İnsan Hakları Komisyonu Başkan Vekili CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu Başbakan'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Tanrıkulu'nun açıklaması ve soruları şöyle;
Özel hayatın gizliliğinin yasal ve anayasal güvence altına alındığı Türkiye’de istihbarat birimlerinin bu yasaları hiçe sayan uygulamalarıyla çok sık karşılaşıyoruz. AKP iktidarı boyunca giderek artan yasadışı telefon dinlemeleri, kişilerin özel hayat bilgilerinin yasadışı yollardan elde edilerek yargı konusu yapılması veya kamuoyuna ifşa edilmesi gibi sayısız vakayla karşılaştığımız halde, bu politikadan geri durulmuyor.
Gezi Parkı olayları da göstermiştir ki, halkı hiçbir baskı rejimi dilediği kadar baskı altında tutamaz. Baskı arttıkça direnç de artar. İstediğiniz kadar kamera koyun, telefon dinleyin veya kişilerin tüm bilgilerini elde edin, bütün bu uygulamalar halkın demokratik tepkilerini ortaya koymasına engel olamaz. Ancak yurttaşların devlete, adalet sistemine olan güveni her geçen gün daha da zayıflar.
10 Haziran 2013 tarihli Taraf Gazetesi’nin haberine göre Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk Hava Yolları’yla uçan yurttaşların veya Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlarda okuyan öğrenci ve ailelerinin tüm özel bilgilerini, attıkları e-postaları söz konusu kurumlarla yaptığı protokoller dolayısıyla elde edebiliyor.
Kişilerin özel bilgilerini MİT’in herhangi bir kurumdan alması veya herhangi bir kurumun bu bilgileri paylaşması suç olduğu gibi hiçbir kurumsal etiğe de sığmaz. Eğer bu uygulama doğruysa, sorumluların derhal yakalanıp yargı önüne çıkarılması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
• MİT’in Milli Eğitim Bakanlığı ve THY ile yaptığı protokoller dolayısıyla kişilerin özel bilgilerini edindiği doğru mudur? Bu protokoller hangi hukuka göre hazırlanıp imzalanmıştır?
• Söz konusu uygulama başlamış mıdır?
• Bu uygulamayla yurttaşlar hangi maksatla fişlenmektedir?
• Şu ana kadar kaç yurttaşımız bu protokoller icabı izlenip kişisel bilgileri MİT’e aktarılmıştır?
• Söz konusu uygulamanın suç olduğunu kabul ediyor musunuz?
• Yurttaşları fişlenmeyen, kişisel bilgilerini edinen istihbarat birim yöneticileri başta olmak üzere bu suçu işleyen tüm kişilerin ortaya çıkarılıp yaptıkları bu hukuksuzluk yüzünden yargı önüne çıkarılması için herhangi bir çabanız olacak mı?
Madde (7)
(1) Bu protokol kapsamında Müsteşarlığın kullanımına sunulacak olan verinin içeriği aşağıda belirlenmiştir:
a) Bakanlık tarafından yapılan sınavlara ait ad ve tarih bilgileri ile bu sınavlara başvuru yapan tüm adayların kimlik numarası, adı-soyadı, sınav yeri ve adres bilgileri ile mevcut olması halinde fotoğraf kayıtları ve iletişim bilgileri (telefon numaraları, e-posta adresleri gibi).
b) MEBBİS veri sisteminde bulunan tüm Bakanlık personelinin kimlik numarası, ad-soyad, telefon ve e-posta gibi iletişim bilgileri, görev yerine ilişkin il/ilçe adres bilgileri ve fotoğraf kayıtları.
c) E-Okul sisteminde bulunan tüm öğrencilerin, kimlik numarası, adı soyadı, telefon, e-posta gibi iletişim bilgileri, öğrenim gördüğü okul ve sınıfı, fotoğrafı, ana-baba ya da veli adı ile bunlara ait telefon numarası gibi iletişim bilgileri, öğrencinin adres bilgisinin yanı sıra, öğrenim görülen sınıftaki yılsonu başarı puanı, ödül ve ceza kayıtları ile varsa aldığı belgeler ve toplam devamsızlık süreleri.
d) MEB’e bağlı olarak hizmet veren eğitim, kurs, rehabilitasyon merkezi vb. yerlere ait bilgiler.
e) MEB tarafından yurtdışına gönderilen öğrencilere ait, kimlik numarası, ad-soyad, gidilen ülke, gidişdönüş tarihi bilgileri ile telefon, e posta vb. iletişim bilgileri, ayrıca, ana-baba adı, irtibat kanalları ile varsa fotoğraf kayıtları.
f) Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) öğrencilerine ait kimlik numarası, ad-soyad telefon e-posta gibi iletişim bilgileri ile fotoğraf kayıtlan vb. tüm bilgiler.
g) Yaygın Eğitim kapsamındaki öğrencilere ait bilgiler.
(2) Yukarıda yer almakla birlikte protokolün imza tarihi itibariyle Bakanlık veri tabanına henüz dâhil edilmemiş olan veriler (örn. bu maddenin e, f ve g bentleri), Bakanlık veri tabanına dâhil edilir edilmez gecikmesizin Müsteşarlığın kullanımına sunulacaktır.
Veri tabanına bu şekilde sonradan d?hil edilen veri türünün Müsteşarlık kullanımına sunulması yöndeki çalışmalar, Bakanlık tarafından yürütülecek olup, ihtiyaç duyulduğunda Müsteşarlıktan da teknik destek alınabilecektir.
(3) Güncel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda, Bakanlık veri tabanına protokolde belirtilmeyen yeni bir veri türünün eklenmesi veyahut bu protokol kapsamında olmayan yeni bir veriye Müsteşarlıkça ihtiyaç duyulması halinde, Müsteşarlığa aktarılacak verinin içeriği değiştirilebilir/genişletilebilir.
(4) Yukarıda belirtilenlerin dışında Müsteşarlıkça talep edilecek bir verinin, 2937 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi kapsamında Bakanlıkça karşılanma yükümlülüğü devam etmektedir.
Veri Aktarım Süresi, Değişiklik, İlave
Madde 8
(1) Bu protokol kapsamındaki veri iletim yönteminin web servis olarak sürekli ve kesintisiz olarak Müsteşarlığa aktarılması esastır.
(2) Güncel ve teknolojik gelişmeler sebebiyle ihtiyaç duyulması halinde işbu protokolün amacına uygun olmak kaydıyla, değişiklikler yapılabilir, ek hükümler eklenebilir.
Yürürlük
Madde 9 (dokuz) maddeden ibaret olan işbu protokol, 06/09/2012 tarihinde iki asıl nüsha olarak taraflarca imzalandığı tarihte yürürlüğe girecek olup, taraflarca feshedilmediği sürece yürürlükte kalacaktır. TC. Milli Eğitim Bakanlığı. Volkan AKÇAY Bakan a. Bilgi İşlem Grup Başkanı. T.C.Başbakanlık MİT Müsteşarlığı Abdurrahman Bulur. Müsteşar a. Başkan Yardımcısı.”
7’DEN 70’E FİŞLEME
MİT Müsteşarlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan “Çok Gizli” damgalı protokole göre eğitim camiası fişlenmeye başlandı. Tüm öğrenci ve velilerin mailleri, telefon numaraları, özel bilgileri, fotoğrafları, notları ve yüzlerce özel bilgisi MİT’e aktarılıyor. Bu protokol Anayasa ve TCK’ya göre suç. Bu hukuksuzluk “Çok Gizli” damgasıyla gizlenmiş.