TCK 328’den dava açılmasını isteyen MİT, Taraf’ı “casusluk” ile suçlayarak soruşturmayı sadece kendisi yapmak istiyor
Taraf’ ta yayımlanan, 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarına ilişkin haberleri nedeniyle Mehmet Baransu hakkında soruşturma başlatıldı. Baransu’ya yöneltilen suçlamalar ise Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 327, 328, 329 ve 336. maddelerinde yazılı olan “Devlet güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme”, “Siyasal veya askerî casusluk”, “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama” ve “Yasaklanan bilgileri açıklama.”
Soruşturmaya konu maddelerin içeriğine bakıldığında söz konusu davanın “casusluk” suçlamasıyla açılmış olması dikkat çekiyor.
HAZIRLAMAK SUÇ
Taraf ’ın yayımladığı “Fethullah Gülen Cemaati’ni bitirmek” amaçlı planları içeren belgelerin hazırlanması suç teşkil ediyor. MGK ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), Türkiye vatandaşlarını dinî inanç ve düşüncelerine göre fişlemesi de mevcut düzenlemeler açısından başlı başına suç. MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile konu hakkında konuştuğunu beyan eden AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik, fişleme belgelerinin MİT’in havuzunda bulunduğunu kabul ediyor. Sadece bu itiraf için bile savcıların harekete geçip soruşturma açması gerekiyor. Ancak “yağız hırsız ev sahibini bastırır” deyişindeki gibi Hükümet kanadı ve MİT, yayımladığı belgeler için Taraf hakkında ilginç yöntemlerle suç duyurularında bulunuyor. Böylelikle Taraf ’ı susturmaya çalışıyor.
KRİTİK BİR KONU
25 Ağustos 2004 tarihli MGK’da alınan Fethullah Gülen Cemaati’ni bitirme yönündeki tavsiye kararları ve fişlemelerle ilgili haberler için Taraf ’ı “casuslukla” suçluyorlar. Bu, kritik bir konu. Zira Türk hukuk sisteminde MİT’in yurtiçinde herhangi bir konuyu adli olarak takip edebilme yetkisi “casusluk” suçlarıyla sınırlandırılmış durumda.
Yani MİT hem şikâyetçi oluyor hem de adli olarak şikayetçi olduğu konunun incelemesini üstleniyor.
Yapılan işlemin ne olduğunu anlamak için hukuki detaylara bakmakta yarar var. Suç duyurusuna konu olan maddelerden biri TCK 328. Buna göre, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.”
SORUŞTURMA YETKİSİ MİT’TE
“Casusluk” suçunu soruşturma yetkisi yasalarla MİT’e verilmiş durumda. 2937 sayılı Devletin İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun 4. maddesine göre, bu konuyla ilişkili olabilecek görevler şunlar: “Milli Güvenlik Kurulu’nda belirlenecek diğer görevleri yapmak. İstihbarata karşı koymak.”
2937 sayılı yasaya 2005 yılında eklenen bir fıkrada MİT’in casusluk konusunda ne yapacağı şu şekilde düzenlenmiş: “Bu kanunun 4’üncü maddesinde sayılan görevlerin yerine getirilmesi amacıyla Anayasa’nın 2’inci maddesinde belirtilen temel niteliklere ve demokratik hukuk devletine yönelik ciddi bir tehlikenin varlığı halinde Devlet güvenliğinin sağlanması, casusluk faaliyetlerinin ortaya çıkarılması, Devlet sırrının ifşasının tespiti ve terörist faaliyetlerin önlenmesine ilişkin olarak, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde MİT Müsteşarı veya yardımcısının yazılı emriyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim tespit edilebilir, dinlenebilir, sinyal bilgileri değerlendirilebilir, kayda alınabilir.”
DİNLEMEYE YASAL ZEMİN
Bu düzenlemeye göre, eğer yargıçlar Taraf ’a yönelik suçlamaları “casusluk” kapsamında kabul eder ve yargılama başlarsa MİT’in Taraf ’ı dinleme, izleme ve kontrol altında tutmasının yasal zemini hazırlanmış oluyor. Konu ile ilgili görüştüğümüz bir hukukçu, MİT’in operasyon yapma yetkisinin tartışmalı olduğunu söyledi. Bu hukukçu, MİT’in “karşı casusluk” faaliyetleri kapsamında kolluk yetkisi kullanma hakkının da tartışmalı olduğunu belirtti. Ancak MİT’in kendi yasası, “iç güvenliği sağlama görevi varsa kendi operasyonunu kendi yapar, hâkim savcıya gerek yoktur, ama böyle bir görevi yoksa hiçbir lokal operasyon yapma yetkisi yoktur” diyor. Ancak MİT daha önce Taraf yazarlarını dinlemek için casusluk faaliyetini gerekçe göstererek kolluk yetkisi kullanmış, sahte isimlerle Taraf yazarlarını hâkimlerden aldığı kararlarla dinlemişti. Hukukçular, bunun “kolluk yetkisi”ni kullanmak kapsamına girdiğini belirtiyor. MİT’in, casusluk iddiasıyla dava açtırıp da kolluk yetkisini de kullanarak Taraf ’a baskı kurmayı amaçladığını ifade ediyor.