PKK kameralardan rahatsız

Cizre ilçesinde olaylar tüm hızıyla sürürken, terör örgütü ilçede yaptığı eylemlerin kayıt altına alınmaması için iş yeri sahiplerine bir duyuru yaparak, kameraları sökmeleri yönünde çağrı yaptı.
Öyle bir duyuru ki, duyuruya uymayanlar hakkında ise işlem yapacaklarını gizlemeden ve saklamadan iş yeri sahiplerine söylediler.
YDG-H devletin bölgede ki hakimiyetini tamamen ortadan kaldırmak, için güvenlik kameralarının yanında devletin kurmuş olduğu MOBESE’ler ve baz istasyonlarına yönelik te ciddi müdahalelerde bulunarak, bu süreçte YDG-H bölgedeki GSM şirketlerine ait baz istasyonlarını roketlerle vurarak işlevsiz hale getirdi.
Baz istasyonunu tamir etmek isteyen bir polisimizi ise vurarak yaraladılar.
Vatan gazetesinin vermiş olduğu bilgilere baktığımız zaman, 6-7 Ekim olayları sonrası şehirde bulunan MOBES’ler tamamen kullanılmaz hale gelmiş durumdu.
POLİS NE YAPSIN?
Bir tarafta halkın huzur ve güvenliğini, canını ve malını hedef alarak hemen her gün bir insanın hayatını kaybetmesine sebep olan terör örgütü yanlıları ortalığı savaş alanına çevirirken, diğer taraftan polis araçlarının sınırsız olan benzin kullanma hakkının günlük 2.5 litreye düşürülmesi karşısında polisler çaresiz kalmış bulunmaktadırlar
Haydi buyurun böylesine bir ikilem içerisinde polis ne yapsın?
Rejime başkaldıran, ülkeyi açıkça bölmek istediklerini gizlemeyerek açıklayan PKK ciddi bir tehlike değil mi?
Bunlar ülkeyi yönetmeye kalkışan, gerçekte alternatif olan bir paralel yapı değil mi?
“Bu devlete vergi vermeyeceksiniz, bu devlete elektrik ve su parası vermeyeceksiniz, bu devletin mahkemelerinde hakkınızı aramayacaksınız” diyerek;
Vergi toplayan,
Elektrik parası toplayan,
Su parası toplayan,
Kurmuş olduğu çadırlarda mahkemeler kuran,
Devletin kaymakamına dahi tebligat göndererek duruşmaya çağıran bu yapı, özünde paralel yapının ta kendisi değilmidir?
Cizre başta olmak üzere, bu ülkenin vatandaşları PKK’nın bu şok eden istekleri karşısında, çaresiz ve kendilerinin hakkını ve hukukunu koruyacak olan devletin etkinliğini görmek istiyor.
Polislerin araçlarına getirilen benzin tahdidiyle, polisin elini kolunu bağlamak olsa olsa terör örgütünün ekmeğine yağ sürmek olur.
Çözüm sürecini elbette iyi niyetle ortaya konmuş bir yol haritası olarak kabul etti bu millet,
Ancak ne hazindir ki çözüm sürecinin sonuna baktığımız zaman, tamamen bir çözümsüzlük sürecine döndüğünü temaşa etmekteyiz.
SONUÇ OLARAK
Güneydoğuda vatandaş feryat ediyor,
Ve diyor ki;
“Vergisini vererek vatandaşlık görevini yerine getirdiğim devletim, huzur ve güvenimi tesis edip terör örgütünün inisiyatifine beni bırakmasın” diyor.
Kamu düzeninin kaybolduğu ve vatandaşın feryat ettiği bölgeyi terör örgütünden temizlemenin zamanı gelmiş ve geçmektedir.
Aksi takdirde bu ateş yalnız güneydoğuyu değil, Allah korusun ülkeyi sarar ki işte o zaman da iş işten geçmiş olur beyler.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












