Yeter sıkıldık artık

Editörümüz Taner Talaş'ın kaleminden..

17 Şubat 2014 Pazartesi 19:10

Ak Partiyi sarıp sarmalayan ‘’Devletleşme’’ haleti ruhiyesi ve bu durumun gereklerini yerine getirmek için fırsat kollayan oligarşik danışman kadrosu  için, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu bulunmaz bir nimet olmuştur.

     17 Aralık operasyonu olmasaydı yine bir bahaneyle hizmet harekatına karşı ciddi yaptırımlar öngören oligarşik danışmanlar kadrosu harekete geçecekti.17 Aralık bahanesi, operasyonu öne almış oldu.

      Gürültü çıkararak hakikati gölgeleme, bahane üreterek yeni konseptler üretme konusunda mahir olduklarını gösterdiler. 17 Aralık operasyonu bahanesi vesilesiyle üretilen paralel Devlet korkutmacası olmasaydı, o günden bugüne kadar yapılan ve yapılacak olan değişiklikler gerçekleşebilir miydi?

     Türk Adalet sisteminin köküne dinamit koyulması anlamana gelen, Hakim ve Savcıları Adalet Bakanının emrine verecek olan HSYK düzenlemesine cesaret edilir miydi? 17 Aralık bahanesiyle edildi.

       Emniyet teşkilatını bu denli hızlı ve acımasız bir şekilde dizayn etmek mümkün müydü? Seçimlere günler kala Ak Partili odaklara olası yolsuzluk operasyonlarını yapacak olan Adliye ve Emniyet mensuplarını sindirmek mümkün müydü? 17 Aralık bahanesiyle mümkün oldu.

      318 Adet Milletvekili olan, bunlar içerisinde onlarca Vali, Emniyet Müdürü, Kaymakam ve Mülkiyeli bulunan Ak Parti grubuna rağmen Radikal Efkan ALA’yı İçişleri bakanı yapmak bu kadar kolay olur muydu? 17 Aralık bahanesiyle oldu.

       İnternet yasasını çıkarmayı bir kenara bırakın, gündeme getirmek mümkün müydü? 17Aralık bahanesiyle oldu.

       Dershane düzenlemesini  Ak Parti gelen tepkiler üzerine  rafa kaldırmıştı. Yeniden TBMM gündemine getirip Dershanelerin kapanacağını biliyoruz. Dershaneleri bu kadar kolay kapatmak mümkün müydü? 17 Aralık bahanesiyle oldu.

      Yolsuzluk tartışmaları, Müteahhitlerden alınan paralar, medya havuzu, villalar, rüşvetler ve belgelerin bu kadar sıradan tartışmalar arasında kaybolup gitmesi mümkün müydü? 17 Aralık bahanesiyle mümkün oldu.

      Ergenekon, balyoz, şike ve benzeri dava kararlarının bu kadar ucuzlatılıp tartışılması ve yeniden yargılama talebi  yapılması mümkün müydü? Bu davaların halk nezdindeki tabanının Ak Partiye olan kin ve öfkesi  sonlandırıp, cemaate kanalize edilmesi mümkün müydü? 17 Aralık bahanesiyle mümkün oldu.

      Parti içerisinde yerel seçimler öncesi olası muhalefetin susturulması, Bülent ARINÇ Bey’in mevcut hale getirilmesi, Cumhurbaşkanının tamamen sesisin kesilmesi de 17 Aralık sonrası oluşturulan konsept ve psikoloji vesilesiyle mümkün olmuştur.

     17 Aralık sonrası oluşturulan konsept o kadar tutarsız ki, Devlet içerisinde paralel yapı oluşturduğu, illegal örgüt üyesi olduğu söylenen insanlara yapılana bakın. Görev yerleri değişiyor, tayin ya da tenzili rütbeye tabi tutuluyor.  Benim bildiğim örgüt üyesi yargılanır, tutuklanır buna benzer yaptırımlara tabi tutulur. Örgüt lideri olduğu iddia edilen kişiye Hoca Efendi değil terörist başı denir.

       Şu an oligarşik danışman kadrosunun dışında Hoca Efendi’ye kaç tane Ak Partili vekil kötü bir söz söyleyebilir? Adana Ak Parti camiasına bakın. İlçe belediye başkanları, Milletvekilleri ve özellikle İslami camia ve cemaatleri çok iyi bilen Kültür ve turizm bakanı Ömer ÇELİK. Olan bitenden hicap duyduklarından olması gerek,  tek kelime etmiyorlar.

     Yeter sıkıldık bu mizansenden. Verdiğiniz zarar yetmiyor mu?

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.