İşte O yazı.

Kin Birikmesi..Editörümüz Taner TALAŞ 2012 yılında Ak Parti Hükümetine yönelik büyük tehlikeyi yazmıştı.

04 Haziran 2013 Salı 11:15

12 Temmuz 2012 Perşembe

İktidarların, Gücünü Devlet otoritesinden alan makamların ,icraatları sebebiyle muhaliflerinin ve muarızlarının olması,Demokratik rejimlerde doğal ,hatta elzem bir durumdur.Güç ve otorite sahipleri bu unsurlara karşı, Hukuk ve adalet ölçüleri içerisinde hareket etmek zorundadır.Aksi takdirde düzen bozulur,tamiri imkansız bir kaos ortamı hakim olur.

İnsanların ayarları bozulur.İntikamcı, rövanşist duygular hakim olur,akıl rafa kalkar,faturası ağır bedeller ödenir.

Son günlerde bu yönde kaygılarımı arttıracak emareler görüyorum.Bir takım uygulamalar, insanları kinlendirmeye başladı.

Geçen aylarda İnternete düşen ,muvazzaf bir subaya ait olduğu söylenen bir ses kaydında,tutuklu askerler salıverildiğinde çoluk ,çocuk demeden intikam alacaklarından bahsediliyordu.Meselelere bakışı benden farklı olan bir arkadaşım bana,iktidar olduklarında neler yapacaklarını intikamcı bir ruh haliyle anlatırken, bu psikolojinin lokal,arızi,bir hadise değil,kendisini öteki hisseden geniş bir tabakada geçerli bir psikoloji olduğunun artık net olarak müşahede ediyorum.

İktidar bu durumun farkında değil.İnsanlar kinlenmeye başlamış durumda.Bu duyguyu besleyecek uygulamaların,yanlışlıkların önüne geçmek lazım.

Mesela Gazeteci Nedim ŞENER’in, 3 yaşındaki kız çoçuğunun eteğini çıkarıp ,X Ray cihazından geçirip arama yapan zihniyetin sığaya çekilmesi gerekmezmiydi?

Kendi belediyelerinize dokunmazken,başka partilere mensup Büyükşehir Belediyelerini hallaç pamuğu gibi atmak ne kadar adil?

İslamcı Kemalizm kavramının doğmasına neden olmak ne kadar akıllıca?

Muhalif kalemlerin İktidara yakın gazetelerde işlerine son verilmesi izah edilebilir mi?

Bir takım Devlet yetkililerinin, kendilerini eleştiren insanlara karşı,devletin güç ve otoritesini kötüye kullanarak sindirmeye çalışması hakkaniyetle bağdaşır mı?

Otoritenin ürkütücü bir vaziyette kendisini böyle göstermesi; ne vicdani nede akli bir durum değildir.Bu durum bir süre böyle gidebilir.Ancak;devamı mümkün değildir.

Bu ülke 150 yıldır restleşme,tasfiye,intikam ve rövanş kültürüyle yönetilerek yılları heba olmuştur.Bir dönem kendini güçlü addedenler,toplumu var eden unsurları tasfiye ederek iktidar olmuşlar ,neticede bedelini bu toplum ödemiştir.

Ekonomik krizler,siyasi çalkantılar,askeri darbeler,sosyal buhranlar bu kültürün doğal sonucudur.

Meseleyi daha müşahhas bir hale getirecek olursak;

Bugün Ak Parti iktidarına karşı azımsanmayacak derecede böyle bir duygu oluşmuştur.Olası bir iktidar değişikliğinde bu duygu ziyadesiyle gündeme gelecektir.Ülke bu durumdan olağanüstü zarar görür düşüncesindeyim.

Bu nedenle;

İnsanların bu duyguya kapılmasına imkan verecek uygulamalara son verilmelidir,herkes haddini bilmelidir.Güç merkezli değil,hak merkezli düşünülerek meseleler yeniden ele alınmalıdır.Başbakan yeniden balkon konuşmalarının özüne dönmelidir.

İnsanları kinlendirmemek lazım,Çünkü kinin olduğu yerde akıl yoktur,aklın olmadığı yerde ise her türlü zulüm mübah olur.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.