- BIST 77.715
- Altın 128,198
- Dolar 2,9846
- Euro 3,3092
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 31 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Partisini ülkesinden çok sevenler

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partilerinin tümünün tüzüğünde programlarında öncelik ülkedir.
Zaten siyasi partiler ülkenin daha gelişmiş ve müreffeh hale gelmesi amacıyla kurulur ve çalışırlar. Yani ülkeye hizmette örgütlü bir yapıdır siyasi partiler.
Kısacası hizmet için bir araçtır.
Ancak Türkiye’de parti fanatizmi taraftar fanatizmine rahmet okutacak hale gelmiştir. Araçtan çıkıp amaç haline gelmiştir siyasi partiler.
Oysa ki aslonan ülkedir. Zaten demokrasilerde çok partililik vazgeçilmez bir unsur olup, halka seçme sanşı sunmak amaçlanmıştır. Yani seçmen bir partinin icraatlarını beğenmediğinde değiştirebilme hakkına sahiptir.
Fakat parti fanatizmi öylesine bir noktaya ulaştırmıştır ki seçmen adeta kemikleşmiş, dinini değiştirebilecek partisinden vazgeçmeyecek hale gelmiştir. Bu durum demokrasinin gelişimi açısından da sakıncalıdır. Halkın böyle bir hale gelmesinde siyasi liderlerin seçmenini kemikleştirmek için ayrımcı, ötekileştirici bir dil kullanmasının rolü büyüktür.
Ülkede ortam böyle olunca demokrasinin gelişmesinin de önü kapatılmaktadır.
Türkiye’de herhangi bir gündem oluştuğunda herkes kendi siyasi penceresinden olayı yorumlamakta ona göre tavır takınmaktadır. Siyasi pencere ise son yıllarda siyasi kültürden beslenmemekte, sadece liderin söyledikleri ve partinin savunduğu görüşlerden ibaret olmaktadır.
Durum bu olunca seçmen açısından siyasi partisinin varlığı neredeyse ülkenin menfaatlerinin de üzerine çıkmıştır.
Lider ve siyasi parti kutsanmakta, savunduğu görüşün dışında fikir beyan edenlerse hemen “hain”, “işbirlikçi”, “terörist”, “dış güçlerin maşası” gibi suçlamalarla yaftalanmaktadır.
Bir siyasi anlayışa karşı olmak başka, ülkenin varlığına düşman olmak başka bir şeydir.
Ülke menfaatlerinin karşısında olmak hainliktir. İktidarda bile olsa herhangi bir siyasi partinin politikalarına karşı olmak ise en fazla “muhalif” olmakla itham edilebilir. Bu durum evsensel değerlere göre “fikir özgürlüğü” kapsamında değerlendirilebilir.
Zaten demokrasinin özünde farklı görüşler vardır. Ben herkes gibi düşünmek zorunda değilim. Bir başkası da benim gibi düşünmek zorunda değil.
Hepimiz aynı düşüneceksek demokrasiye ihtiyaç yoktur.
Hepimiz bir kez daha düşünmeli ve fikirlerini savunduğumuz partiyi ülkemizin önünde tutmamalıyız. Başta da dediğim gibi partiler sadece ülkeye hizmette birer örgütlü yapıdır.
Önce Türkiye sonra siyasi görüşlerimiz...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












