Adana nevi şahsına münhasır bir şehir. Partilerin genel politikalarından çok, yerel dinamiklerin daha aktif olduğu Batı Bölgemiz'de başka bir metropol şehir var mıdır, zannetmiyorum. Ruhunda asilik olduğu kuşkusuz. Adana, hiç bir baskı ya da yönlendirmeyi kabul etmeyen yapısıyla şimdiye kadar siyaset bilimi uzmanlarını yeterince yanılttı.
Adana hiçbir partinin kalesi değil. Müşfik, kucaklayıcı, her kesimden insanları içinde barındıran karakteri kadar; gergin, sinirli, kamplaşmacı yanı da olduğu kuşkusuz. Bugün üç partinin Büyükşehir adaylarına baktığımız zaman bu keskinliği net olarak görüyoruz. Partiler yurt genelinde kendi bünyelerinin dışından aday gösterirken, Adana'da aile içinde kalmayı tercih ettiler.
Son olarak açıklanan CHP adayı Yıldıray Arıkan bey üzerinde durmak istiyorum. İlk değerlendirmem sessizlik diplomasisinin zaferi şeklindeydi. CHP Adana Büyükşehir aday adayları gerçekten önemli siyasi figürlerdi. Soner Çetin, ayladır ciddi bir seçim çalışması yürüttü. Akif Kemal Akay kısa sürede kendisini tanıttı.
Adana Milletvekili Turgay Develi, zaten bulunduğu durum itibariyle güçlü bir lobi faaliyeti sürdürdü. Resmi aday olmasa da Aytaç Durak ve Zihni Aldırmaz’ın beklentileri mevcuttu. Diğer aday adayları ciddi propaganda faaliyeti yürüttüler.
Mevcut süreçte hiç ama hiçbir faaliyette bulunmayan tek kişi Çukurova Belediye başkanı Yıldıray Arıkan oldu. Yerel bir siyasetçi için ulaşılacak yegane makam olan Büyükşehir Belediye Başkanlığı, altın tepsi içerisinde kendisine sunulmuş oldu.
Bu kadar çalkantılı bir şehirde, çalkantıların bir türlü durulmadığı bir partide, kendisini yıpratmadan, kamuoyunda tartıştırmadan, herhangi bir meşakkate katlanmadan ulaşılan durum, tek kelimeyle olağanüstü bir başarıdır. Müthiş bir diplomasi zaferidir. İlk değerlendirmem bu şekilde oldu.
Ancak; elimize ulaşan yeni bilgiler, yanılgı içerisinde olduğumuzu gösteriyor. Ortada kişisel bir başarı yok. Diplomasi ve lobi faaliyeti gibi unsurların esamesi yok. Tamamen Arıkan iradesinin dışında gelişen olayların sonucunda adaylık dayatmasının olduğu söyleniyor.
Kendisinin aday olmak istemediği, özellikle son yıllar da geçirmiş olduğu rahatsızlıklar nedeniyle böyle bir göreve talip olmadığı konuşuluyor.
Yıldıray Arıkan’ın adaylığının açıklanmasından sonra yaptıkları ve yapmadıkları bu tezi doğruluyor. Türkiye’nin en büyük şehirlerinden bir tanesi olan Adana'nın, ana muhalefet partisinin adayı, halen bir açıklamada bulunmuş değil. CHP’de heyecan yok. Kimseden sevinç naraları duymadık.
Milletvekilleri, il başkanı suskun. Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, Ankara ve Hatay adaylarının değerlendirmesiyle gündemde. Sosyal medyada ciddi bir suskunluk söz konusu. Sahi Yıldıray Bey’i gören var mı?
Kişisel kaygıları, sıkıntıları, istekleri kendisini ilgilendirir lakin, ana muhalefet partisinin Adana adayının istemediği bir makama zoraki aday edilmesi, Adana siyasi yaşamını, demokrasisini ziyadesiyle olumsuz etkiler. Bu olumsuzluk vatandaşa yansır.
CHP’nin iddialı olduğu Adana'da bu psikolojide hareket etmesinin sonuçları hiç şüphesiz olacaktır. Yıldıray Arıkan, gerçekten bu görevi istemiyor mu? Bir dayatma söz konusu mu? Bu soruların bir an evvel yanıtlarını bulması gerekiyor.