Vali’yi nasıl biliriz ?

Yaş elli olunca, Kıbrıs savaşı, hele bir de bir ihtilal, bir muhtıra, 28 şubat gibi ülkenin karanlık günlerini, hakkın değil, güçlünün haklı olduğu günleri görünce, insan epey tecrübe sahibi oluyor.

14 Mart 2013 Perşembe 13:23

Yaş elli olunca, Kıbrıs savaşı, hele bir de bir ihtilal, bir muhtıra, 28 şubat gibi ülkenin karanlık günlerini, hakkın değil, güçlünün haklı olduğu günleri görünce, insan epey tecrübe sahibi oluyor.

Sosyal yardımlaşma vakfında Merhum İsmail Hakkı beyin adaletli devlet adamlığı ile, devleti tanımak, nezaketi ile kendisine hayran bırakan Sayın Valimiz İlhan Atış beyefendi ile çalışmak, İl Genel Meclisindeki görevim sebebi, İl Özel İdaresi ve genel sekreterinin yetkilerini görmek, tecrübeme tecrübe katmıştır. 

Adana’yı kötü yönetimi ile tanıdığım Sayın Durak ile yaptığım hukuki mücadele, Vali’nin gücü nedir ? ne olmalıdır ? Belediye başkanı nedir ? Ne olmalıdır gibi ? detaylara da vakıf olmamı sağlamıştır.

Özellikle, Özel İdare genel sekreterliği nedir ? Genel sekreter ne kadar bir bütçeyi nasıl idareye muktedirdir ? Her şeyi görme fırsatım olmuştur. Yaklaşık 60.000.000.- TL’lik bir bütçe nasıl idare edilir ? Yakinen şahit oldum. Meclis üyesi ve grup başkan vekili olarak bütçenin şekillenmesine itiraz ettiğim anlarda, Valililik makamını aşamadığınız takdirde ne kadar aciz kaldığımı da gördüm. Elbette şu anda, İl Genel Meclisinde fiilen görev yapanlar, milletin emanetini koruma adına büyük bir mesuliyet içindedirler. 

Yaşımın sınırları içerisinde Adana’da hatırlayabildiğim, 6-7 Vali görev yapmıştır. Hiçbir Vali, basın tarafından ne yerilmiş, ne de göklere çıkartılmıştır, elbette çok klasik olan, “Sayın Valimiz Adana için bir şanstır” sözü hariç !!! 

Şehrimizde görev yapan Valilerimizin, mülkiye müfettişi gibi ve sadece bir kuruma karşı, inceleme ve araştırma yaptığı da vaki değildir. Valilerimiz, şehrin hizmeti için özel idareye kontrol ederler ve hukuk dışı gördükleri konuları da, direk hukuk yolu ile ve basına yansıtmadan çözerlerdi.

Sayın Valilerimiz mutlu günlerini şehrin eşrafı ile paylaşır, sünnet düğün gibi merasimlerine sınırlı sayıda insanımızı davet ederlerdi.

Bizler Valilik makamını, her zaman devletimizin kutsalları içinde kabul eder, saygın konumlarını ağzımıza alırken de saygı da kusur etmezdik. Sanki Valilerimiz can damarlarımızda gezerlerdi ama, bizi hiç rahatsız etmezlerdi.

Aytaç beyin başkanlığı döneminde bile, Valimiz, belediye Valilik ilişkilerindeki gerginliği bize hissettirmez, bürokrasinin saygın nezaketi içerisinde işlemler yürürdü. Valilik makamı, şehirde devlet başkanlığı saygınlığında idi. Şehrin yönetiminde olan tüm kurum ve birimlere olan mesafesi eşitti. 

Yüz yıla yaklaşan Cumhuriyetimiz ve bin yıllık tarihimizde, devletimizin tüm kurumlarının görev ve mecburiyetleri belirlenmiş olup, hukukun takibi, yolsuzlukla mücadele, haksız kazanç tarifi kanunlarımızca tespit edilmiştir. Hukuksuzlukla mücadele de devletin farklı kurumları ayakta olup, kontrolleri de başlarındaki yetkililerimizce sürdürülmektedir. 

Şanlı ordumuza “Peygamber Ocağı” denildiği gibi, dinimizde “Vali” kelimesinin karşılığı da, “İslam geleneğinde ruhani anlamında, Vali Allah dostu demektir.” İşte Valilerimizi biz böyle bilir böyle tanırız. 

Valilerimizin basın yolu ile popüler olmaya, gereksiz insanlarca menfi veya müspet anılmasına, şehrin müfettişi gibi rol atfedilmesine ihtiyaçları yoktur. Devletin gurur, vakur ve asaletinin temsili Valilerimize saygı ve hürmetlerimle …

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.