• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Paylaşılmış düşler

16.11.2015 06:00
Sedat MEMİLİ / Yazar

Sedat MEMİLİ / Yazar

Size düşlerimi ödünç versem; en büyük düş kırıklığının “düşlere kavuşmak” olduğunu kabul eder miydiniz?

Gerçek mutluluğun, düşlere ulaşmak değil de, bu düşlere ulaşmak için harcanan emek ve yaşanan duygular olduğunu görür müydünüz?

Rüyamda bir kedi görmüştüm. Çok düşündüm; ben mi kediyi rüyam da gördüm yoksa kedi mi beni rüyasında gördü.

Gördüğümüz rüyalar bizim mi? Rüyalarımıza yabancılaştığımız anlar olmuştur yüzlerce kez. Bazen kendi rüyalarımıza dahi sahip çıkmayız. Çıkamayız. Tıpkı, bazı düşlere yabancılaştığımız gibi.

Kendime ait rüya görmeyi çok arzu ederdim. Arzu ettiğim rüyalar gerçekleşmiş olsaydı Thomas Moore’nin Ütopyası, ütopya olmaktan çıkar yaşam biçimine dönüşürdü. Ama ben kendime ait rüyalar göremiyorum;

Örneğin, çocukları sokağa düşüren koşullar yok benim rüyalarımda. Benim rüyalarımın aydını, karşılıklı olarak birbirlerinin karamsarlık çukurunu açmazlar. Benim rüyalarımın aydını, asla, mutsuzlukları, ilgisizliklerinin haklı bir gerekçesi olarak görmez. Rüyalarımda aydınlar, piyano çalmaz, şiir yazmaz, heykel yapmazlar; onlar el birliği ile burunlarının ucundaki yangına su taşımaktadırlar. Rüyalarımın aydını alevler ortasında bırakılmış Türkiye’m için el birliği etmişler ve hiç biri kendini bu kutsal mücadeleden soyutlamamıştır.

Ben kendime ait rüya göremiyorum gerçekten. Köylüm toprağı işlemektedir; işçim, sosyal güvenlik sorunları çözülmüş olarak ulusal sermayenin oluşturduğu fabrikalarda çalışmaktadır.

Yalan yoktur rüyalarımda. Hele alçaklıklarını erdemlere gizleyen hiç bulunmaz.

Rüyamda hiçbir parti başkanı “yahu toprakları yabancılar alıyor da ne oluyor, kaldırıp bir yere mi götürüyorlar?” demez; deme gafletinde bulunmaz. Hatta rüyalarımın gazetecisi “Asıl sorulması gereken, yabancılar niye bu kadar az toprak alıyorlar?” gibi, pervasız ifadeler kullanmaz.

Düş ile rüya arasında bir fark var mıdır? Kesin çizgilerini bilmiyorum. Ama bildiğim şudur; düşleri kendimiz oluşturabiliriz; rüyalarımızda irade yoktur. İnsan falanca rüyayı görmek için uykuya yatmaz; ama filanca düşleri kurabilir.

Düşlerimle rüyalarım arasında fazla bir fark yoktur. Ama rüyalarım düş kırıklığı yaratmaz. Düşlerim ise, elde ettiğim zamana kadar beni mutlu kılar.

Birçok arkadaş birçok çelişki görecektir bu görüşlerde; olsun. Düş ve rüyalardan söz ediyoruz.

Doğum günleri ya da başka kendilerince önemli zamanlar inanlar birbirlerine bir şeyler armağan ederler. Sevgilerini, armağanlarla dile getirmeye çalışırlar; paylaşım adına yaparlar bunu. Zaman zaman iyi bir şeydir.

Ama ben hayatımın en güzel armağanını bir dostumdan almıştım. “Düşlerini armağan etti bana”.

Kendisine bir iyiliğim dokunmuş. Ne olduğunu bile anımsamıyorum. Yaptığım bir şey, onun hayatında çok önemli ve olumlu bir kırılma yaratmış o da bir gün; “Senin yaptığının karşılığını bulamıyorum” diyerek beni mahcup etti ve “hayatımın en değerli bir şeyini sana armağan etmek istiyorum; düşlerimi” dedi. Dostlar, bana armağan ettiği düşü sizinle paylaşmak istiyorum: “Bir gün bir evim olursa, geniş duvarına Guernika’nın tablosunu yaptırmak istiyorum; sonra da karşısına geçip doyasıya seyretmek...”

Bu idi hayatımın en güzel armağanı…

Birbirimize somut eşyalardan çok düşlerimizi armağan edelim. Armağan edilmiş düşlerde göreceksiniz ki, gerçekte birbirinize yabancı ve uzak değilsiniz. Düşlerinizi paylaşmadığınız için birbirinizi anlamıyorsunuz.

Paylaşılmış düşlerce kalın...

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim