• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Paralel hikayesiyle fitne körükleniyor!

15.07.2014 11:07
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

 

Paralel hikayesi 17 Aralık’la birlikte Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü ve 8 aydır ülkenin birinci maddesi paralel hikayesi oldu.

Deyim yerindeyse kardeşi kardeşe düşüren ayrışmaların fitilini de ateşleyen bir olgu oldu.

Öyle ki işin ucu gidi gide Cennet Mekan Bediüzzaman Said Nursi’ye kadar dayandı.

Bediüzzaman Said Nursi tarafından yazılan ve “Risale-i Nur Külliyatı” adı altında bir araya toplanan eserler, 1950’li yıllardan önce gösterilmeyen tepkiyle karşı karşıya gelerek, Cumhuriyet döneminin en ağır baskılarına maruz kalmış bulunmaktadır.

Cumhuriyet tarihi boyunca, yüzlerce mahkeme kararı ile berat ve iadesine karar verilmişken, özellikle günümüzde verilen kararların akıl süzgecinde karşılığını bulamaması, toplumsal kültür yapımıza vurulan en büyük darbe olarak izah edilmektedir.

Tamamen yüce kitabımız Kuran-ı Kerimin, yüzyılımızın en derin ve toplumsal teveccühe mazhar olan mealinden ibaret olan Risale-i Nur Kulliyatının, neden yasaklandığının izahı da yapılamamaktadır.

Bakanlık akıl almaz bir genelge yayınlayarak, Risale-i Nur Külliyatının basımını ve satışını yasaklayıp, basım işini yalnızca kendilerinin yapacak olması ancak ve ancak Stalin Rusya’sına has bir davranıştır.

Türk gençliğinin manevi ilimlerle fen ilimlerini alarak çağı yakalayan  bir gençlik olması adına hayatı zindanlarda geçen Bediüzzaman Said Nursi’nin, alınan bu kararla kemikleri sızlamaz mı?

Hiç mi düşünmediniz bu hassasiyeti?

Risale-i Nur Külliyatına olan bu tepkinin sebebi ne?

Sebebi Türk gençliği arasında ki kardeşlik bağlarının genişleyerek kuvvet bulması mı?

Bu alınan kararlar, 17 Aralık’la birlikte ortaya atılan sözde paralel yapı tehlikesi, ne yazık ki tabanda  ‘Müslümanım” diyen vatandaşlar arasında büyük bir gerilime ve ayrışmalara neden olmuştur ve olmaya da hızla devam etmektedir,

İşte asıl tehlike buradadı,,

Çünkü burada bir tefrika söz konusudur.

Paralel hikayesinin tohumları bu gidişle telafisi mümkün olmayan ayrışmaların yeşermesine sebep olacaktır.

Hiç kimse kıvırmasın ve siyasi manevralarla vicdanını rahatlatmaya çalışmasın,

Paralel hikayesiyle birlikte Risale-i Nur Külliyatına gönül verenler ile AK Parti’ye gönül verenler arasında, tabanda büyük bir çekişme yaşanıyor.

FİTNE KÖRÜKLENİYOR

Kısa bir zaman diliminde Paralel hikayesini fırsat bilen, merhametsiz kalemler ise ateşin üzerine su ile değil benzinle giderek, sorunun daha da alevlenmesi için utanmadan ve sıkılmadan toplumun daha da ayrışması için hemen her gün bir hikaye uyduruyorlar.

İşte Sabah Güney Ekinin Adana ayağı,

Bu gazetenin sorumlusu Ersin Ramoğlu’nun, ne AK Parti fikriyatıyla alakası var ve ne de Cemaatin o erdemli hareketinden haberi var,

Ramoğlu’nun AK Parti hayranlığı tamamen yalan ve ikiyüzlülükten başka bir şey değildir,

Ama sık sık bu iki münevver toplumun ayrışması için, akıl almaz konuları kamuoyunun gündemine getirerek, Müslümanlara en büyük kötülüğü yaparak fitne kazanını kaynatma girişimlerinde bulunmaktadır..

Ersin Ramoğlu hatırlanacağı üzere geçmişte Sabah Güney ekinde sık sık AK Parti düşmanlığı yapmış, AK Parti’nin atadığı bürokratları ve belediye başkanlarını rencide etmiş, ama ne hikmetse gazete el değiştirdikten sonra da başımıza en iddialı AK Partili oluvermiştir.

Allah aşkına sormak istiyorum;

Bu beyefendinin sözlerine inanılır mı?

AK Parti kimden hoşlanmıyorsa, Ersin beyde ondan hoşlanmıyor ve kendince o kişi ve kurumlar hakkında yorumlar yapıyor.

Kimse kusura bakmasın, böylesine bir anlayış olsa olsa bir fitne hareketi olabilir ki, fitnenin ne olduğunu da sanırım söylememe gerek yok.

Bu gün en büyük ihtiyacımız, toplumsal birliğimizi ve kardeşliğimizi yıpratmak isteyenlerin oyununa gelmeme mücadelesidir.

Hani Cennet Mekan Mehmet Akif diyor ya;

“Tefrika girmezse bir millete düşman giremez”

Bu gün tek gayemiz;

İsrail ve batı aleminin isteği olan o tefrikaya düşmememizdir.

Gelin en büyük ihtiyacımız olan birlik ve bütünlüğümüz için, tefrikaya prim verenlere prim vermeyerek en güzel dersi verelim.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim