Neredeyse patlamaların, çatışmaların, can kaybının olmadığı bir gün geçmiyor. Suriye İnsan Hakları Örgütü’nün raporuna göre Mart 2011’den bugüne 89.644’ü sivil 101.513 kişi yaşamını yitirmiş. Yine raporda, her saat başı 6 kişinin öldüğü Suriye’de günde ortalama 135 kişinin hayatını kaybettiği, 2 saatte bir çocuğun, 3 saatte de 1 kadının öldüğü kaydedilmiştir.
İşte bu savaşta özellikle çetelerden yana tavır alan ve her türlü Lojistik desteği veren Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve emperyalist ülkeler işleri o kadar ilerletmişler ki Adana bir biçimde silah kaçakçılığının ve üretim merkezinin haline getirildi.
Adana Metal Sanayi'ndeki bir işyerine uyuşturucu ihbarının ardından baskın yapılmış ve bir cephanelikle ile karşılaşılmış.
Önceki gün Adana ’da TIR'da yapılan aramalarda 935 adet füze başlığı, 10 adet roket borusunun da yer aldığı çok sayıda patlayıcı ve mühimmat ele geçirildi.
TIR'ın rotasının Suriye olduğu aslında tüm yetkililer tarafından bilinmesine rağmen resmi bir açıklama yapmak kimsenin işine gelmemektedir.
Yine geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde de bir operasyon sonucunda Adana’da 2 kg sarin gazıyla birlikte 11 El Nusra çete üyesi yakalanmış kısa bir zaman içerisinde ise ortada bir suç durumu yokmuş gibi bu teröristler serbest bırakılmıştır. Aynı şekilde TIR dolusu cephanelik ile yakalanan iki kişide bir yolu bulunarak zamanla serbest bırakılacak. Hatta ele geçirilen silahlar bir yanlışlık sonucu ele geçirildiği kamuoyuna ifade edilerek uygun bir yöntemle gitmesi gereken adrese de teslim edilecektir.
Değerli basın; Bize nerede yaşadığımızı unutturmak istiyorlar. Devlet ve polis terörünün azgınca sürdüğü, gençlerin polis kurşunlarıyla öldürüldüğü, demokrasinin esamesinin okunmadığı, tam bir diktatörlük koşullarının yaşandığı Türkiye’de, başkalarına demokrasi dersi veriliyor. AKP’nin istediğinin Suriye ve Ortadoğu için özgürlük ve demokrasi olmadığını biliyoruz. Suriye’ye askeri bir müdahale, Suriye iç savaşını Türkiye’nin ve Lübnan’ın içine taşıyacaktır. Bunu görmeyen AKP Hükümeti, bu politikasının faturasını çok ağır ödeyecektir.
Başka bir ülkeye demokrasi ve özgürlüğün emperyalistler ve kuklaları tarafından getirilemeyeceğini yaşayarak öğrendik biz. Bunun için Irak’a, Afganistan’a bakmamız yeterli değil mi? Kimi kandırıyorlar, bu yalanlarla Türkiye ve Ortadoğu halklarını inandırabileceklerini ve savaşın safına alacaklarını mı sanıyorlar? Biz buradan kocaman bir hayır diyoruz, Ortadoğu’daki esas tehlikenin ABD ve diğer emperyalistler olduğunu adımız gibi biliyoruz.
Mısır’da askeri darbeyi destekleyen ve besleyen emperyalist ülkeler, Ortadoğu’daki işbirlikçileri İsrail, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve El Nusra çeteleri; Suriye’de ittifak halinde işgali ve savaşı savunuyor. Mısır’da “darbeye karşı” sözde Müslüman Kardeşlerin destekçisi AKP Hükümeti, böylesi işgal, savaş ve gericiliği temsil eden ittifak koalisyonu ile birlikte hareket ediyor. Böylesi ittifakla buluşan AKP’nin iki yüzlü politikası ortada iken, darbe karşıtlığı hiç inandırıcı değildir.
Ne Esad, Ne Mursi ne de Sisi değil; Mısır, Suriye ve bütün Ortadoğu halkları bizim kardeşimizdir. Ülkelerin kaderlerine ancak kendi halklarının karar verebileceğine inanıyoruz. Demokrasi, özgürlük, insan hakları, hangi bahane ile olursa olsun, bir ülkeye yapılacak müdahale sadece ve sadece savaştır. Ve savaşlar yalnızca, ölüm, zorunlu göç, açlık, sakatlanma, yalnız çocuklar ve kadınlar için tecavüz getirir. ABD şimdiye kadar gittiği her ülkeye bunlardan başka bir şey getirmedi.
Türkiye bu savaşın ileri karakolu yapılmak isteniyor. Tayyip ERDOĞAN ve AKP savaş uçaklarının İncirlik’ten kalkmasını, savaşta topraklarımızın kullanılmasını planlıyor, tezkerelerden söz ediyor. Belki yakında bu savaşın askeri olmamızı, gidip Suriye’de ölmemizi isteyecekler.
Biz bu ülkenin emekçileriyiz ne Suriye halklarını öldürürüz ne de onları öldürmek için topraklarına gideriz. Bu sebeplerle olanca gücümüzle “Savaşa Hayır” diye haykırıyoruz. Bu ülkenin işçileri, emekçileri, gençleri ve kadınları olarak Ortadoğu’daki savaş çığlıklarının sona ermesi, ABD’nin ve batılı emperyalistlerin bölgeden elini çekmesi için, savaşa dörtnala giden AKP hükümetine engel olmak için bulunduğumuz her yerde mücadele edeceğiz.
Barış, gerçek demokrasi ve özgürlük; hem biz, hem de Ortadoğu halkları için ancak kendi mücadelemiz ile gelecek. Buradan Suriye, Mısır ve tüm Ortadoğu halklarına selam gönderiyoruz. Mücadele edeceğiz, direneceğiz ve barış içinde bir dünya yaratacağız.
KAHROLSUN EMPERYALİZM, YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ
EMEK PARTİSİ
ADANA İL BAŞKANI SEVİL ARACI