Demokratikleşme paketinde yer alan, kamuoyunda çok ciddiye alınmayan bir madde, eğer hayata geçerse Türkiye’nin idari sorunlarının sona ereceği kanaatindeyim. Ne başkanlık sistemi, ne yarı başkanlık, ne mevcut sistem yaramıza merhem olamaz. Kurtuluşumuz yakında yasalaşacak olan eş başkanlık sistemindedir.
Bu kanıya varmama Ak Parti Adana mitingi olağanüstü katkı sağlamıştır. Daha önce var olan gözlemlerim, miting vesilesiyle ete kemiğe bürünmüştür. Bu ülkenin ilk planda halletmesi gereken problemin, parti ve Devletin ayrılmasından geçtiğine artık net olarak inanıyorum.
Kesinlikle parti ve Devlet faaliyetleri birbirine karıştırılmamalıdır .İçer de ve dışarda devasa sorunları olan bir ülkenin en üst seviyede olan görevlileri, mesailerinin yarısını gereksiz parti faaliyeti içinde geçiriyorlar. Başbakan enerjisinin çoğunu siyasi söylevlere, muhalefetle mücadeleye ayırıyor.
Ayrıca parti sorunları, teşkilat kongreleri yaşamında önemli bir yekün tutuyor. Bu yapı Devlet adamı yetiştirme noktasın da neden kadük kaldığımızın da önemli bir göstergesidir. Siyasi meselelerden, Devleti anlama ve kavramaya vakit kalmıyor ki..!
Seçim dönemleri ve sonrası ayrı bir facia. İmzaları çok önemli meseleler de ehemmiyet arz eden bakanlar, miting meydanların da hatiplik stajı yapıyor. Yerel ve genel seçimler de köy ve mahalleleri gezmek akıl karı mıdır Allah aşkına? Ayrıca , Parti mitinginde Valilerin ne işi var?
Bu yapı Devleti partileştirirken, Partiyi de Devletleştiriyor. Bürokrat kapısına tekme atan maganda teşkilat mensubu bu yapının ürünüdür. Yolsuzluk düzeninin temelin de de bu yapı vardır. Partiye bağımlı bürokratik yapıdan ancak bu çıkar.
Memuruna siyaset yasağı getiren ,siyaset yapan memura ceza kesen mevcut yasalarımız, her nedense çok paradoksal bir biçimde en üst seviyede memur olanların siyasi faaliyetine göz yumuyor. Hadi bakanları bir kenara koyduk, Müsteşarlar başta olmak üzere üst bürokrasi ,miting meydanların da halkı selamlıyor.
Bu tablonun yegane sebebi mevcut Genel başkan/Başbakan sistemidir.
Eş başkanlık sisteminde Genel Başkan ve Başbakan ayrı kişilerden olacağı için, Başbakan kamu görevi yapan Devlet Adamı hüviyetine ve ruhuna bürünecektir. Siyasetin; olumsuz, polemik, kavga, çekişme boyutuyla Genel başkan ilgilenecektir. Ayrıca; Parti problemleri, seçim çalışmaları, mitingler, teşkilat çalışmalarıyla da Genel Başkan ilgileneceği için ,Başbakan da rahat edecektir.
Bu model her açıdan ,her kuruma huzur ve sükûnet getirecektir. Öyle inanıyorum ki; sadece Devlet meseleleriyle ilgilenen bir Hükümet, enerjisini sadece Millet meselelerine hasreden bir Bakanlar Kurulu ülkeye maksimum hizmet getirecektir.
Enerji ve mesaisini gereksiz siyasi kavga ve parti çalışmalarıyla geçirmeyen bir Bakanlar kurulu bu ülkeyi uçurur. Tüm partilerin bu sistemle yönetilmesi Türkiye’nin kurtuluşudur.