“Paşam heykeliniz nasıl olmuş, size benzetebilmişler mi?”

Tamam tamam siz de hemen kızmayın canım. Alegori yapıyorum burada. Kendisine tam olarak böyle sorulmamış olabilir elbette. 1937’de şehrimizi onurlandıran Reis–i Cumhur Hazretlerine (Tabi ya Sayın Cumhurbaşkanı diyecek değilim ya. Takvime dikkat isterim. Popüler tarih yazıcılığı ders bir: Diyaloglarda kullanılan üslup yazıldığı döneme uygun olmalıdır) kendisinin heykeli gösterilirken, muhtemelen heyetten birisi, hani mırıldanarak da olsa kesinlikle sormuş olmalı bu soruyu.‘Paşam heykeliniz nasıl olmuş? Size benzetebilmişler mi?’ diye. Değilse de benzer bir soru kesinlikle yöneltilmiş ve cevabı beklenmiştir kendisinden. Bundan adım gibi eminim.
Konuyu başa alıp bahse konu mevzuyu yaşandığı kronolojiye uygun şekilde anlatmakta fayda var. Hem böylece kafaları da karıştırmamış oluruz.
Ne öğretmişlerdi bize ilkokulda? ‘O yaşarken hiç heykeli yapılmadı.’ Daha doğrusu ‘Yakınındakiler çok istese de kendisinin buna asla izin vermediği’ bilgisi çok berrak bir şekilde hala zihnimde.
Oysa yaşımız biraz ilerledikten sonra yaptığımız dönemsel okumalarda heykel inşasının henüz o hayattayken başladığı, hatta İtalya’dan bizzat davet ettiği heykeltıraşa günlerce modellik yaptığı bilgisiyle karşılaştık.
Evet, çok tartışılan ‘Mustafa’ filminde de bu bilgimizi pekiştirince, Adana’da yaşanmış, Atatürk ve heykele dair bir tarihi hatırayı gündeme getirmekte fayda var diye düşündüm.
“ATA’NIN GÖSTERİŞLİ BİR HEYKELİNİ YAPALIM”
Yıl 1935’di. Mustafa Kemal’in zihninde Kurtuluş Savaşı ile ilgili ilk hissi teşebbüsün Adana’da şekillendiğini bizzat ifade ettiğini çok iyi bilen şehrin ileri gelenleri “Ata’nın gösterişli bir heykelinin yaptırılmasına” karar verdi.
İyi de nasıl olacaktı bu? Çok geçmeden diğer şehirlerle kurulan temasta, bu işlerde oldukça mahir bir isim tespit edildi. Birkaç gün sonra sipariş verilmişti bile. Adana Atatürk heykeline kavuşacağı günü iple çekiyordu.
ATATÜRK ANITI, ATATÜRK CADDESİ ÜZERİNDEKİ ATATÜRK PARKINA DİKİLDİ
Üniformalı ve elinde kılıcı ile tasvir edilmiş Atatürk anıtı, heykeltıraş Ali Hadi Bara tarafından yapıldı. Heykelin çevresinde Adana'nın Milli Mücadele yıllarındaki durumunu tanımlayan ve Kurtuluş Savaşı Adanası’nı canlandıran küçük heykel grupları sıralandı.
Bu heykel gruplarından birinde Adana'nın kurtuluşu sırasında nişanlısı şehit düşen bir genç kızın er olarak savaşa katılması temsili olarak yansıtıldı. Bir başka grupta, Türk ordusunun Adana'ya girişinde yine bir genç kızın Türk bayrağını öpmesi tasvir edilmişti.
Heykelin içerisinde bulunduğu parkın adı hiç tereddütsüz Atatürk Parkı idi. Parka paralel ilerleyen ve o günden bu yana halen kullanılagelen cadde ise Atatürk Caddesi.
PAŞA’YA KISA ZİYARETİNDE ÖNCE KENDİ HEYKELİ GÖSTERİLDİ
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, çıktığı uzun Doğu illeri seyahatinden Ankara’ya dönüyordu. 18 Kasım gecesini, bundan önce bölgeye yaptığı diğer tren seyahatlerinde olduğu gibi yine Misis İstasyonu’nda geçirdi. Ertesi gün Misis’ten hareket eden trenin ilk durağı Adana’ydı.
