Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yeni Anayasayla ilgili bir değişiklik söz konusu olması halinde o zaman bir referandum olabilir ve 3. seçim olabilir" dedi.
Erdoğan'ın konuşmalarından satırbaşları şöyle;
Obama ile başta Suriye olmak üzere İsrail, Filistin gibi bölgesel sorunları konuştuk.
Ekonomi ile ilgili çalışmalarımız oldu. İlgili bakanlarımız bu konuda ilişkilierini devam ettirecek.
Kafilemizide olan işadamlarıyla 250 kişye yakın kişinin katıldığı yemekte Biden ve Kerry'ye hitabımız oldu.
ABD'nin önde gelen 15 CEO ile toplantı yaptık. Bazıları zaten Türkiye'de yatırım yapanlar var.
ABD Dışişeri Bakanı Kerry ile Türkiye ve Amerika olarak üzerimize düşen konuları ele aldık.
San Fransisco'da Microsoft, Apple ve Google gibi firmaları gezdik. Sunumlar izledik. Geleişmeleri yerinden takip ettik. Ülkemizle ilgili düşüncelerini öğrendik.
Yeni Anayasayla ilgili bir değişiklik söz konusu olması halinde o zaman bir referandum olabilir ve 3. seçim olabilir. Zaten Cumhurbaşkanlığı seçimi gündemde ve onun tarihi belli. Yerel seçimlerin de tarihi belli bu konuda bir değişiklik söz konusu değil.
Reyhanlı'da yargı kesin kanaatini açıkladığı zaman, "Fail budur" diyebiliriz. Şu andaki kanaatler tutuklananların failler olduğu yönünde.
Bu olayın arkada uzantıları var.
Eğer muhalefet partileri kendilerini kilitlemezse biz tasarıyı parlamentoya sunabiliriz.
Referandum yolu açılırsa ben milletimizden evet oyu alacağımızı düşünüyorum.
NUMAN KURTULMUŞ YERİNE GEÇECEK Mİ?
Bir gazeteci Erdoğan'a, 2014'te kendisinin Cumhurbaşkanı olacağı, yerine de Numan Kurtulmuş'un geleceği yönündeki iddiaları sordu. Başbakan Erdoğan, şu cevabı verdi: Bunların hepsi hayali şeyler. Partimizin yetkili kurulları var. Onlar ne kararı verirse, o karara uyulur. Bu yönde açıklamalar sadece durgun suyu bulandırmaktan başka bir şey değildir. Böyle bir şey gündemimizde yok.
Çalışmalarımız lojistik destek şeklinde olmuştur, bu desteği sürdüreceğiz.
"Amerika'nın Suriye konusunda Türkiye'yi yalnız bıraktığını düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine Erdoğan şöyle konuştu: Türkiye'de benim şuanlık Başbakanlık sürem 10,5 yıl oldu. Kendimize ait olan çizgiyi bugüne kadar değiştirmedik. Bu tür yaklaşımlarda bulunanların önce benim çizgimi bilmeleri lazım.
Türkiye'nin muhalif güçlere lojistik desteğini dış müdahale diye yorumlayanlar Suriye'nin içindeki örgütleri açıklasınlar.
Türkiye'nin Suriye'de herhangi bir silahlı gücü varsa açıklasınlar. Lojistik destekse onu veriyoruz. Yardımlar var. Bunları yapıyoruz ama bunların dışında Türkiye ne Hizbullah'ın üstlendiği görevi ne de başka ülkelerin orada yaptıklarını yapıyor.
PKK'nın çekilme konusu: Bunlar nereden geldilerse oradan gelmesini bilirler. Biz hukuk devletinde ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz.
KILIÇDAROĞLU'NU KALE ALMAK ZAMAN KAYBI OLUR
Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'ı diktatöre benzetmesi konusu: Kılıçdaroğlu'na cevap vermeyeceğim. Avukatlarım vasıtasıyla yargı ne diyorsa hukuk devleti içinde cevabımı arayacağım. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına hiç kimse katil sıfatını yakıştıramaz. Bu ülkede kimin katil olduğunu, kimin katillerle işbirliği içinde olanları yargı ortaya çıkaracaktır. PKK ile DHKP-C ile kim iç içe biliniyor. Tamamiyle şirazesinden çıkmış vaziyette. Avrupa'da bizi şikayet etti. Sosyal Demokratların temsilcisi kendisine daha önce verdiği randevuyu iptal etti. Daha sonra ben iptal ettim diyerek orada da dürüst davranmadı. Swoboda daha sonra işin aslını ortaya kaydı. Böyle bir insanın açıklamalarını kale almak Türkiye'ye zaman kaybettirmektir. Böylesine zayıf muhalefet demokrasimize zarar veriyor.