Başbakanın Devlet BAHÇELİ’yi hedef alarak ifade ettiği evlilik ve çocuk sahibi olmaktan kaynaklı üstünlük vurgusu orta yerde duruyor. Vicdan sahibi hiç kimse o ifadelere sahip çıkamıyor.
Vicdan sahibi olmayanlar dahi beyanı sahiplenmediler. Korkudan duymamazlığa verdiler. Ak Parti içerisinde Devlet bey ile aynı şartlara haiz olanlara ise Allah yardım etsin. Bir tarafta ağır yaralanan onur ve gururları ,diğer tarafta ise ikbal beklentisi.
Beyanatın savunulacak hiçbir tarafı yok. Ne Dini ,ne tarihi ne Milli hiçbir meşruiyyet gerekçesi yok. Başbakanın yumrukladığı vasıflara haiz o kadar değerli şahsiyet var ki, liste yazsak bu makalenin boyutları yetişmez. Hem tarihten, hem günümüzden yüzlerce örnek verilebilir. MHP Adana eski Milletvekili Yılmaz TANKUT yaptığı basın açıklamasında ciddi bir liste yayınladı.
Kimler yok ki? Peygamberlerden Sahabe’ye, Evliyalardan Şehitlere, Milli kahramanlardan Büyük Devlet adamlarına geniş bir yelpaze. Yaşayan önemli şahsiyetler de cabası. Fethullah GÜLEN Hoca efendiyi örnek versek kabul olunmaz biliyorum.
Lakin Ak Parti’ye yakın medya tarafından Hoca efendi eleştirisinde kullanılan Milli Gazetenin çeyrek asırlık başyazarı Mehmet Şevket EYGİ’ye ne denecek? Başbakanın Ak Parti Büyük kongresinde iştiyakla ‘’ En Sevgili’’ isimli şiirini okuduğu Sezai KARAKOÇ’un yüzüne nasıl bakılacak? Ak Parti camiasın da çok sevilen Türk Edebiyatının büyük ismi Nuri PAKDİL bekar ve çocuksuz tüm gerçekliğiyle insanlara sevgi aşılamaya devam ediyor.
Başbakan bu noktaya nasıl geldi insanın aklı almıyor. Ailesine ve çocuklarına olan düşkünlüğü başkalarının en doğal haline hakaret etmeye kadar varınca aklıma değişik düşünceler geliyor. Yakın tarihimizin önemli şahsiyetlerine baktığımız zaman aile ve çocuk meselesinin negatif yansımaları net olarak gözüküyor.
Merhum Turgut ÖZAL çok büyük hizmetlere imza atarken , yegane zorluğu ailesi yüzünden yaşamıştı. DEMİREL yiğenleri ve kardeşleri yüzünden çok zor durumda kalmıştı. Osmanlı da insan vicdanının kabul edemeyeceği katletme hadiselerinin temelinde çocuklar(şehzadeler) meselesi yatmaktadır.
Asrı Saadette dahi bu sıkıntı mevcuttur. Çalkantılı bir dönem olan Hz Osman dönemi ,aile ve akrabaların vesile olduğu bir dönemdir.
2014 Türkiye’sinde yaşadığımız sıkıntının temelinde yine evlat meselesi vardır. Başbakan’ı kendi dinamiklerine dahi yabancılaştıran yegane mesele oğlu Bilal ERDOĞAN’dır. Fezlekede Bilal ERDOĞAN olmasaydı, Başbakan için Bakan görevden almanın hiçbir zorluğu yoktu.
Tüm bunların ışığında düşündüğüm zaman, keşke Başbakan da Bekar olsaydı diyorum. Tarihte ve günümüz de büyük dava adamlarının neden bekar kaldıklarını daha iyi anlıyorum. Milyarlarca dolar kayıp, huzursuzluklar, Devlet ve Millet olarak kayıplarımız evlat kaygısı nedeniyle değil mi?
Ataları dinlemek artık Devlet adamlarınca zaruri hale gelmiştir.
Bekarlık Sultanlıktır..