Tarih: 19 Kasım 1937 Cuma
Yer: Adana Tren İstasyonu
Atatürk’e eşlik eden heyette Başbakan Celal Bayar, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya (Demek ki o tarihte bile Osmanlıca Nâfia yerine Bayındırlık kullanılıyormuş. Oysa şehrimizde ‘Keçi Nihat’ unvanıyla tanınan değerli meslek büyüğümüz Nihat Geven’in yakın geçmişe kadar Bayındırlık İl Müdürü’ne Nafia İl Müdürü diye hitap ettiğinin birinci dereceden şahidiyim ben) Milletvekilleri İsmail Müştak Mayakon, Ali Kılıç, Salih Bozok, Dr. Neşet Ömer ve manevi kızı Sabiha Gökçen bulunuyordu.
O günü anlatan ve benim ulaşabildiğim tek basılı eserin (Atatürk’ün Adana seyahatleri, Yerel Gündem 21 Yayınları, Mart 2001) sahibi Taha Toros, Mustafa Kemal’in şehre geldiği günü, ‘yine ılık, güneşli ve renkli bir gündü’ diye tasvir ediyor. Aynı kaynağın aktardığı gezi programına göre Atatürk’ün istasyondan sonra uğradığı ilk mekân park içindeki kendi anıtı oldu.
Kitapta, heykelin incelenmesiyle ilgili detayları şu satırlarda veriyor; “Heykelin etrafını ağır ağır dolaştı. Çevresindeki figürleri inceledi. Abidenin arkasındaki (Bende bu vakayi–in ilk hissi teşebbüsü, bu memlekette, bu güzel Adana’da doğmuştur) yazısını okudu. Bu sözlere kaynaklık eden, geçmiş ve bunalımlı günleri anımsadı.” (Bakın burada alegoriyi bir tek ben değil bizzat Taha Toros’un kendisi yapıyor. Popüler tarih yazıcılığı ders iki: (Demek ki neymiş? Tarih yazarken alegori yapmak günah değildir.)
KENDİ HEYKELİYLE TEK FOTOĞRAFI ADANA’DA ÇEKİLDİ!
Bazı iddialı çıkışlar yapmazsanız ne yazdığınıza, ne söylediğinize kulak kesiliyor bir kısım okur. Bu nedenden olacak ben de meseleleri anlatırken farklı kaynakta aksini iddia eden bir teze rastlamamışsam böyle çıkarımlar yapıyorum ara sıra. ‘Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi heykeliyle tek fotoğrafı Adana’da çekilmiştir’ yönündeki tezimi de bu noktadan alınız.
CENAZESİNDEN ÖNCE HEYKELİNİ KALDIRMIŞLARDI
İşte Mustafa Kemal Atatürk’ü kendi heykeliyle birlikte gösteren fotoğraflar o gün çekildi. Takvimler 1937 Kasım’ının 19’unu gösteriyordu. Bu tarihten yaklaşık bir yıl sonra Atatürk vefat ettiğinde cansız bedeni henüz toprakla buluşmadan İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı bahçesindeki büstünün söküldüğü gerçeği bu konuların meraklıları tarafından geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkarılmıştı.
Arşivlerde bulunan bir belgeye göre Atatürk'ün sarayın bahçesinde bulunan heykeli 1938'in 18 Kasım günü 25 lira 80 kuruş harcanarak palangalarla söktürülmüş ve hamallara taşıtılarak bilinmeyen bir yere gönderilmişti.
Tam da bu sırada Atatürk’ün cansız bedeni sarayın muayede salonunda katafalkta duruyor ve yüz binlerce vatandaş tarafından gözyaşları arasında ziyaret ediliyordu.
İLK ATATÜRK HEYKELİ 1925’DE YAPILDI
Bu bahsi fazla uzattığımın farkındayım. Atatürk ve heykel meselesini bir kısa ansiklopedik bilgiyi aktardıktan sonra kapatıyorum.
Cumhuriyet döneminde ilk Atatürk heykeli çalışması 1925 yılında Konya'da başladı. Ancak İstanbul Belediyesi bu konuda elini daha çabuk tuttu ve 3 Ekim 1926'da Heinrich Krippel'e yaptırdığı Sarayburnu Atatürk Heykeli'ni törenle açtı. Konya Belediyesi ise yapımına başladığı ilk heykeli ancak aynı yılın 29 Ekim'ine yetiştirebildi.
Devrin ünlü yazarı Ahmet Haşim, Gurabahane–i Laklahan isimli kitabında, Sarayburnu Heykeli ile ilgili olarak heykeltıraş Krippel'e, Atatürk'ü “İsveçli jimnastikçi Müller'e benzettiği ve genel havasında da bir gayri tabilik yansıttığı” şeklinde ağır eleştiriler yöneltmişti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












