetle_mi__silahla_mi_.html?17 Aralık 2015
[2] Mehmet Tezkan: mtezkan@milliyet.com.tr
[3] http://www.adanamedya.com/guneydoguda-neler-oluyor-1-5920yy.htm,21-23.12.2015
Melahat Karataş: Güneydoğu’da neler oluyor (1-3),info@adanamedya.com
[4] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/449950/Kurtlere_borcumuz__kendimize_saygimiz.html? 18 Aralık 2015 Cuma
[5] http://www.bugun.com.tr/son-dakika/hdpli-kurkcu-bahceli-bile-isyan-1970914.html,20.12.2015, (DHA)
[6] Cumhuriyet.com.tr,21 Aralık 2015
[7] Duygu Güvenç: Cumhuriyet,21 Aralık 2015
[8] http://www.aydinlikgazete.com/politika/demirtas-ozerklik-icin-kararlar-alacagiz-h80682.html, 19 Aralık 2015
[9] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/450852/Demirtas__Turkiye_nin_ISiD_i_AKP.html,19 Aralık 2015 Cumartesi
[10] Çetin Çeko:cetin.ceko@gmail.com, t24,16 Aralık 2015
[11] http://www.internethaber.com/erdogandan-flas-sozler-hendeklerde-yok-olacaksiniz-1495823h.htm,18.12.2015
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












