İki gündür peş peşe Bebekli Kilise Papazı Francis Dondu’nun Vali Hüseyin Avni Çoş’a takdirlerini ve sayın Adana Valisi Çoş’un da, Papaz Dondu’ya yaklaşımını yazıyoruz.
Sağ olsun Papaz Dondu olmazsa, sayın Vali’nin, Bebekli Kilise gidip, NOEL kutlamalarına katıldığından haberimiz olmayacaktı.
İyi ki Papaz efendinin, hem şikayet hem de teşekkür dilekçesi ortaya çıktı da, bizde düne kadar misyonerlik yuvası olarak görülen bir Kilise’nin Papazı’na verilen değeri ilk ağızdan öğrendik.
Hatta öğrenmekle kalmadık, yıllar önce misyonerlik faaliyetleri yüzünden Bebekli Kilise’nin basılmasını ve Hristiyan yapılmak istenen bir-kaç gencimizin kurtarılmasını hatırladık.
Hani balık hafızalıyız ya…
Her şeyi çok çabuk unuturuz.
Bebekli Kilise’nin ve Bebekli Kilise Papazlarının bölgede ne kadar etkili misyoner faaliyet yürüttükleri ve Müslüman çocukları nasıl baştan çıkardıkları hafızamızdan çıkmış.
Oysa , misyonerlik faaliyetlerin en etkin yürütüldüğü o günlerde , misyoner çocukların kurtarılmasında ön plana çıkan isimlerden biri de gazetemiz patronu Hakan Bülent Yardımcı olmuştu.
Hakan Bülent Yardımcı Polis denetiminde bastığı Kilise’den, alıkonulan 17 yaşındaki kız çocuğunu kurtarmış ve kız da ailesine teslim edilmişti.
Kurtarılan kızın ailesi de hala, ara ara Bülent beyin yanına teşekkür ziyaretlerine gelir.
Papaz Lorenzo döneminde yaşanan bu gerçekler, bu gün ne yazık ki unutulmuş görünüyor.
Sanki Bebekli Kilise Papazları hiç misyonerlik faaliyetleri yürütmemiş de, sadece Adana’da Hristiyan vatandaşlarımıza hizmet veriyorlarmış gibi kabul görüyor.
Bu kabulün öderliğini de, ne yazık ki Adana Valisi yapıyor.
Her zamanki alışkanlığını devam ettirerek, araştırmadan soruşturmadan…
Sanki Bebekli Kilise ve burada görev yapan papazlar sütten çıkmış ak kaşık.
Ama, Adana kamu oyu ve özellikle de dindar kesim çok iyi biliyor ki, bu kilise yıllardan beri misyonerlik faaliyetinden ödün vermedi. hız kesmedi.
Taze beyinleri, Hristiyanlıkla yıkama faaliyetlerini tam gaz devam ettiriyorlar.
Bu faaliyetlerin sonlandırılmasına yardımcı olması gereken Adana Valisi ise, NOEL Etkinliklerine katılarak, bu misyonerleri cesaretlendiriyor.
Böyle davranarak da AKP İktidarının “İslamlaştırma” projeleriyle ters düşüyor.
Hükümet laik bir toplumu, “ılımlı İslam” çizgisine çekmek isterken, sayın Vali NOEL etkinlerinde boy göstererek, misyonerliğe çanak tutuyor.
Misyonerlik faaliyetleri yürütenleri cesaretlendiriyor.
Durum böyle olunca, insan ister istemez soruyor, Öcalan’a, KCK’ya özgürlükten sonra, acaba misyonerliğe de onay mı çıktı ?
Kaynak / Eskpres Gazetesi köşe Yazarı Leyla AKBAŞ