CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2004'teki MGK kararına ilişkin konuştu. Kılıçdaroğlu, "Bugün hala bu kararların gereğini yerine getirmek için çalışıyor. Birbirimizi kandırmayalım" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"Fethullah Gülen ile ABD'ye bu seyahatinizde bir görüşme olacak mı? Partinizden bir heyet görüşecek mi?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Gündemimizde böyle bir konu yok" yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, 2004'teki MGK kararına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:
"Ortaya çıkan belge, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ikili oynadığını gösteren bir belgedir. 2004'te Milli Güvenlik Kurulu bir karar alıyor, oturup oybirilğiyle kararların tümü imzalanıyor. Olay kamuoyuna yansıdıktan sonra ilk tepkiler yine AKP çevrelerinden geldi. 'O günün şartları zordu, mecburen imzaladık', 'İmzaladık ama gereğini yapmadık'... Herhalde birisi de yarın öbür gün çıkıp, 'İmzaladım ama neyi imzaladığımı bilmiyorum' diyebilir. İşin gerçeği şu; Sayın Erdoğan'ın bu konuda konuşmasını bekliyorum. O belgeye hangi gerekçeyle imza attı? Okuyarak mı imza attı? Okumadan mı imza attı? İkinci önemli konu şu; Sayın Erdoğan, bizim genel başkan yardımcımızın sorularına bile yanıt verirken bu kadar önemli bir konuda konuşmaması suçluluğunun kanıtıdır. Kendini suçlu görüyor. Çünkü toplum, AKP hükümetinin ikili oynadığını gösterdi."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın bugüne kadar "kardeşim" dediği, iyi ilişkiler kurduğu pek çok kişiye ihanet ettiğini iddia etti.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İhanet kültüründen geliyor. Kaddafi'ye ihanet etti, arkadan bıçakladı. Esad'a 'kardeşim' diyordu, ihanet etti, şimdi silah gönderiyor, orada insanlar birbirini öldürsünler diye. Erbakan'a ihanet etti. Erbakan'ı acımasızca eleştirdiler, neden o kararlara imza attın diye. Ter döken fotoğrafları gösterildi. Yiğitlik edebiyatı yapıldı. 'Biz asla izin vermeyeceğiz' denildi. Bir baktık ki, bunlar Erbakan'dan daha kötülermiş. Hiç değilse Erbakan, doğruları söylerdi, inandığı şeyleri söylerdi. İhanet kültüründen gelenler önce kendi insanlarına, arkadaşlarına, sonra da kendi ülkelerine ihanet ederler. Bu kültür çok ağır bir kültürdür ve bizim hazmedeceğimiz bir kültür değildir."
"Belgenin gereğini yapmadık" şeklinde açıklamalar olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Bugün yine gazetelerde, Milli Güvenlik Kurulu'nda alınan kararların gereğinin yapıldığı da ortaya çıktı. Başbakanlık Müsteşarlığı imzasıyla, pek çok kuruluşa, 'alınan kararların gereğini yapın' diye yazının gittiğini görüyoruz. Düne kadar yalanlamaları sayın Arınç yapardı. Ters köşeye yattıktan sonra artık bu konulara girmiyor. Şimdi bir başka danışmanı var. Yalanlamaları o yapıyor. O da ters köşeye yattı. Şimdi merak ediyorum acaba ne söyleyecek. Asıl merakım, Recep Tayyip Erdoğan bu konularda ne söyleyecek. Asıl merakım bu. Dik duruyordu bu. Niye dik durmadın, arkadaş. Biz bu tür yazıların altına imza atmayız... Niye bu yazının altına imza attın arkadaş? Efelenerek yürüyordu, küçük dağları ben yarattım diyordu. Efendim, o günün koşulları öyleydi, biz öyle imzaladık. Hangi koşullardan bahsediyorsun? Tek başına iktidardın. MGK sivilleşmiş, sivil bir genel sekreter var. Hangi gerekçeyle bunun altına imza attın. Bugün hala bu kararların gereğini yerine getirmek için çalışıyor. Birbirimizi kandırmayalım" ifadelerini kullandı.