Durak'a Çifte Standart Uygulanıyor!

Aytaç Durak'tan İçişleri Bakanına açık mektup!

23 Aralık 2013 Pazartesi 09:23

Tam dört yıl önce, Hakkı, hukuku, milli iradeyi ve en önemlisi, "Sandık namustur" diyen Sayın Başbakan'ın sözlerini ayaklar altına alarak soruşturmanın selameti bahanesiyle iki aylık süre için görevden el çektirilen Aytaç Durak, dört yıl sonra İçişleri Bakanına açık mektup yazarak, dünyada bir eşi görülmeyen görevden alma komedisine son verilmesini istedi.

Sayın Durak İçişleri Bakanına seslenerek haklı olarak, "Siz kendinizi açığa alacak mısınız?" diyor.

Hani bir deyim var ya;

"Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste"

Tıpkı deyimde olduğu gibi, Allah'ın işine bakın ki dün yolsuzluk hayaliyle Aytaç Durak’ı görevden alan İçişleri Bakanının oğlu yüz kızartıcı rüşvet iddiasıyla gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine konuldu. 

Bu yeter mi?

Aslında yetmez, Sayın Bakanın da derhal istifa etmesi gerekmez mi?

Ne var ki dört yıl içerisinde 84 müfettiş inceleme yaptığı Aytaç Durak için tek bir suç bulunmazken açıkta bekletiliyor,

Ama evinde 7 çelik kasa ve 10 milyon dolarlar bulunan Barış Güler, cezaevine girmesine rağmen İçişleri Bakanı ise hala görevinde kalabiliyor.

Bu çifte standart değil mi?

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, bakın İçişleri Bakanına hitaben yazdığı açık mektupta neler söylüyor:

"Sayın Bakan şimdi utanıyor musunuz?

Oğlunuzun evinde 7 kasa, para sayma makinası, kaynağı belli olmayan milyon dolarlar çıktı, oğlunuzun evinde "rüşvet alıp vermeye aracılık etmekten tutuklandı. Siz incelemenin selameti için görevden istifa etmiyorsunuz, ben ise Bakanlığınız yaklaşık 4 yıl evvel belediyemdeki bazı iddiaların incelenmesi için görevden uzaklaştırmıştı. Üzerime sayıları 80'i aşan dalga dalga müfettiş saldırdınız. Allah'a şükür yapılan inceleme ve araştırmalarda hesabı verilemeyecek bir bilgi ve bulguya ulaşamadınız. Halen ikişer aylık sürelerle 22. defa daha görevden almayı uzattınız. Halkın 5 defa güvenerek setiği bir Belediye Başkanını yargı kararı olmadan açıkta tutmanın Cumhuriyet ilkeleriyle yönetilen hangi demokratik ülkede emsali vardır? Beni millet seçti, kefil olarak milli iradeyi yok sayıyorsunuz. Bunun hesabını Adanalılar 3 ay sonra sandıkta elbette soracaktır. Hakkımda ki bu utanç verici uygulamaya son verin. Beni görevime iade edin, hiç değilse bu çifte standart uygulamanın sorumluluğundan kendinizi biraz olsun kurtarın."

Şimdi şu soruyu sormak istiyorum,

Sayın Durak'a, İçişleri Bakanına bu soruyu sorma hakkı doğdu mu, doğmadı mı?

Düne kadar yolsuzluk iddiaları hayaliyle Aytaç Durak'ı suçlayanlar, bakan çocuklarının adının karıştığı yüzyılın rüşvet iddiasıyla ilgili bu manzara karşısında, parti taassubunu bir kenara bırakarak ne diyecekler acaba merak ediyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.