HSYK'nın yapısı değişecekse..!

Venedik Kriterleri dikkate alınmalı dedi.

04 Ocak 2014 Cumartesi 19:09

Taha Akyol, HSYK'nın yapısı değişecekse, evrensel hukuk kuralları, AİHM içtihatları, Venedik Kriterleri dikkate alınmalı dedi.

2010 yılındaki referandumda halkın yüzde 58'inin oyuyla yapısı değişen kurumlardan birisi de HSYK'ydı. Zira üye sayısı artırılmış, üyelerin dağılımı tabana yayılmıştı. En önemlisi de bir büyük bir çoğunluğunu yargı üyeleri kendisi seçiyordu. Venedik kriterlrine de uygun olan HSYK'nın bu yeni yapısı Hükümet tarafından da büyük bir devrim olarak nitelendiriliyordu.

Aradan daha 3 yıl geçmeden HSYK, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası HSYK'yı hedefe koydu. Başbakan Erdoğan, "Yetkim olsa HSYK'yı yargılarım" dedi. Ve hükümet HSYK'nın yapısını değiştirmek için harekete geçti. Tabi bunun için bir anayasa değişikliği gerekiyor.

Hürriyet'in hukukçu yazarı Taha Akyol, HSYK'nın yeniden yapılandırılması ve üyelerinin büyük çoğunluğunun Meclis tarafından seçilmesi konusunda çarpıcı bir uyarıda bulundu. HSYK'nın "Partiler kontenjanı"na çevrilmemesi gerektiğinin altını çizen Akyol, siyasetin yargıya müdahale etmediği bir yargı istiyorsak HSYK üyelerinin çoğunuluğunu yine yargı uyeleri seçmeli dedi.

İşte Taha Akyol'un yazısının ilgili bölümü;

"HSYK, PARTİLER KONTENJANINA MI DÖNÜŞECEK?

Yargı yönetiminde yetkili kurum olan HSYK’nın yeniden düzenlenmesi gündeme
gelecek galiba. Bunu elbette siyaset yani parlamento yapacak. Çünkü kanun
çıkarılacak, gerektiğinde Anayasa’da değişiklik yapılacak.

ÜLKEYİ GEREN, YENİ ANAYASA YAPMAYAN SİYASETTİR

Fakat ülkeyi bu kadar geren ve yeni anayasayı yapamayan da siyasettir! Yargı reformu gündeme gelecekse, bu siyasetin yargıya müdahalesine imkân vermeyecek şekilde olmalıdır. Bunun ölçüsü de bellidir: Evrensel hukuk... Yani kuvvetler ayrılığı ilkesi, AİHM içtihatları, Venedik kriterleri, Avrupa Yargıçlar Birliği raporları gibi.

HSYK'DA ÜYELERİN ÇOĞUNLUĞU YARGI KENDİ İÇİNDEN SEÇMEK ZORUNDA

HSYK’da yeni düzenlemeler yapılacaksa, üyelerin büyük çoğunluğu yine yargının kendi içinden ve kendisi tarafından seçilmelidir. HSYK’da “partiler kontenjanı” oluşmasına yol açacak bir model getirilirse, siyasi hastalığımız olan aşırı kutuplaşmayı HSYK’ya taşımış oluruz!

Her şeye rağmen yargı hâlâ adalet için ümit kapımızdır. Göz göre göre siyasi kavgalarla girdik bugünkü siyasi türbülansa... Çıkışın mucizevi formülleri, konfeksiyon elbise gibi hazır modelleri yoktur. Sorunlarımızın çözüm yolu siyasette sağduyu ve uzlaşma ruhu, yargıda bağımsızlık ve tarafsızlık bilincidir.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.