Herkes evlatlarını çok sever, ama ben bir başka severim. Herkes çocuklarını büyütmek için fedakarlıklar yapar, ama ben o kadar büyük bedeller ödedim ki, evlatlarım için dünyayı karşıma alır, canavarlarla boğuşurum…
Aslan evlatlarım, sizin için göze alamamayacağım mücadele yoktur. Size kuş tüyü ile dokunacak olsalar, dokunana dünyayı dar ederim. Ne makam dinlerim ne de mevki, doğduğuna pişman ederim.
Benim 3 kızım, 3 oğlum için yapamayacağım gözü karalık yoktur. Hele aslan oğullarım, vatan, bayrak, din için özel yetiştirildi. Gençlikte her insan hata yapabilir ancak, evlatlarımı her hali ile baş tacı yaptım.
Geldiğimiz noktada, 3 aslan oğlumla ne kadar iftihar ediyorum ki, Allah CC. Herkese böyle güzel aslan evlatlar nasip etsin…
Diyebilirsiniz ki, ne oldu sana Naim ? Ne bu kızgınlık ve çok sert üslup …
İnsanın saygı duyduğu kurumları işgal eden, değmeyecek adamları görünce diyorum ki, Başbakanımıza Allahım sabırlar versin, bu kadar seviyesiz, bu kadar haddini aşmış insanla nasıl çalışılır ?
Makamını hak etmeyen birisinin beni tahdit amacı ile şantajcılık yapmaya çalıştığını duyunca, kendimi kaybettim. Artık ne ahlak, ne etik, ne de makama saygı kalmış bu durumda, benim mücevher değerindeki mahremime dil uzatacak adamın, dilini kesmek bana farz olmuştur.
Ah Adanalım, ah Adanam, bu bahtsız şehirde neler dönüyor ? bir bilseniz… Bizim gibi cesur vatanseverlerin bile, yazmaktan hicap ettiği konuları, haddini aşmışlar ne kadar rahat konuşabiliyorlar.
Ah Adanam, ah adanalım, neler dönüyor o saf dünyanızın hemen yanıbaşında, ne kirlilikler, ne lağım suları akmakta… Tertemiz dünyanızda, saygı gösterdiğiniz insanların perde arkasında ne karanlıklar var…
Bu insanlar, yolsuzluklarını öyle profesyonelce yaparlar ki, salonlarda hala saygı gösterir saf insanlar…Bilmezler saygı gösterdikleri insanların, kapılarında çalışan en vasıfsız insanın ayağına bile su dökemez…
Yazık, çok yazık, milletimin parasını alırlar, hiç acımadan daha fazlasını daha fazlasını isterler. Kanaat bilmeyene dünyayı versen ne fayda, “cehennemim büyük olsun, odunu bol olsun” diye çalarlar da çalarlar…
Artık adaletinden endişemiz olmayan bir hukukumuz, gücünü milletten alan, hayatını vatandaşına adamış bir Başbakanımız var, kötüler duysun, bilsin, sizin devriniz bitti…